"En çok kiminle beraber oluyorsunuz?" diye sorsam, ne yanıt verirdiniz? Ben "Eşim" derdim. Sonra da arkadaşlarımın adını sayardım. Ama düşündüm ki aslında bu yanıt doğru değil. Çünkü en çok kendimle beraber oluyorum.

Siz en çok kiminle berabersiniz?

Peki, bu kadar yoğun beraber olduğum ben, ‘ben’i tanıyor muyum? Ya da ne kadar tanıyorum? Bu soruya birlikte yanıt verelim ne dersiniz?
Doğru yanıtı bulabilmek için kendimize doğru zamanda doğru soruyu sormamız gerekir. Doğru zaman ne zamandır? Bu bizim biyolojik saatimize göre değişir. Kimimiz için zihnimizin en berrak olduğu zamansabah saatleridir, kimimiz için ise yatmadan öncedir. Doğru zaman kendinizi merak ettiğiniz, kendinize dürüst, tutarlı olduğunuz anlardır.

Zamana karar verdiyseniz eğer doğru sorulara geçelim. Doğru soru nedir? Kim olduğumuzu, nasıl hissettiğimizi ve ilişkilerimizi bize gösteren, anlamamıza yardımcı olan, öz farkındalığımızı artıran sorulardır:

1. Yaşamda beni gerçekten ayakta tutan nedir?
2. Hangi ilkelerimden hiçbir şart altında vazgeçmem?
3. En gurur duyduğum özelliğim nedir?
4. En çok utandığım yanım hangi yanımdır?
5. Başkaları beni nasıl tanımlıyor, ben kendimi nasıl tanımlıyorum?
6. Küçükken olmak istediğim kişiyle şimdiki ben arasında ne kadar benzerlik var?
7. Hangi durumlarda kendimi en canlı hissediyorum?
8. Neye kızıyorum? Bu kızgınlığımın altında ne var?
9. Korkularımın arkasında hangi ihtiyaçlarım gizli?
10. En son ne zaman gerçekten umutlu hissettim?
11. Hangi insanların yanında kendimi rahat hissediyorum?
12. İnsanlardan ne bekliyorum? Onlar benden ne bekliyor?

Doğru soruları yanıtladıktan sonra belki de en kritik nokta yanıtlarımızı yargılamaktır: "Neden böyleyim", "Ne kadar yanlış” Bunu yapmayın, kendinize şefkat gösterin. Kendinize kızmayı bırakın, yanıtlarınızı olduğu gibi kabul edin ve "Bu davranışım bana nasıl hizmet etti?" sorusunu sorun. Göreceksiniz bu davranış geçmişte size hizmet ettiyse de ama artık sizin stres kaynağınız olabilir.

Bu yolculuk kolay değil, zaman zaman rahatsız edici olabilir. "Aslında böyle değilim" bile diyebilirsiniz. Bu da çok normal bir tepki. Çünkü öz farkındalık bazen gerçeklerle yüzleşmek demek.

Belki de yıllardır “Sabırlı biriyim” diye düşünürken aslında sadece çatışmadan kaçındığınızı fark edersiniz. Ya da “Başkalarını düşünen biriyim” derken bunun arkasında onaylanma ihtiyacınızın yattığını görebilirsiniz.

Tam bu noktadasakın geri adım atmayın, “Keşke bu soruları hiç sormasaydım” demeyin. Çünkü bilmek bazen bilmemekten daha zor gelir. Oysa değişim, büyümek böyle başlar. Tabii, eğer gerçekten değişim istiyorsanız.

Son soru: “Ben kimim?" Kendinize yazılı olarak verdiğiniz tüm yanıtları dikkatlice okuyun, hatta altını çizin, düşünün, gözlemleyin... İşte kim olduğunuzu göreceksiniz.

En çok beraber olduğunuz kişiyle- yani kendinizle- dost olmak, hayatın en değerli hediyelerinden biri. Bu dostluk kurulmadan diğer tüm ilişkileriniz eksik kalabilir.
Yolculuğunuza çıkarken size birkaç önerim daha olacak: Mükemmel olmaya çalışmayın. Sadece meraklı olun. Her gün kendinizle ilgili küçük bir keşif bile büyük bir kazançtır. Çünkü kendi hikayenizin yazarı sizsiniz. Ve iyi bir hikaye yazabilmek için, önce kendinizi tanımanız gerekir.