“Pandemi, sanatçıları işsiz bıraktı”

selda-kaya
Mazlum VESEK
11 Nisan 2021

Selda Kaya, “Hırkamda Şiir Lekeleri” kitabıyla tanınan bir şair. Şimdilerde “Leyla Mevsimi” kitabı üzerinde çalışıyor. Kent ve kadın duyarlılığı alanında yazılar da yazan Kaya ile şiirini ve sanatçıların içinde bulunduğu durumu konuştuk.

Kaya, pandemi koşullarının sanatçılar adına zorlu geçtiğinin altını çizdi. Salgın ortamının sanat eserlerinde de yer bulduğunun altını çizen Kaya, “Bazı edebiyatçı arkadaşlarımız “Korona Günlüğü” adı altında çıkan şiirler vardı. Daha sonra bu şiirleri antoloji haline getirdiler. Sonra da basılı hale gelecekti. Bu ortamda belli bir gayret olduğunu teslim etmek gerekiyor. Ancak, salgın ortamının ne denli yansıdığını daha geniş çaplı araştırmalar ortaya çıkaracaktır” diye konuştu.

Şiir dışında sizin toplumsal konularda duyarlılıklarınız var. İleride  sizden deneme ya da makale alanında bir kitap okuyabilecek miyiz?

Esas ilgi alanım şiir doğal olarak ve bu alanda yoğunlaşıyorum. Yeni bir şiir kitap çalışmam var. Adı da “Leyla Mevsimi” Ancak bildiğiniz üzere pandemi gibi olağanüstü süreç yaşıyoruz. Toplumun bütün farklı sosyal kesimleri süreçten olumsuz yönde etkilendi. Hemen her alanda yürütülen çalışmalar ertelendi. Sinema, tiyatro, müzik gibi sanatsal faaliyetler, kitap yayınlama gibi birçok çalışma ertelerdi. Ben de bu özgün süreç nedeniyle ikinci şiir kitabımı yayınlamayı erteledim. Ama kısa bir süre sonra okuyucuyla buluşacak. Okuyucularım bir şiir sofrasına oturmaya hazırlansın derim, …

Deneme veya makale meselesine gelince, aslında çok düzenli olmazsa da araştırma/inceleme alanında bilimsel makaleler yazmaya başladım. Önümüzdeki süreçte daha düzenli bir tarzda yazmayı ve geliştirmeye planlıyorum. Öykü yazmayı çok istiyorum. Kafamda oturmuş birkaç konu var. Orta vadede bir roman çalışması yapmayı düşünüyorum.

Siz türkü söyleyen ve bağlama çalan bir şairsiniz. Müziğin eserlerinizde yani şiirinizin oluşumunda nasıl bir etkisi söz konusu?

Hani bir söz vardır: ‘müzik ruhun gıdasıdır.’ Yani müzik insana huzur verir. Sadece huzur değil aynı zamanda insanı düşünmeye sevk eder. Yorum yeteneği geliştirir. Bir müzik aleti çalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ben bağlama çalıyorum aynı zamanda söylüyorum. Beni derinden etkiliyor ve daha çok yoğunlaşmamı sağlıyor. Müzik, şiir yazmamı etkiliyor mu? Evet etkiliyor. Şiirlerime ruhumu katmamda önemli bir etkendir diyebilirim,

Sayın Kaya, öncelikle pandemi koşullarında bir sanatçı ve yazım insanı olarak neler yaptınız bunu konuşabilir miyiz?

Pandemi süresi boyunca özellikle toplumsal çalışmalardan kopmamaya özen gösterdim. Salgının artan olumsuz etkisi nedeniyle toplumun sosyal yaşam alanı çok ciddi oranda değişti. İnsanları var eden doğrudan iletişim yerini dar aile ilişkilerine çoğu kez de aile ilişkilerinin dahi kendi içerisinde daraldığı bir yaşam biçimi oluştu. Bu sürede ben ve benim gibi yüzlerce insan kolektif çalışma alanlarını yeni döneme uyarlayarak sürdürmeye çalıştık.  . Bu çalışmalarımızı elimizden geldiğince sürdürmeye çalıştık. Ayrıca şiir kitabım üzerinde yoğunlaştım. Bir bakıma şiirlerim içerisinde yayınlayacağım şiirleri özenle seçtim. Şiirler yazdım, Makaleler yazmaya yöneldim. Yani bütün zorluklar içerisinde kendimi yenilemeye, geliştirmeye çalıştım. Var olmayı ve var etmeyi amaç edindim her şeye rağmen ne olursa olsun amaçlarımızdan ve ideallerimizden umutlarımızdan vazgeçmememiz gerektiğini iyi biliyorum…

Sizi “Hırkamda Şiir Lekeleri” kitabınızdan biliyorum. Şimdi de masada bir dosyanız var. Bu yeni kitap hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Aslında birinci soruda bir biçimiyle yanıtladım. Eğer süreci etkileyecek yeni olumsuz gelişmeler olmadığı takdirde bu yılın ortalarında şiir kitabımı yayına hazır hale getirebilirim. Kapak tasarımı, önsöz gibi çok az işi kaldı. Arka kapak yazısını çok sevdiğim şair, kadim dostum ablam diyebileceğim Ruhan Mavruk  hazırlıyor.

Kitabım için okuyucuya böyle seslenebilirim…’Aşka ve şiire doyamaya hazır olun’. Bildiğiniz üzere şiirimde imgesel dil ve lirizm ağırlıklı. Bu, benim olmazsa olmazım.

Gerisine okuyucu karar versin.

Bence yazarın kendi kitabı için ne söylediğinden çok okuyucunun ne söyleyeceği önemli. Sonuçta ben, kitabımı yayınlanacak düzeyde gördüğüm için yayınlamaya karar verdim. Ama önemli olan kitabın yayınlanmasından sonra okuyucunun ne diyeceğidir?

Yerel yönetimlerin bu dönemde sanata ve sanatçıya destek konusunda pandemide neler yapması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Pandemi toplumun bütün kesimlerini etkiledi ancak yukarıda belirttiğim gibi özellikle sanatçıları çok ciddi oranda etkiledi. Tiyatrocular, şairlerimizi, ses sanatçılarımız, yazarlarımızın beslendikleri alan seyircileri ve okuyucularıdır. Onlar olmazsa ne üretebilirler ne de kişisel yaşamlarını sağlayabilirler. Onları hem sosyo/politik hem psikolojik hem de ekonomik olarak var eden hitap ettiği topluluktur.  Halen devam eden pandemi sürecindeyiz ve tiyatrolar, sinemalar seyirciyle buluşamadı. Şairler, edebiyatçılar dahil olmak üzere yazarlarımız okuyucularıyla buluşamadı.  Bu kesimler çok ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldılar. Yakından tanıdığımız birçok arkadaşımız adeta işsiz kaldı. Devlet veya iktidar, toplumun bu kesimlerine yardım etmiyor. Yerel yönetimler en azında kendi yetki alanında olan alanlarda bu insanlara yardım edebilir. Yardımda kastim sadece birkaç bin TL vermek değil esasen bu insanların üretmelerini sağlayacak ve toplumla buluşmasını sağlayacak olanaklar sunmasıdır. Pandemi sürecini aşamalı olarak aşacağız. Yerel yönetimlerin sanatçıların halkla buluşmasını sağlayacak çok yönlü hazırlıklar yapması gerektiğini düşünüyorum.

Son dönemde, özellikle pandemi koşullarında Türkçe şiir adına gerek dergilerde gerek kitaplarda yazılanların günümüzü anlatma konusunda ne denli başarılı olduğunu düşünüyorsunuz?

Pandemi öncelikle sanatçıların sosyal medyada daha aktif olmasını sağladı. Sosyal medya adeta yeniden keşfedildi. Şiir, öykü yayımlanması yaygınlaştı. Hatta kimi konserler de sosyal medya platformlarından yapıldı. Herkes evde olduğu için edebi alanda üretim arttı. Bazı edebiyatçı arkadaşlarımız “Korona Günlüğü” adı altında çıkan şiirler vardı. Daha sonra bu şiirleri antoloji haline getirdiler. Sonra da basılı hale gelecekti. Bu ortamda belli bir gayret olduğunu teslim etmek gerekiyor. Ancak, salgın ortamının ne denli yansıdığını daha geniş çaplı araştırmalar ortaya çıkaracaktır.

‘Türkiye’de yıllık 400 milyon liralık enerji boşa gidiyor’

İşverenler, 1 Temmuz 2020’den sonra KÇÖ kapsamına giren çalışanlar için Normalleşme Desteği alamıyor…