Yoksa ben mi İbrahim ustamdan geçtim, sınavı mıydım? Bilemiyorum. İnsan kazandırdı, işte. Eser bıraktı, hem de tarihi eser. Okumuş, aydın, terbiyeli nice genç insan evlatlarını topluma kazandıran İzmir Atatürk Lisesi'ndendir, 1976 mezunudur İbrahim Akbulut müdürüm. İzmirlidir, Göztepelidir. Spor yazarlığında, gazetecilikte yaşamıma dokunan 2 İbrahim oldu. Birini önceki gün toprağa verdik, biri yaşıyor ömrüne bereket. İbrahim Akbulut ile İbrahim Irmak. Minnettarım, Allah razı olsun haklarını helal etsinler, ederler inşallah. İlk İbrahim, 1.İbrahim, Hürriyet'te birlikte çok güzel işlere haberlere imza attık. Yazı İşleri'nden, duayen isim İbrahim Irmak ustam. Hürriyet Haber Ajanslı hha'lı, spor servisi, karanlık odası, yazı işleri, teknik, idari personeliyle, harika günler Nedim Demirağlı, Nejat Seçenli, Levent Bimenli. Sonra da Yeni Asır, Sabah, Fotomaç günleri, 2.ibrahim yılları. İbrahim Akbulut abim, spor servisi müdürü. Gayet normal, doğasında var, stres yüklü işler. O zaman ki teknoloji. Dönmeyi bekleyen, kocaman kâğıt bobinleri, tekerleğini döndürmeyi bekleyen kamyon şöforleri. Taşra, şehir ayrı baskı, koca koca sayfalar, çokca. Haliyle sinirde, asabiyette, stres de olacak. Afakanlar da basacak. Daha görür görmez, sorardı 'Nerde kaldın hakemim, maç bitti. Hadi kritiğini yaz, fotoğraflarını bekliyoruz' derdi, sempatik tavırla. Ama bilirdim içi alev alev. Meslek sevdası, aşkı işte böyle bir şey. Hoş görmek gerek, serde hakemlik de var yani. 'Tamam müdürüm, fotoğraflar dialar banyoda yıkanıyor iki güzel enstantane var, kritikte kafamda hazır yazdım, bitirdim. 10 dakika içinde ekranınızda' derdim. Hızlı bir şekilde, 'Lafı uzatma' demeden, net bilgi. 'Bana bunlarla gelin' der rahatlatırdım. Takip ederdi, 11. Dakika oldu mu başımda beklerdi. Malik Okçulu, Onur Güvenli, Murat Şatırlı, Sinan Gençli spor servisi, genciyle tecrübelisiyle emekçiler. Şevket Özçelik ustam da rahmetli, kritikte bir numara. Kelimelere çok dikkat ederdi Şevket baba, katkısı çok büyüktür. Göztepeli dedim her maçına gitmeye gayret ederdi, Avrupa'ya gitmesini çok arzulardı. Pazar akşamki Trabzonspor maçını izleyemedi, kısmet olmadı. Ne diyelim hayat devam ediyor, mukadderat.

OYA'SINA KAVUŞTU, GİZEM'E DE SABIRLA
Oya ablamı erken kaybetti, 'Gül Oyası'nı. Çok sarsıldı, evladı Gizem'e belli etmemeye çalıştı, içine attı. Çok badireler atlattı Akbulut müdürüm. Ekrana alıştıran da. Ta kendisidir. Yeni TV canlı yayın için fotoğraf üstadı Ergun Ulcay (merhum) ustam ile Osman Gencer müdürüm ile 'kurban' arıyorlardı İbrahim Akbulut müdürümle birlikte. Beni buldular, seçtiler. 'Yazın bitti, fotoğraf altı da yazdın, yemeğini yedin mi' dedi İbrahim abi. Aç karnımı da düşünürdü. 'Az sonra canlı yayın var seni seçtik' deyiverdi. Ben şok, 'O kadar küfürü gönüllü yiyorsun her hafta, halledersin' demez mi. Verdi gazı, coşkuyu. Gel de çıkma. İlk canlı yayınımız, konuğum da Allah'tan anlayışlı melek gibi bir insan, rahmetle şükranla. İngiliz Nevzat lakaplı, efsane Göztepe'nin, Türk futbolunun efsanesi Milli futbolcu Nevzat Güzelırmak hocam. Söyledim, 'Hocam ilk canlı yayın, haliyle benim de ilk canlı yayınım' dedim. Tanırım severim bilirim insan evladıdır. 'Sıkıntı yapma, zaten konuşmayı çok severim, anlatırım sen dilersin, hallederiz' dedi. 1,5 saat sürdü. Çiçek gibi program oldu. Bize mirası oğlu Volkan da iyi futbolcuydu. Şimdi de aynı ismi taşıyan torunu sahalarda ter döküyor, babası dedesi gibi. Başarılar Erkan Velioğlu. Facebook'a kızarlar genelde, çok büyük fırsattır iyi değerlendirirsen. Bir fotoğraf karesi. Genelde dikdörtgen şeklinde olsa da nedense. Kare derler, yazarlar. Bu ondan değil. Kadrajla kareye dönüşmüş besbelli, siyah veya kırmızı renkli olurdu o muhteşem bant. Lup ile bakar, Dünya 1.'si gururumuz hem fotoğrafın üstadı idi. Hem de kadraj ustasıdır, milimetrik elleri vardı merhum Mehmet Ali Okumuş ustamın. 11 kişilik ekip, maç kadrosu sanki. Dizilişte 4-3-4 sistemi ile. O dönemin esprisiyle. Baktım fotoğrafa kim çekti bilemiyorum. 6 ustam şimdi yok, fiziksel olarak. Emekleri, evlatları halen ortada, şekilde görüldüğü gibi. 5'i yaşıyor, sağlıkla huzurla inşallah Murat Ünlü, Hüsnü Kaftan, Öztürk Pekin, Atilla Köprülüoğlu ile Erol Yaraş ustalarım. Özkan Korkuter, Nejat Türkeri, Erdoğan Sungur ile ı çatı altında çalışma onuruna eriştirdiği 'Kelimelerin efendisi' Orhan İlhan ustamdan oluşan, gazeteci büyüklerimi daha önce. Dört ay önce kaybettiğimiz Ümit Aktan abimle ile son olarak da İbrahim Akbulut müdürüme veda etmenin hüznünü yaşadım.
'GEL BEKLİYORUZ EGE TELGRAF'TA YAZ'
Denizli Sipahili, Erdoğan Karslıoğlulu Gazete Ege'den sonra bir telefon. İbrahim Akbulut ustam 'Ege Telgraf'ta yazmak ister misin ? Fotoğrafını al da gel bir çay içelim, Can abin de bekliyor' dedi. Hemen gittim, Can Suphandağlı abim, ustam kapılarda karşıladı, bir çay dedi İbrahim Akbulut ustam. Muhabbet güzeldi, iki bardak içtim, hatırı var. 40 yıl yani. Telat Kırcan hocam, 'Dil profesörü' hocam da vardı. 'Yazmalısın' dedi, verdiler coşkuyu, üçü de rahmetli oldu, hakkınızı helal edin ustalarım. Yolu Ege Telgraf'tan geçenlerden çok sevdiğim merhum Süleyman Tok abimin oğlu, Caner Tok spor müdürüm. Aile terbiyesi besbelli. Hanife Tok ablama sabır diliyorum. Maşallah çok kaliteli bir evlat yetiştirmişsiniz. Olmasa bu kadar yazmazdım, yazamazdım. Hatırınız var, yazmaya devam, ömrüm olduğu, sağlığım elverdiği sürece. Kısmetse, nasipse. Hakem büyüğüm astsubay kıdemli başçavuş emeklisi Bedri Güngördü hocamı kaybettik. Balıkesir Pelitköy'de askeri törenle uğurlandı. Mehmet Çoban, Ertan Kayatepe, Mustafa Başlar, Zafer Çakır, Hakan Kabak, hakem dostları son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Gittiler gidebildiler, ayaklarına sağlık. Nedim Göklü hocam hastane, morg işlemlerinde son kez teşhiste yanındaydı, Olcay Yersel hocam ise çok istemesine gidemedi. İbrahim Akbulut müdürüme son görevimi yapamadım, gidemedim, gelemedim. Hakkınızı helal edin, Bedri hocam İbrahim müdürüm. Dualarım yerine ulaşmıştır, sanırım. Çok sevdiğim insan evladı bir kere bile kapısı tıklanmayan 'haydi göreve' denmeyen onurlu, güzide insan, gözlemcilerimden Mevlüt Yerli hocam, dün ameliyata girecekti, Kalp Kapakçığı'ndan. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde Kardiyoloji ile KVC'de Kardiyo Vasküler Cerrahi'de tedavi gördü, ameliyat uygun görüldü. Geçmiş olsun Mevlüt hocamın, ziyaretine giden Ethem Nigiz'e hocama sonsuz şükranlarımla. Recep Nazlı ile eski hakem ve gözlemciler Ramazan Nazlı ile İbrahim Nazlı'nın babası Şerif Nazlı amcam da toprağa verildi. Ankaralı, ama o aralar Fethiye'de bulunan süper ligin eskimeyen vefalı hakemlerinden Zafer Akyüz hocam. Dyunca hemen, Muğla Ortaca Güzelyurt'a gitti taziyede bulundu. Nazlı kardeşleri zor zamanlarında yalnız bırakmadı, mutlu etti, vefa adına. Bu haftaya da böyle başladık. Hayat bu. Yaşam ile öte taraf arasında var incecik çizgi. Hayat buradayız ha orada. İçinizi karartmak değil derdim, hayat devam ediyor. Kalp kırmaya gerek yok. Güzel izler bırakmak gerek. İnsanız hepimiz, bir varız bir bakmışsınız yokuz, fiziki olarak. Kadercilik değil bu, ayar çekmek hiç değil. Haddim de değil. Tanımaktan onur duyduğum, güzel insanlara rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun, Yaşayanlarımıza da sağlıklı huzurlu ömür dilerim. Sonsuz hürmetlerimle....