Beyin fonksiyonlarının devamlılığı için yeterli ve dengeli beslenme son derece önemli. Dönem dönem yaşanılan ruhsal hastalıklar kişilerin iştah mekanizmalarını olumsuz etkileyerek yanlış besin seçimlerine yönlendiriyor. Bu durum tat duyularında dengesizliklere neden olarak beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor olsa bile çözüm yine sağlıklı beslenmede.

HORMON DENGESİ

Kendini değersiz hissetme ve motivasyon eksikliği ile başlayan depresyon, beslenme düzeni ile güçlü bir ilişkili halinde olan ruhsal hastalıklar arasında. Serotonin, dopamin ve adrenalin hormonlarında meydana gelen dengesizlikler sonucu oluşan ruhsal bozukluklar erken tedavi edilmediği takdirde daha fazla artıyor. Kişide uyku isteğini artıran, iştah dengesizliklerine neden olan ve sirkadiyen ritmi bozan bu hormon bozuklukları beraberinde diğer hormon mekanizmalarında da dengesizlikler meydana getiriyor. Yapılan çalışmalar özellikle B vitamini, çinko ve omega-3 yağ asitleri içeren besinlerin bu üç hormonun dengesini sağlayarak depresyonun şiddetinin azalmasında etkili olduğunu gösteriyor. Kırmızı et, balık, az yağlı beyaz peynirler, ceviz, elma, bulgur ve kuru fasulye de bu besinler arasında bulunuyor.

TRİPTOFANDAN ZENGİN DİYET 

Günlük enerji, karbonhidrat ve protein dengesi depresyon tedavisinde dikkat edilmesi gereken ilk nokta oluyor. Bireyin ihtiyacından fazla enerji tüketmesi ve bu enerjinin yüzde 60’ından fazlasının karbonhidratlardan meydana gelmesi süreci daha olumsuz etkiliyor. Bu dönemlerde olabildiğince basit şekerlerden kaçınılmalı ve diyetin protein içeriğini özellikle triptofan kaynaklarından sağlamalı. Triptofandan zengin diyetler özellikle serotonin düzeyini ideal sınırlara getirerek kişinin yaşadığı halsizlik, huzursuzluk ve gerginlik halini en aza indiriyor. Triptofanın bilinen en iyi kaynakları ise; istiridye, kalamar, muz, ananas, erik, fındık, az yağlı süt, hindi, ıspanak, yumurta beyazı, kaju fıstığı, ceviz, badem, susam, kabak çekirdeği ve buğday olarak karşımıza çıkıyor.

ANTİOKSİDANLARIN ÖNEMLİ

Depresyon tedavisindeki ilk anahtar triptofanın yıkımını ve beyinde oksidatif stres oluşumunu önleyen antioksidanlar, mental hastalıkların tedavisinde de son derece önemli. Brain food (beyin besinleri) olarak da adlandırılan bu besinler dokulardada meydana gelebilcek hasarlardan beyni koruyarak; serotonin, adrenalin ve noradrenalin sentezini destekliyor. Tam tahıl besinlerde ve tarçın gibi ağaç kabuklarında çok daha etkili bulunan bu antioksidanlar, diyetin içeriğini zenginleştirerek süreci kontrol altına alıyor. Tüm bu önerilerin yanı sıra depresyonla karşı karşıya kalan kişierin su tüketimi ve fiziksel aktiviteye dikkat etmesi, olabildiğince kolesterolü az besinler tercih etmesi ve mevcut vitamin eksikliklerinin gidermesi de son derece önemli.