Hicran Aslan, uzu bir süredir hazırlığını yaptığı kadın şairler seçkisini tamamladı. Türkiye’nin her yanından kadın şairler bir şiirini seçti. Aslan, yayıncı Lokman Kurucu’yla yaptıkları sohbetlerin sonucunda bu fikrin ortaya çıktığını ifade ederek, “Okuduğum, dikkatimi çeken, şiirle ifade için çok çabalayan arkadaşlarımı bir arada okuyabileceğim bir kitap fikri güzeldi. Gerisini ben getirdim zaten. Fotoğrafsız, özgeçmiş olmaksızın sadece şiirin konuştuğu ve şiirinde bir kadına bakılan bir kitap çok güzel oldu” dedi.

- Sevgili Hicran, Şair Kadınlar Şiir Seçkisi’ni hazırlama fikri sende nasıl oluştu?

Aslında seçki fikrinin sahibi ben değilim. Lokman Kurucu. Bu çalışma, onunla birçok sohbetimizde konu olmuştu. Ne yapılabilir diye… Ben genel olarak kadın üretimleri okumayı, (bunu sadece yazı şiir okumak değil hayatın her alanında her haliyle) çok severim. Yıllardır birçok şair kadın arkadaşımın kitaplarını okurum. Birçoğunun üzerine inceleme-tanıtım yazıları yazdım. Birçoğunun üzerine desenlerimle çizgi yorumlar yaptım. Ve bunları sergiledim bazı platformlarda. Kısacası beni tanısın tanımasın kadınları sadece sosyal medya sahasında ya da yaptıkları sosyal yatırımlarla değil ürettikleri işlerle tanımayı severim. Neredeyse günümüzde yazan şairlerinin tamamının en azında bir iki şiirini okumuşumdur. Ve yoğunluğumdan dolayı hiç kimseyle sohbet etme olanağım olmuyor. En çok konuştuğum kişilerden bir Lokman. O benim bu alanda ne çok okuma yaptığımı bilir bunların sohbetini yaparız. Bu konuda daha ne yapabilirim diye çok konuşmuşuzdur. Lokman seçkiden bahsedince fikir hoşuma gitti. Okuduğum, dikkatimi çeken, şiirle ifade için çok çabalayan arkadaşlarımı bir arada okuyabileceğim bir kitap fikri güzeldi. Gerisini ben getirdim zaten. Fotoğrafsız, özgeçmiş olmaksızın sadece şiirin konuştuğu ve şiirinde bir kadına bakılan bir kitap çok güzel oldu.

ŞİİRDEN ŞAİRE BAKMAK

- Kısa önsözde görselliğe batmış bir dünyadan söz ediyorsun. Şiir, özellikle kadın şiiri sözün gücünü bu çağda ne kadar hissettirebiliyor?

Kadını ölçüsüzce davranma ihtimali olan bir uzuv gibi algılayan sistemin yarattığı imajın hakimiyeti altındayız. Ona yakıştırılan imajın görünmez niteliği, karanlığı, dominantın armonisi hayatı kuşatmış durumda. Kadınlar her şeyi sineye çeken, taşlaşmış gözlemciler değil; görünen ve görünmeyen çok yönlü şiddeti, dile gelmeyeni, ağzı soğuyanı, söze dönüşmeyeni sorunsallaştırıp, gözün ve aklın ayarlarını değiştirerek yeniden dolaşıma sokabilir. Sahneyi yeniden kurup sanatın bütün yaratıcı kodlarını sahaya taşıyabilir.

Şiirin sözünü duyurması da bahsettiğim diğer şeyler gibi zor. Doğrusu bunun zorluğu zaten bu fikri hayata geçirmeye itti bizi. Şair ismiyle fotoğraflardan etkinliklerden tanıdığımız birçok insan var. Ama kendi aramızdaki sohbetlerde bile şiirlerini okumadım hiç cümlesi çok geçer. Ben şiirinden bir şaire bakmayı severim. Şiiri bende merak uyandırır ve hayatını öğrenme merakı yaratır bende. Ki şiirinden tanıştığım çok şair kadın var bu seçkide. Yaşam pratikleri de çok zorlu ve çok değerli olan. Görsel bolluğun ışığın içinde körleşmiş yanlarımızın ötesinde duymak dokunmak çok kıymetli. Elbette her alanda olduğu gibi şiirde de bir çokluk ve bilgi kirliliği var. Bu konuda üzerimize çok şey düşüyor. Şiir her koşulda ve çağda kanatlanmayı bilmiştir. Çünkü sanat estetik bir dövüş aracıdır.

SEÇKİ NASIL OLUŞTU?

- Farklı şehirlerde yaşayan ve Türkçe şiir yazan kadınları bu seçkide bir araya getirmişsin. Çağcıl bir antoloji. Peki bu kadar kitabı ve şairi inceleme süreci nasıldı? Seçki için nelere dikkat ettin?

Az önce de kısmen belirttiğim gibi yıllardır bu konuda ciddi okumalarım var. Şair arkadaşlarım birini önerdiğinde hemen alır okurum. Kimleri okuduklarını sorarım. Bu seçkiye ilk karar verdiğimde de okuyuculuğuna çok güvendiğim arkadaşlardan isim önerileri aldım. Okumadıklarımı okudum. Kitabına ulaşamadıklarımın kitaptan şiir fotoğraflarını aldım. Henüz kitabı olmayan ama şiirlerini bildiğim arkadaşlarımda var içinde. Seçkide dikkat ettiğim en önemli şey şairlerinin şiirden bakan bir pratikten yola çıkarak hayatlarını yaşamaları oldu. Elbette olmasını istediğim ama yer almak istemeyenler de oldu. Bazı sağlık sorunları ve farklı gerekçelerle yer alamayanlar da. Hepsiyle tek tek diyalog kurmak çok kıymetli oldu benim için.

DİLE VE ŞİİRE YANSIYANLAR

-Seçkide yer alan bazı şairlerle ben de daha önce söyleştim. Doğrusu Adana’daki arkadaşların şiir korosu oluşturmaları beni de heyecanlandırmıştı. Sen seçkide yer alan şairlerin var olma ve üretme gayreti üzerine ne söylemek istersin?

Doğrusu benim hedefim zaten kadın olarak hepimizin yaşadığı bütün zorlukların dilde ve şiirde neleri değiştirdiğiydi. Bu çalışma çok meşakkatliydi gerçekten. Herkesin kendi seçtiği şiirle yer almasını özellikle istedim. Ben farklı şehirlerde farklı yaşam pratikleri içinde de olsa kadının yaşadığı her türlü zorluğun var olma çabasının şiirde nasıl yankı bulduğunu duyumsayabilelim istedim. O bahsettiğimiz eril tahakkümün söze sözcüklere ve söze gelmeyene sinmiş tonal değerleriyle ne kadar oynayabiliyoruz merak ediyorum. Bu seçkide yer alan birçok şair arkadaşımın da dilde bu anlamda yeni aralıklar oluşturduğunu düşünüyorum.

-Seçkide senin şiirin de var. Senin şiirini sen mi seçtin yoksa bir başka kadın şair mi? Sen seçtiysen neden bu şiir?

Seçkide yer alan bütün şiirleri şairler kendileri seçti. Bu şiiri neden seçtiğimi şiirden bir alıntıyla cevaplayayım.

“gövdesiz kalan nice dev

dayamış ağzını kalbimin ucuna

Yak! gözaltı ve göz ardı edilmiş her şeyi

Eller havaya! yeni bir emre kadar yok sayılacaksın

bağırıyor bu çamura sığmazlık

gafil avlanmış bohem devinimler bağırıyor

arenanın gür ve dikey özünde bütün kostümler hastadır Söyle!

hasta ilk neyi yitirir çamur ilk neyi

kör bir tümcül ateş Eller havaya!

yeni bir emre kadar yalnızsın

çamuru sarmala ve okşa

çünkü gücün arzun kadardır Unutma!

- Bu seçkinin edebiyat ve sanat dünyasında ve elbette okurda nasıl bir karşılığı olsun istersin?

Olumlu bir yönlendirme ve ivme katan bir tavırla şiirin merceğinden bir bakışla günümüzde yazılan kadın elinden çıkmış şiirlerin dile, dilin olanaklarına, sözcüklere ve söze dökülemeyene ve hayata yaklaşımını inceleyip tartışmaya açabilmeyi hedefliyorum.

Hicran Aslan, Başka- Şair kadınlar Şiir Seçkisi, Klaros yayınları, 2025

‘Başka’ Şair Kadınlar Şiir Seçkisi

Hicran Aslan’ın yayına hazırladığı seçkinin basın duyurusunda şu ifadeler yer aldı:

Türkiye’de farklı farklı kentlerde yaşayan, yazınımızda özgün ve değişik şiir paftalarına ve duyarlıklarına sahip şair kadınların şiirlerinden oluşan “Başka” Şair Kadınlar Şiir Seçkisi, Klaros Yayınları’ndan çıktı!

Görselliğin fetişize edilmiş nesnelerle fâş edildiği bir çağdan süzülüp gelmiş ince ve zarif duyarlıklı şair kadınların iç dünyalarından ses veren şiir seçkisi Başka, insan farklılığına ve çeşitliliğine sunulmuş konfetiler gibi Türkiyeli okurun zengin şiir sevgisini kucaklıyor…

Görsel kültürün ruh çatışmalarını ve yalgınlarını alevlendirdiği bu zamanlarda şair kadınlar, incinmişliğin ve yaralı ruh hâllerinin her çeşidiyle şiir severlere başka dünyalar gösteriyor.

Şiir sanatının insan özgürlüğünü gürleştiren soyut ve belirsiz atmosferinde zihinsel ve yaşamsal sınırları zorlayan Başka, insan bedenselliğinin her çeşit sınır koymalarını topyekûn reddediyor.

Bütün kısıtlayan kuralların, soyut teorilerin ötesinde şiirin estetik gerek ve yeter şartlarının sıkı bir işçilikle kotarıldığı Başka, estetik dil-içi ifade olanaklarını bütün veçheleriyle deneyimlendiriyor.

Hayata hatırı sayılır bir derinlik kazandıran Başka’da yer alan şairlerimiz;

Altun Çiçek, AnitaSengezer, Arzu Cura Altunbulak, Aslıhan Tüylüoğlu, Asuman Susam, Aydanur Saraç, Ayfer Karakaş, Aylin Özer, Aysun Telli, Ayşen [Deniz] Onaral, Ayten Mutlu, Berivan Kaya, Besta Naz Karaca, Betül Tarıman, Bircan Çelik, Burcu Yalkın, Burçin Laçin Altay, CemedLoma, Ceren Avşar, Cevahir Bedel, Çağla Meknuze, Çiğdem Sezer, Dilek Değerli, Deniz Durukan, Didem Gülçin Erdem, Dilek Bilge, Dilek Özkan, Duygu Kankaytsın, Edibe Şirin, Elçin Sevgi Suçin, Elif Karık, Emel Kaya, Emel Koşar, Eylem Hatice Bayar, Fatma Aras, Ferda, Gülce Başer, Gülçin Sahilli, Hatice Tarkan Doğanay, Hicran Aslan, Işık Sungurlar, İlayda Vurdum, Jana Med İnanç, Müesser Yeniay, Nalan Çelik, Nalan Kurunç, Neslihan Dağlı, Neslihan Yalman, Neşe Yaşın, Neval Savak, Nevin Koçoğlu, Nilay Özer, Nisa Leyla, Nur Saka, Nurgül Sedef, Nurhayat Teke, Oya Uysal, Pelin Özer, Rabia Çelik Çadırcı, Rona Aslan, Ruhan Mavruk, Seçil Hidayet, Selda Kaya, Sema Mercan, Serap Erdoğan, Sultan Gülsün, Süveyda Sezgin, Tümay Çobanoğlu, Türkân Yeşilyurt, Umay Umay, Yelda Karataş, Yudum İşbecer, Zeynep Kurada.