İkili ilişkilerde en sık karşılaştığım cümlelerden biri şudur: “Ben sadece hakkımı arıyorum.”

Oysa terapi odasında biraz derine indiğimizde çoğu zaman şunu görürüz: Aranan şey her zaman adalet değildir; bazen haklı çıkma ihtiyacıdır. Ve bu ikisi birbirine karıştırıldığında, ilişki sessizce yara almaya başlar. Adalet, bir ilişkide kimin daha güçlü olduğu ya da kimin daha zeki argüman kurduğu ile ilgili değildir. Adalet, iki tarafın da kendini değerli, görülmüş ve önemsenmiş hissetmesiyle ilgilidir. Eğer bir tartışmanın sonunda biri “kazanan”, diğeri “kaybeden” oluyorsa; orada adalet değil güç savaşı vardır. Özellikle evliliklerde ve uzun süreli ilişkilerde çiftler zamanla bir muhasebe defteri tutmaya başlar: “Ben bunu yaptım, sen şunu yapmadın.” “Geçen hafta senin ailene gittik, bu hafta benimkine gitmeliydik.” “Ben daha çok yoruluyorum.” Bu hesap tutma hali aslında içten içe hissedilen bir adaletsizliğin göstergesidir. Çünkü adaletin olduğu yerde sürekli hatırlatma ihtiyacı doğmaz.

ADALET EŞİTLİK DEĞİLDİR

Her şeyin yarı yarıya bölüşülmesi de değildir. Bazen bir taraf daha yoğun bir dönemden geçer ve diğer taraf daha fazla sorumluluk alır. Bazen biri daha kırılgandır ve diğeri daha kapsayıcı olur. Adalet burada esneklik demektir. Hakkaniyet demektir. “Şu an senin ihtiyacın daha fazla, ben buradayım” diyebilmektir. Ama bu esneklik kalıcı bir dengesizliğe dönüşüyorsa, işte orada sorun başlar. Bir de haklı çıkma arzusu vardır. Eğer bir tartışmada tek hedefiniz eşinizi mat etmekse, onun sustuğunu görmekse, son sözü söylemekse; o an kazandığınızı düşünebilirsiniz. Fakat eşiniz o tartışmadan haksızlığa uğramış olduğunu hissederek çıkıyorsa, ilişkinizin temeline bir çatlak atmış olursunuz. Çünkü adalet duygusu zedelenen kişi zamanla ya içine kapanır ya da pasif bir öfke geliştirmeye başlar. Adalet duygusu insanın en temel psikolojik ihtiyaçlarından biridir. Çocuklukta ebeveynler arasında hissedilen adaletsizlik, kardeşler arası kıyaslanma, görülmeme duygusu; yetişkinlikte partner ilişkisine taşınır. Bu nedenle bazen eşinizle yaşadığınız tartışma sadece bugüne ait değildir. Geçmişten gelen “Ben yine mi haksızım?” yarası tetiklenmiştir. Çift terapilerinde sıkça gördüğüm şey şudur: Tartışmanın konusu küçük olabilir ama his büyük ve eskidir. İlişkide adaleti korumanın yolu önce kendinize şu soruyu sormaktan geçer: “Ben şu an haklı mı olmak istiyorum, yoksa ilişkiyi korumak mı?” Bu iki hedef her zaman aynı yere çıkmaz. Haklı olmak egoyu besler; adalet ise bağı güçlendirir. Adalet, karar süreçlerinde de kendini gösterir. Hayatla ilgili önemli konularda – taşınma, çocuk, maddi yatırımlar, sosyal çevre – bir tarafın sürekli belirleyici olduğu ilişkilerde diğer taraf zamanla görünmezleşir. “Nasıl olsa o karar verir” cümlesi ilk bakışta rahatlatıcı gibi görünse de, uzun vadede değersizlik duygusu üretir. Oysa sağlıklı ilişkide kararlar konuşularak, ortak akılla ve karşılıklı rıza ile alınır. Bir başka önemli alan da duygusal yük paylaşımıdır. Ev işlerini paylaşmak kadar, duyguları paylaşmak da adaletin parçasıdır. Sürekli güçlü olmak zorunda kalan, hep anlayan, hep alttan alan taraf olmak adil değildir. İlişki iki yetişkin arasında kurulur; biri ebeveyn, diğeri çocuk rolüne girdiğinde denge bozulur. Şunu unutmamak gerekir: Adalet gözetilen ilişkiler doyurucu olur. Çünkü kişi kendini sadece sevilen değil, aynı zamanda saygı duyulan biri olarak hisseder. Saygı ise sevginin sürdürülebilir halidir. Eğer eşiniz bir tartışma sonrasında haksızlığa uğramış olduğunu hissediyorsa, bu sizin kazandığınız anlamına gelmez. Bu, ilişkinizin başına büyüyen bir sorun aldığınız anlamına gelir. Çünkü adalet duygusu kırılan bir insan, bir süre sonra sevgisini geri çeker ya da savunmaya geçer. Dolayısıyla her zaman için şu dengeyi hatırlamak gerekir: İlişkide amaç üstünlük değil, bütünlüktür. Adalet de bu bütünlüğün sigortasıdır. Bazen bir adım geri atmak, bazen özür dilemek, bazen de “Seni anlıyorum” demek en büyük hakkaniyet göstergesidir. Haklı çıkmanın geçici tatmini yerine, adil olmanın kalıcı huzurunu seçmek… İşte uzun ömürlü ilişkilerin sırrı tam da burada saklıdır.