Adana Altın Koza Film Festivali bu yıl Orhan Kemal Emek Ödülleri’nden birini Macit Koper’e veriyor. Bu yazı sıra dışı sinema emekçisinin sıra dışı filmlerinin değinisidir

33’üncü Uluslararası Altın Koza Film Festivali Orhan Kemal Emek Ödülleri’ni bu yıl Macit Koper, Suna Selen ve Aydın Sayman’a veriyor. Yusuf Atılgan’ın “Anayurt Oteli” romanından aynı adla Ömer Kavur tarafından uyarlanan filmdeki “Zebercet” rolüyle hafızalara kazınan Macit Koper, oyunculuğun yanında senaryolarıyla da bir dönem Türk sinemasına nefes aldıran eserler üretti. Burçak Evren, 2009 yılında onun şunları söyler:

“Macit Koper, sinemamızda eksikliği öteden beri duyulan karakter denilen olgunun, alışılmış ‘tip’in tutsaklığından kurtularak özgürlüğünü ilan ettiği bir manifestonun neredeyse prototiplerinden biridir. Macit Koper’in kendini sanatla beslemesi ise lise yıllarında başlayıp, daha sonrası Beşiktaş Halkevi’nden, Dostlar Tiyatrosu’na uzanan oradan da İstanbul Şehir Tiyatrosu’na dek varan, uzun, yorucu ama bin bir deneyim ve birikimler kazandıran tiyatronun yazar, yönetmen, oyunculuk alanındaki çalışmalarıyla olur.” (1)

Az önce adını andığımız “Anayurt Oteli” (1987) filmi onun hafızalara kazınan başrolüdür. Romandaki Zebercet’i adeta vücuda getirmiştir. Türk edebiyatının sinema aracılığıyla yaşayan tek kahramanı Macit Koper’in canlandırdığı Zebercet’tir desek abartı olmaz.

Ancak, sinemadaki oyunculuk geçmişi daha eskidir. Yönetmen Yavuz Özkan, bir gün Macit Koper’in elinden tutup Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Köşeyi Dönen Adam” (1978) filminin setine götürür. Özkan’ın filmde küçük bir rolü vardır. Ancak, yönetmenlik yapacağı için bu işten kaçmaya çalışır. Koper’e de sormadan Atıf Yılmaz’a “Benim rolümü bu arkadaş oynayacak” der ve setten ayrılır. Macit Koper’in sinemaya ilk adımı böyle başlar. Filmde şirketin çaycısı Halil’i canlandırır. Sınıf bilinci taşıyan ve etrafına da etki eden biri kişiliktir.

Sıradaki film Zeki Ökten’in yönettiği Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı “Düşman”dır (1979). Filmde rol alması isteyen Yılmaz Güney’in kendisidir. Bu durum onun hoşuna gider. Filmde adı yoktur. İsmail’in (Aytaç Arman) kardeşini oynar. “Düşman” daha sonra uluslararası başarılar da elde edecektir.

ŞEKERPARE’DEKİ KOPER

Koper’in sinemada aldığı ilk ödül 1984 yılında Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Bir Yudum Sevgi” filmiyle gelir. Film, 21’inci Antalya Altın Portakal Film Festivali’inde Koper’e en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü dahil olmak üzere beş ödül getirir.

Usta oyuncunun filmografisinde “Şekerpare” (1984) filmi de yer alır. Ancak, filmdeki kısa rolünü görmek için epeyce dikkatli olmak gerekir. Filmde eşi Berrin Koper de rol almaktadır. Seti ziyaret eder. Atıf Yılmaz’ın bir sahneyi istediği gibi bir türlü çekememesi üzerine Macit Koper’den nezarethanedeki adamı oynamasını ister. Koper, bu filmde kısacık görünüp kaybolur.

Koper’in oyunculuğunun öne çıktığı bir diğer Atıf Yılmaz Filmi “Adı Vasfiye”dir. Necati Cumalı’nın “Ay Büyürken Uyuyamam” adlı öykü kitabında yer alan dokuz öyküden uyarlanan filmde olaylar düş ve gerçek arasındadır. 1980’lerin Türkiye’sinde kadın özgürlüğünün konuşulduğu ve kadın filmlerinin gündemde olduğu bu dönemde ortaya çıkan bu filmde Koper, filmde İğneci Rüstem’in canlandırır.

Bir başka edebiyat uyarlaması olan “Bekçi” (1985) filminde ise Palavracı Tefo rolünü oynar. Orhan Kemal’in “Murtaza” romanından Ali Habip Özgentürk tarafından uyarlanan filmin senaryosunu Işıl Özgentürk yazar. Romanın yapısının epeyce değiştirildiğini söylememiz gerek. Kitapta yer almayan bir karakter olan Palavracı Tefo filmin en dikkat çeken tiplerinden biridir.

“Anayurt Oteli” roman olarak edebiyatın film olarak sinemanın gündeminden hiçbir zaman düşmedi. Doğrusu Yusuf Atılgan’ın herhangi bir eserini sinemaya uyarlamak büyük cesaret isterken Ömer Kavur’un buna girişip başarılı olması daha fazla konuşulmalı. Macit Koper’in ilk sahneden itibaren bir roman kahramanını adeta yaşaması sinemamızda az görülür bir oyunculuktur. Koper, Zebercet rolüyle SİYAD en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görülür. Atilla Dorsay, 16 Ocak 1987’de Cumhuriyet gazetesinde şu ifadeleri yazar:

“Ömer Kavur yalınlığı, sonunda bize değme biçim cambazlıklarından çok daha fazla heyecanlandırıyor. Çünkü, bu film boyunca bir insanı yakalıyor, gerçek, inandırıcı bir portreyle karşılaşıyor, bir film boyunca bir yaşamı sanki ellerinizde tutuyorsunuz. Anayurt Oteli’ni bu açıdan sinemamızın bir dönüm noktası sayıyorum.”

Macit Koper’in yolu Aytaç Arman’la 1979’daki “Düşman” filminden sonra bir başka baş başa oldukları filmde daha kesişir. Elbette başka filmlerde de birlikte yer almışlardır. Ancak, 1987’de yine Ömer Kavur’un yönettiği “Gece Yolculuğu”nda ikisi ön plandadır. Bir film çekimi için yola çıkan Ali’ye (Aytaç Arman) göre daha dışa dönük olan Yavuz’u oynar. 1980 sonrasının sol aydın bunalımına ve sinemanın içinde bulunduğu çıkmaza dair önemli bir filmdir, Gece Yolculuğu.

SENARİST MACİT KOPER

Macit Koper, senaryo alanında da üretken bir sanatçıdır. Sinemaya girişi 1970’lerin sonundadır. Bu dönem, Türk sinemasının yeni söylem ve gerçekçilik arayışlarına uygun sanatçı malzemesini aradığı dönemdir. Koper, bu anlamda deyim yerindeyse tam zamanında sinemaya dahil olmuştur. 1980 sonrası yazdığı senaryolar da onun özellikle edebiyata olan hakimiyeti ve derin yorum gücüyle birleştiğinde ortaya çok başarılı eserler çıkar.

Peride Celâl’in eserinden Süreyya Duru yönetmenliğinde uyarlanan “Ada” (1988) bu açından öne çıkan Macit Koper imzalı bir filmdir. Bu filmle ilgili bir diğer not da Süreyya Duru’nun son filmi oluşudur.

Burçak Evren’in hazırladığı kıymetli çalışmadan bir başka şey öğreniyorum. Engin Ayça’nın yönettiği “Bez Bebek” (1987) filminin senaryosu da Macit Koper’e ait. Filmin jeneriğinde Macit Koper’in adı yok. Film Ankara Film Festivali’nde en iyi senaryo ödülü de alıyor. Filmle ilgili süreci Macit Koper Evren’e verdiği beyanda uzun uzun anlatıyor. Bu başka bir yazının da konusu. Ancak, bu bilginin kayıtlara düşmesi bizce önemli.

1992’de İrfan Tözüm tarafından çekilen “Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri”nin senaryosu da Koper’in kalemindendir. Film 1990’lar Türkiye sinemasının çizgi dışı filmlerinden biridir.

FESTİVALİN RENGİ

Macit Koper’in bu yıl Adana’da olmasını sinema olayı olarak görmek abartı olmaz. Koper, 83 yaşında ve yaklaşık 50 yıldır Türk sinemasına emek veriyor. Saydıklarımız elbette onu anlatmaya yetmez. Örneğin son yıllarda çekilen “İftarlık Gazoz” (Yüksel Aksu- 2016) filmindeki imam rolünü hafızalara kazınmadı mı? Aynı filmde oğlu Gün Koper de rol aldı. Koper ailesinin büyük oyuncular yetiştirmesini ayrıca konuşmak gerekmez mi?

Macit Koper, Çaycı Halil’in onurlu duruşundan Zebercet’in “bir otel odasındaki kınalı yalnızlığı”ndan bugüne Türk sinemasına renk vermeye ve yol göstermeye devam ediyor.

NOT: Yazının başlığında yer alan “Zebercet’in kınalı yalnızlığı” ifadesini şair Hüseyin Köse’den ödünç aldım.

(1) Burçak Evren, Macit Koper, Ankara Film Festivali Yayınları, 2009