Dün gece ikinci bölümünü izlediğim “Kral Kaybederse” adlı dizi, gerek senaryosu gerekse dizide oynayan oyuncuların çıkardığı müthiş oyunculuk performansıyla beni etkileyen dizilerden biri oldu diyebilirim. Dizi ülkemizde ünlü psikiyatr Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitabından uyarlanmış. 

Bu dizide ilgilimi çeken şey, konu olarak ilişki bağımlılığına işlemiş olması.  Dizinin ana karakterlerinden olan Handan ve narsist davranış örüntüleri sergileyen eşi Kenan ile olan ilişki örüntüsü tam da ilişki bağımlılığına iyi bir örnek niteliğindedir. Handan, eşini seven, kendini eşini memnun etmeye adamış, ilişkide kendi istek ve ihtiyaçlarını eşine dile getirmekten çekinen bir kadın olmasına rağmen eşi Kenan ise çevresinde kadın erkek herkesin hayranlığını kazanmış karizmatik ve başarılı bir iş adamıdır. Kenan karakterinin, öne çıkan yönü, kadınlar konusundaki dürtüsel davranışları… İlgisini çeken her kadını kolaylıkla etkileyen Kenan, etkilediği kadınları kendine adeta köle yapmaktadır. Tam da ilişki bağımlılığında olduğu gibi… 

İlişkide bağımlı olduğunuzun en önemli göstergesi, kişinin kendi ihtiyaçlarını bir kenara bırakıp sadece partnerinin ihtiyaçlarına odaklı yaşamasıdır. Bu dizide de gördüğümüz gibi Handan, mutsuz, huzursuz ve eşinin arzusunu üstünde hissetmediği için hüzünlü olmasına rağmen hala eşinin ihtiyaçlarını titizlikle karşılamaya devam etmektedir. Kendini o kadar çaresiz hissediyor ki huzursuz olduğu konuları bile konuşmaktan korkuyor, tek hedefi o ilişki içinde yer tutmak. Eşinin manipülasyonlarına kolaylıkla inanıyor çünkü kendinden o kadar uzaklaşmış ki öz saygı, öz değer ve öz sevgiye çok ihtiyacı var. 

TUTARSIZ AŞK

Bağımlılık duyduğunuz ilişkilerde aşk çok tutarsız yaşanır. Partnerinizin sevgi ve güveninde bir sorun olduğunu bilirsiniz ama o ilişkiden çıkacak gücü kendinizde bulamazsınız. Hissettiğiniz acıyı azaltacak bir doz ilgi size devam etmeniz için yeterli hale gelir. O kişiye hissettiğiniz duyguları o kadar özel ve eşsiz olduğunu düşünürsünüz ki o kişiden ayrılınca bir daha o hisleri hiç kimseye hissedemeyeceğinizi düşünürsünüz. Bu duygu o kişiden ayrılmanızı daha da zorlaştırır. Dizide de Handan, sürekli eşinin ihtiyaçlarını izlemektedir, adeta onun için vardır. En yakın arkadaşı Özlem ile konuştuğu konularda eşi üzerine hissettiği yoğun kaygılardır. Eşi ile ilgili hissettiği şüpheyi neredeyse doğrulamış olmasına rağmen eşine net tepki veremez. En ufak bir ilgisinde geri adım atar ve döngü kendini tekrarlar.  Dizinin ikinci bölümünün sonunda Özlem’e söylediği gibi “ sanma ki farklısın, sanma ki teksin, sanma ki başkasın, sen tek değilsin, bir sonrakinden bir öncekisin sadece…” 

İşte narsist ve bağımlının ilişki dansı tıpkı bu cümlede olduğu gibidir. Bağımlı olan kişi kendisi ile gerçek bir yüzleşme gerçekleşmediği sürece döngü kendini tekrar edip duracaktır.