Yetişkin bireyin çocukluk döneminde yaşadığı travma etkisi yaratan bir olayı çaresizlik duygusu ile içselleştirmesi kişide duygusal iç çatışmalar yaşamasına neden olur. Kişinin yaşadığı olumsuz deneyimin üzerinde yarattığı duygusal etkilerle ilgili sorumluluk almayıp yapabileceği her şeyi reddetmesi ve sürekli çevresindeki kişileri suçlamasına kurban rolüne girmesi denir. Kişinin sorumluluktan kaçıp sürekli kurban rolünü sürdürmesi o kişinin bir süre sonra savunma mekanizması haline gelir. 
Kişinin kurban zihniyetini taşıdığına dair sinyaller nelerdir: 
Başına gelen olayların nedenini kendisinin dışında aramak, yaşadığı olaydan ötürü başkalarını suçlamak. 
Kendi eylem ve tercihlerinin sorumluluğunu almamak. 
Kendini güçsüz hissetmek. 
Sürekli başkalarından onay ve ilgi beklemek. 
Yaşadığı olayların sadece olumsuz yanlarını görüp olumlu yanlarını göz ardı etmek. 
Koşullar ne olursa olsun kişinin kendisini mağdur olarak görmesi. 
Kişinin alması gereken sorumluluklar için sürekli bahaneler üretmesi.
Kurban rolünün verdiği rahatlık hissinin verdiği konfor alanından çıkmak istememek, kişisel gelişime karşı dirençli olmak. 
Başkalarına karşı kin ve nefret duyguları beslemek. 
Sürekli karamsar bir yaşam algısı taşımak. 
Sorumsuzca davranışlara devam etmek. 

Kurban zihniyetine sahip kişiler ilişkilerinde şu şekilde davranır: 
Karşı karşıya kaldıkları sorunlar karşısında sürekli partnerini suçlama eğiliminde olup kendi davranışları ile ilgili sorumluluk almazlar.
Yaşadıkları en ufak bir hayal kırıklığında iğneleyici bir dil kullanarak karşılarındaki kişiye öfke ile saldırırlar. 
Kendi ilişki ihtiyaçlarını partnerinin anlamasını bekleyip çözüm için onlardan adım beklerler. 
Partnerinin sempatisini kazanmak için duygusal manipülasyona fazlası ile başvururlar. 
Kurban olma zihniyetinin yarattığı savunma nedeniyle partneri ile sık sık çatışma yaşarlar. 
Suçlama ve kendine acıma odaklı bir iletişim dili kullanırlar. 
Değişime ve gelişime karşı direnç gösterirler. 

Kurban rolünden çıkmanın temelinde altta yatan nedenleri anlayıp hayata karşı daha güçlü durmak vardır. Kişi, kendi davranışları ile ilgili iç görü geliştirip  davranışlarının sonuçları hakkında sorumluluk alırsa daha doyumlu ve daha etkili bir yaşam sürdürebilmesi mümkündür. 

Sevgilerle…