İzmir'imize final maçı verdiler. Çok da iyi oldu. Yine tartışmalar, çirkin olaylar yaşansa da olacak o kadar diyemesek de bu kadarla ucuz kurtulduk diyelim. Fenerbahçe - Başakşehir Ziraat Kupası final...
İzmir'imize final maçı verdiler. Çok da iyi oldu. Yine tartışmalar, çirkin olaylar yaşansa da olacak o kadar diyemesek de bu kadarla ucuz kurtulduk diyelim. Fenerbahçe - Başakşehir Ziraat Kupası final maçı, 61.'si oynandı Fenerbahçe 7.kez kazandı. 8'de 1, yani %12.5 oranında kupa kaldırma. Ligde şampiyon olamadı, 'Şampiyon olmasan da Galatasaray'ı yen, yeter' prensibi de bu sezon yaşanmadı. BJK de ikinciliği elleriyle verdi. Şimdi FB, başarılı mı yoksa başarısız mı ? Süper Kupa'da GS'ye yenerse, başarılı sayılacak sanırım. Arda Güler mükemmel oyuncu, şansı bahtı açık olsun. İptal edilen golde, kaleciye faul yok. Biraz daha erken davransa, penaltı bile verilir. Top ağlarda ki, Mete'nin maçına benzeyecekti. Zaten Atilla'ya moral için bu maçı verdiler. Anlayamadığım nokta da şu; İzmir'e maç verdiniz teşekkürler de. Hakemler de İzmir'den olsaydı ya İzmir derbilerine İzmir hakemlerini verme. İzmir'deki final maçını İzmir hakemlerine verme. Oh ne de güzel, hakkaniyetli atamalar. MHK de İstanbul ağırlığı, önceliği olduğu için İzmir'e vermezler zaten. Pardon İzmir'den sadece bir hakem vardı. O da yılların klas yardımcı hakemi Cevdet Kömürcüoğlu, kıdemli taraftaydı. Çok da güzel pozisyonlar oynattı, ofsaytları iyi süzdü. Teşekkürler Cevdet kardeşim, İzmir'i çok iyi temsil ettin. Hakem şansın, bahtın açık olsun.
DÖRT KÖŞE, ÇOK TEHLİKELİ
Her yazımızda kural önerisi yapıyoruz. Daha iyi oynansın diye. 'Kaleci degajında, aut atışında topa yükselme yasaklansın, yere inince oyun devam etsin' diye yazdık. İyi fikir diyenler oldu. Maksat şu, kafa, noyun, alın, ense, burun zarar görmesin. Kırmızı kartlar da bundan çıkıyor. Yeni önerim de şu; Köşe gönderinin dibinde top saklayarak, vakit geçirmeye çalışma yasaklansın. Sinirler geriliyor. Tekme, dirsek, itiş, kakış, tribünlerden pet şişe yağıyor. Çok güzel maç oynansa da hiç yakışmıyor. Play-Off finalinde Bodrumsporlu Süleyman Özdamar da yok yere bu yüzden atıldı sahadan. Gaza geldi, yapan da tahrik için bir de takımı önde iken yapıyor. Attırdı resmen. Maçı kazanmasına katkısı oldu mu, olmuştur. Sırtını dönüyor sahaya, ahaliye, top önünde. Haram değil mi, etik değil, sportif değil. Emek hırsızlığı yapmaktır bu da. En iyisi basketboldaki gibi rakip yanına yaklaşamasın 5 saniye orada kalanın aleyhine ESV verilsin. Önünü nizami şekilde kapayın yeter, o orada 5 saniye hapsolsun.. Zaten gol de atamaz. Atmaya niyeti yok ki. Tek amaç zamandan çalmak, başarılı olamasınlar. Centilmenliğe aykırı.
YİĞİT İLE TEOMAN'DAN 8 SAAT 650 KM.
Çocukların her isteğini, istediğini yapın anlamı çıkarmayalım. Benim de çocuğum var, sevindirmek, mutlu etmek maksat, lütfen. Bodrum'dan Akhisar'a en kestirme, kısa yol 325 kilometre, normal süre 3 saat 57 dakika, Söke Yolu D525 üzerinden. Git gel 650 kilometre, 8 saatlik yolculuk. İki minik Bodrumlu, Bodrum'da yaşayan evladımız. Minnacık da olsa destek vermek, final heyecanını yaşamak için, hem de yaşları kadar. 9 yıldır muhteşem bir tablo çizen Bodrumpor için. Yiğit Kara, arkadaşı kankası Teoman Özkan ile baba Çağatay Özkan, yollara düştü renk aşkıyla. Pınar'ın babası Şakir Kara gidemedi ama oğluna yol verdi, kırmadı. Sonuçta Bodrumspor çıkamadı, üzüldüler ama olsun bunu göze aldılar, spor bu. Yenmek de var kaybetmek de erkenden gördüler. Sizleri minik yüreğinizden öpüyorum Teoman ile Yiğit. Fotoğrafı isteğini de kırmayan genç ama emektar futbolcu Samet Yalçın'a da ayrıca teşekkür ediyorum. Neredeyse her yıl şampiyonluk yaşasa da minik Bodrumluları kırmadığı için çocuk kalbini asla kırmamak gerek. Biz de çocuk olduk. Ben de çocuktum yıllar önce hem de haber için fotoğraf isteğimi kırmayan efsanelerim FB'li Alpaslan Eratlı ile TS'li Ali Kemal Denizci, Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun GS'li Çilli Mehmet'e Mehmet Özgül ile BJK'li Bora Öztürk ağabeylerime minnettarım. Kırmadılar beni. Güler yüzleriyle sarılarak poz verdiler. Kasıntılık, havalı sert bakış, başka yere de bakmadan. Aralarına aldılar beni, 5 kişi fotoğraf çekilmiştik. Çok da güzel haber olmuştu. Hiç hava civa yapmadılar. Dia idi sonra da gazetede yok ettiler. Keşke kağıda bastırsaymışım, pişmanım.
EVREN AYAZ BJK İLE CR HAYRANI
Çocuk kalbi çocuk aklı ama çocuk haklı da. Çocuk yaşta desem olur, maça çıktığım desteğini gördüğüm canım hocam Ergin Utkutuğ. Milli hakem, torunu Evren Ayaz için özel davetiye bastırdılar. Kırmadılar, hatırını. Beşiktaş ve Cristiano Ronaldo hayranıdır Evren Ayaz Utkutuğ. Karakartal şampiyon olamadığı halde, sünnet davetiyesini böyle istedi. Büyükleri de kabul etti. Sürpriz yapacaktım, olmadı gidemedim Çiğli Elit Düğün Salonu'ndaki coşkuya katılamadım. Anne- baba Gülşah - Evren Utkutuğ, anneanne-dedesi Oya - Bülent Yılmaz Çetingöz, babaanne - dede Gülçin - Ergin Utkutuğ çiftlerini tebrik eder, Evren Ayaz'a Karakartal'ıyla birlikte ömür boy başarı ve huzur diliyorum.