HAYRİ HİÇLER; Slogan şöyle, 'Hayri Hiçler, hayırlı işler'. O zaman böyle. Şahsıma söylenen de var, burada yazmayayım gereksiz, yersiz. Özünde istek, gayret, yetenek ayrı. Olmazsa olmazımız. Bu alemde hiç kimse tek başına bir yere gelemez. Torpilden, itileme değil. Eğer amaç düşünmekse, öğrenmekse. Çevir çevir oku. Hepsinin üzerimde emeği çoktur. Öğrettiler, ufkumu genişlettiler. Okumak işte bundan harika. Bugüne kadar etkisi, güncelliği halen daha sürüyor. İslam Çupi, Kahraman Bapçum, Kemal Belgin, Güven Taner, Arman Talay, Öcal Uluç, Hıncal Uluç, Rauf Tamer, Necmi Tanyolaç, Necati Bilgiç, Necati Doğru, Abdülkadir Yücelman, Necati Karakaya, Oktay Akbal, İlhan Selçuk, Nezih Demirkent, Ahmet Gümüşçü, Ahmet Çakır, Atılay Kayaoğlu, Bedri Koraman, Celal Demirbilek, Kazım Kanat, İsmet Tongo, Togay Bayatlı, Şevket Özçelik, Gürkan Ertaç, Nejat Kasapoğlu, Lebib Timor, Can Beyazkartal, Mehmet Ölçer, Hüseyin Yangır, Sökmen Talay, Ünal Tümin ve sığmaz taşar onlarca isim veee Hayri Hiçler. Beş sayfa ayırsan, yetmez. Hepsinin yazılarını, haberlerini okudum, çektikleri fotoğraflarla, çizdiği karikatürlerle büyüdüm. Konuştuğu gibi yazar, yazdığı gibi de konuşurdu. Esprili insan evladıydı. Yazdıklarını oku, beş adet yazı çıkartırsın. Son dönemlerinde ekranların yüzü oldu. O kadar ödül verdiler ki, sayısını bilemem. Futbol oyun kurallarını çok iyi bilir ve de yorumlardı. Tam da VAR hakemi olacak kişi idi, anlayana. Dümdüz, adam kayırmadan, neyse o. Yazdıkları okuduklarım ışık oldu. MEHMET İZZET ÖZALP; Şimdi diyorlar ya, 'Yabancı hakem gelsin'. Çünkü bizimkileri bitirdiler, elde kalanlarımız bunlar. En iyileri, zirve yapanlar yani. Peki niye böyle oldu, bu hale geldi. Sen kalk torpil oluyor diye. Aslında babalarına gıcık oldukları için. Baba-oğul hakem olgusunu bitir. Hepsi aynı olamaz ki. Herkese aynı muamele yap. Bu eşitlik de değil, adalet de. Nice cevherler kayboldu gitti. Meydan 'mankenlere' kaldı. Yetmedi asker kökenli hakemleri, gözlemcileri bitirdiniz, yok ettiniz. Neymiş rütbenin itibarı gitmiş. Boy, tip, yabancı dil, diploma filanla olmuyor bu işler. Hoş asker hakemlerin yabancı dili de vardı. Mehmet İzzet Özalp hocam da bu yasaklardan nasibini alanlardan. Frenlediler. O kadar kaliteli, karakterli, düzgün bir insandı ki. Meydan boş kaldı, önce gözlemciler bozuldu. TEMAD Balıkesir'de yönetici oldu, astsubaydı. Küstürdüler, üzdüler, hakem camiasını mahvedenler. Her şeye rağmen çok yetenekli hakemler yetiştirdi, buldu, çıkardı. Onlar da bitti. Hakem camiasında Balıkesir hakemliğinin bir ayrıcalığı, üstünlüğü, haklı gururu vardır. Sayesinde.



KIBRIS, ES-ES, KÖY HİZMETLERİ...
ÖMÜR OLGUNDEMİR; Savaş muhabiri dediğin, 'sert bakışlı, her an girişecek, iri yarı, erkek' olur, sanıyorsunuz. Değil mi ?. Yok öyle değil işte. Tamamıyla yanılsama. Tıpkı hakemler gibi, sanki gökten zembille iniyorlar. Hiç hata yapmazlar, öyle mi ? Değil işte. Dünya tatlısı Ömür ablam ve savaş, yan yana. Gazetecilik bu işte. Soyadı gibi çok olgun, aydın bir kadın. Filmde 'Şafak be Şafak' diye olsa da 'Ayşe tatile çıksın' parolasıyla başlayan 1974'deki Kıbrıs Barış Harekatı'nın ilk ve de tek kadın savaş muhabiri. İsmen davet edilen 8 isimden biri. Barış muhabirliği olsa tam da O'na yakışır. Kibar, hanımefendi, sakin, mülayim bir gazeteciydi. Türkoloji son sınıfta, Dünya'da gazeteciliğe başladı. Şairdir, dergilere yazdı. Foto muhabiri Erol abimle evlendi, bu satırların yazanı henüz iki yaşında iken. THA'da 10 yıl çalıştı. Üst kademe yönetimdeki her yere baktı, parlamento büro şefi oldu. TRT İzmir'e geldi Tariş'te idi, basın müşaviri. Gazetecinin emeklisi olmaz ama. Harekât, hareket, siyaset, haber atlatma kaygısı derken çok yıprandı. 94'de emekli oldu, elini ayağını çekti. Desem de her merak etti, takip etti. Aktif, ön planda görünmese de. FETHİ HEPER; Ruhi Yavuz, İsmail Arca, Taşkın Yılmaz, Muzaffer Çil, Nihat Atacan, Kamuran Yavuz, İlhan Çolak, Necdet Yıldırım, Fethi Heper, Canan Açıkgöz, Ender Konca. Es-Es'in 11'i, 1967-68 sezonu. 9 numara giyerdi, müzede. A Milli takımımızın formasını da giydi, TFF yönetiminde görev yaptı, gol kralı oldu, profesör oldu. Hayat arkadaşı Melek ablam çok üzgündü. Kızı Dalya Heper Ertürk, 1 numara Taşkın Yılmaz, konuştu. Gözyaşlarını tutamadı. 10 sezon kalesini korudu Eskişehirspor'un Taşkın hocam. İzmir İHK'de görev yaptı, adil bir insandır. Kaptanı, yoldaşı Fethi Heper için İzmir'den Eskişehir'e gitti. Son görev için soğuk Eskişehir gününde. Kader birliği yapmışlardı. Karda ayazda. Taşkın Yılmaz eczacı. Fakülteyle sporu gayet iyi sürdürdü. 16 yaşında ilk kez Milli formayı giydi Fethi kaptanım. İki kez gol kralı oldu, iki de kitap yazdı. Maliye alanında profesör ünvanı aldı. Göğüsle topları önüne indirmesi nedeniyle 'Demir gömlek' lakabı verildi. İSMAİL DEMİR; Şemikler Lisesi futbol takımı Dünya 2.'si, Türkiye 1.'si olmuştu. O kadronun yıldızlarından. Tam da yazımı toparlıyordum. Zira spor müdürüm Caner Tok kardeşim yazımı bekliyor. Öyle kalakaldım, acı haber geldi. Araya girmesem de olmaz. İzmirspor ve Köy Hizmetleri'nde forma giyen, aynı yaşta olduğum İsmail kardeşimin vefat ettiği haberini, golcü Bekir Korkmaz kaptanım iletti. Hem de Osmaniye'den. Çağın illet hastalığına yakalandı. Maçlarına da çıktım, harika sol ayaktı. Efendi, sakindi Rıdvan Dilmen stili vardı. Hayat böyle bir şey işte. Gelecek haftalara bırakılmayacak kadar kısa. Hiçbir şeyi ertelememek gerek. 5 iyi ve güzel insana şimdilik veda, adı geçen geçen daha nicelerine. Fiziken aramızdan ayrılan, başka bir boyuta uğurladıklarımıza rahmetle, şükranla. Nefes alanlarımıza, sağlıklı huzurlu ömür diliyorum, hoşça kalın.