Ayaz Erdoğan’dan duygusal yeni tekli: “Misafir” dijital platformlarda yayında

Türk müziğinin son yıllarda dikkat çeken isimlerinden Ayaz Erdoğan, yeni single çalışması “Misafir” ile dinleyicilerinin karşısına çıktı. Duygusal anlatımı modern müzikal dokunuşlarla buluşturan sanatçı, 18 Eylül 2026 tarihinde Hype Famous etiketiyle yayınlanan yeni şarkısıyla dijital müzik platformlarındaki yerini aldı. Yayınlanır yayınlanmaz yoğun ilgi gören “Misafir”, kısa sürede YouTube Türkiye Trendler Listesi’nde yer alarak dinleyicilerden güçlü bir karşılık buldu.

17 Şubat 1994’te İstanbul’da dünyaya gelen Ayaz Erdoğan, müziğe çocuk yaşlarda ilgi duymaya başladı. 2020 yılında yayımladığı “Ederin Olsun” ile geniş kitlelerin dikkatini çeken sanatçı, ardından “Hep Mi Ben”, “Gülüm”, “Sen de Yan”, “Baba” ve “1994” gibi milyonlarca kez dinlenen çalışmalarıyla kendi müzikal kimliğini oluşturdu. 2025 yılında yayımladığı “1994” albümü ise kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

2026 yılı boyunca üretim temposunu sürdüren Ayaz Erdoğan, “Nasip”, “Vur Beni”, “Baba” ve “Ben Değildim” gibi çalışmalarının ardından şimdi de “Misafir” ile dinleyicilerine yeni bir hikâye sunuyor. Yaklaşık iki buçuk dakikalık şarkı, sanatçının duygusal söz yazımını ve kendine özgü yorumunu bir araya getirirken, modern altyapısıyla da dikkat çekiyor.
“Misafir”in söz ve müziği Ayaz Erdoğan’ın imzasını taşırken, düzenlemesi de sanatçının kendi dokunuşunu taşıyor. Şarkının mix ve mastering çalışması Can Paşa tarafından gerçekleştirilirken, klibin yönetmen koltuğunda ise Tural Xəlilov oturuyor. Görsel dünyasıyla şarkının atmosferini destekleyen klip, yayınlandığı ilk günlerden itibaren sosyal medyada da ilgi gördü.

Ayaz Erdoğan, yalnızca yorumcu kimliğiyle değil, müziğin üretim sürecindeki aktif rolüyle de öne çıkan isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Beste, düzenleme ve prodüksiyon aşamalarındaki katkılarıyla kendi müzikal çizgisini oluşturan sanatçı, her yeni çalışmasında dinleyicileriyle daha güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor.
“Misafir”, ayrılık, kırgınlık ve yüzleşme temalarını samimi bir dille anlatırken, Ayaz Erdoğan’ın son dönem üretimlerinin devamı niteliğinde öne çıkıyor. Duygusal hikâyesi ve güçlü yorumu sayesinde kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan single, sanatçının 2026 yılındaki üretim yolculuğunun önemli halkalarından biri olarak gösteriliyor.
Ayaz Erdoğan’ın “Misafir” adlı yeni single’ı, Hype Famous etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında dinlenebiliyor.

Ayaz Erdoğan Resmî Instagram: https://www.instagram.com/ayazxerdogan
“Misafir” Resmî YouTube Klibi: https://www.youtube.com/watch?v=VRZW-ZGWOlQ
“Misafir” Spotify Dinleme Linki: https://open.spotify.com/track/5848gNiIbn6cBvY8E5WYAE?si=hIxDAPtASJiyA_0SVvZshQ&utm_source=copy-link

Burcu Başaran Yanger: Sesiyle hafızalara kazınan çok yönlü sanatçı

Burcu Başaran Yanger, tiyatro, oyunculuk, seslendirme ve dublaj alanlarında uzun yıllardır başarıyla çalışmalarını sürdüren çok yönlü bir sanatçı olarak dikkat çekiyor.
1972 yılında Ankara’da doğan Yanger, ilk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Bölümü’nden 1993 yılında mezun olan sanatçı, daha çocuk yaşlarda başladığı sanat yolculuğunu farklı alanlarda geliştirerek sürdürdü.

1980 yılında TRT’de yayınlanan “Çocuk Saati” programıyla seslendirme çalışmalarına başlayan Burcu Başaran Yanger, 1985-1987 yılları arasında “Güle Oynaya” programında oyuncu olarak yer aldı. 1988-1989 yıllarında ise TRT’nin “Genç Soluklar” adlı müzik programında sunuculuk yaptı.

Tiyatro sahnesinde Dormen Tiyatrosu, Pınar Süt Çocuk Tiyatrosu ve Gösteri Sanatları Merkezi gibi önemli topluluklarda çeşitli oyunlarda rol alan Yanger; “Dadı”, “Eyvah Kocam”, “Çiçek Taksi”, “Tatlı Hayat”, “Gülpare”, “Annem”, “Reyting Hamdi” ve “Yasemince” gibi yapımlardaki oyunculuk çalışmalarıyla da izleyiciyle buluştu.
Seslendirme alanında ise geniş bir repertuara sahip olan sanatçı, Angelina Jolie, Kate Winslet, Cameron Diaz, Catherine Zeta-Jones, Rachel Weisz, Jennifer Lopez, Eva Mendes, Diane Kruger, Lisa Kudrow ve Sigourney Weaver gibi dünyaca tanınan oyuncuların Türkçe seslendirmelerini gerçekleştirdi. Türkiye’de Azra Akın’ın sesi olarak da tanınan Yanger, bir dönem Akın’a diksiyon eğitimi verdi. Merve Sevi’nin de çeşitli yapımlardaki seslendirmelerini üstlendi.

Dublaj sanatçılığının yanı sıra dublaj yönetmenliği, diksiyon eğitmenliği ve yaratıcı drama liderliği yapan Yanger, sahip olduğu sahne ve ses deneyimini eğitim çalışmalarına da aktarıyor. Konuşmacı olarak da farklı platformlarda yer alan sanatçı, etkili iletişim, doğru ses kullanımı ve sahne becerileri konularındaki birikimini paylaşıyor.
Sesli kitap çalışmalarında da aktif olan Burcu Başaran Yanger, farklı türlerde birçok eseri dinleyiciyle buluşturuyor. Özgün çalışma tarzı, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, vizyonu ve üretkenliğiyle dikkat çeken sanatçı, güzelliği ve ışıltısının yanı sıra profesyonel yaklaşımıyla da öne çıkıyor.

Uzun yıllara dayanan deneyimini yeni projelerle besleyen Burcu Başaran Yanger, oyunculuk ve seslendirme dünyasındaki üretimini sürdürürken, eğitim alanındaki çalışmalarıyla da yeni yeteneklere yol göstermeye devam ediyor. Artık faaliyet göstermeyen Company Casting And Modeling ajansını ise geçmişte devretmiş bulunuyor. Ayrıca çocuklara yönelik sosyal sorumluluk projelerinde sesini kullanarak katkı sunan Yanger, farklı projelerdeki anlatımı ve karakter çalışmalarıyla ses sanatının etkisini geniş kitlelere ulaştırmayı sürdürüyor. Tüm bu yönleriyle sanat dünyasında deneyim, emek ve zarafeti bir arada temsil eden başarılı bir sanatçı olarak öne çıkıyor.

Cansu Özen: Finansın içinden yayıncılığa uzanan çok yönlü bir kariyer

İletişim gücü, yayıncılık deneyimi ve farklı disiplinlerdeki birikimiyle dikkat çeken Cansu Özen, kariyer yolculuğunda finans dünyasından medya sektörüne uzanan başarılı bir çizgi oluşturuyor. 1995 yılında İzmir’de dünyaya gelen Özen, 2018 yılında Uşak Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine ALB Holding bünyesinde başladı.
Kripto para ve Forex piyasalarına yönelik satış departmanında iş hayatına adım atan Cansu Özen, güçlü iletişim yeteneği, ses kullanımı ve hitabet kabiliyetiyle kısa sürede farklı bir alana yöneldi. Kurumsal iletişim ve moderatörlük alanındaki yetkinliklerini geliştirmek isteyen Özen, Tecrübe Eğitim Kurumları’nda Ece Üner ve Zafer Kiraz gibi deneyimli isimlerden spikerlik ve etkili konuşma eğitimleri aldı.

Finans dünyasındaki deneyimini yayıncılık becerileriyle birleştiren Özen, kariyeri boyunca Türkiye’nin önde gelen ekonomistleri ve finans uzmanlarıyla çeşitli yayınlar gerçekleştirdi. Ekonomi ve finans alanlarında özgün içerikler hazırlayan başarılı isim, üniversitelerde gençlere yönelik gerçekleştirdiği seminerlerle finansal okuryazarlığın gelişmesine de katkı sundu.

Bugün Dünya Gazetesi bünyesinde içerik üreticisi ve moderatör olarak görev yapan Cansu Özen, yalnızca ekonomi ve finansla sınırlı kalmayarak eğitim, gastronomi, bilim ve finansal okuryazarlık gibi farklı alanlarda da içerikler üretiyor. İçerik planlamadan konuk koordinasyonuna, röportajlardan moderasyona kadar yayıncılığın farklı aşamalarında aktif rol üstleniyor.

Kendine özgü çalışma tarzı, çok yönlü birikimi ve özgün projelere yaklaşımıyla fark yaratan Özen; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de ekran önünde dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. Farklı alanları bir araya getiren vizyonuyla güvenilir, anlaşılır ve nitelikli içerikler üretmeyi hedefleyen Cansu Özen, yayıncılık kariyerini her geçen gün daha ileriye taşımaya devam ediyor.

DJ MARİ: “İstanbul bana yeni ilham verdi”

Elektronik müziğin yükselen ismi yeni projelerle İstanbul’dan dünyaya açılıyor
Elektronik müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerinden DJ Mari, kariyerinde yeni bir sayfa açarak İstanbul'a taşındı. Müzik, moda ve sanat dünyasını buluşturan projelerde aktif rol alan başarılı DJ, enerjik sahne performansı ve yenilikçi bakış açısıyla Türkiye'deki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
İstanbul'da başlayan yeni dönemini üretim odaklı geçiren DJ Mari, hem sahne performansları hem de uluslararası iş birlikleriyle adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Elektronik müziği farklı sanat disiplinleriyle buluşturmayı hedefleyen sanatçı, yeni projeleriyle kariyerini global ölçekte büyütmeyi amaçlıyor.

KIRAÇ İLE AYNI SAHNEDE

DJ Mari, kısa süre önce Ankara'da 19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günü kapsamında düzenlenen özel organizasyonda sahne aldı. Gecenin sevilen isimlerinden Kıraç ile aynı organizasyonda yer alan başarılı DJ, performansıyla davetlilerden tam not aldı. Sahnedeki enerjisi ve dinamik setleriyle geceye farklı bir atmosfer kazandıran DJ Mari, etkinliğin öne çıkan isimlerinden biri oldu.

Vai Sax ile Fark Yaratan Performanslar

Başarılı DJ, solo kariyerinin yanı sıra uzun yıllardır üyesi olduğu Vai Sax grubuyla da çalışmalarını sürdürüyor. Elektronik müziği canlı saksafon performansıyla harmanlayan grup, konserlerde ve özel organizasyonlarda izleyicilere farklı bir müzik deneyimi yaşatıyor. Yenilikçi sahne konseptiyle dikkat çeken Vai Sax, her performansında müziğin sınırlarını genişletmeye devam ediyor.

Hedef Uluslararası Festival Sahneleri

Konserler, festivaller ve özel organizasyonlarda dinleyicileriyle buluşmayı sürdüren DJ Mari, farklı ülkelere gerçekleştirdiği seyahatlerle yeni kültürlerden ilham alıyor. Sanatçı, bu deneyimlerini müziğine yansıtarak özgün projeler üretmeye devam ediyor.

Önümüzdeki dönemde hem Türkiye'de hem de uluslararası platformlarda yeni iş birliklerine imza atmayı planlayan DJ Mari; büyük festival sahnelerinde yer almayı, farklı sanatçılarla özel performans projeleri geliştirmeyi ve elektronik müziği sanatın farklı dallarıyla buluşturan konsept etkinlikler gerçekleştirmeyi hedefliyor.

"İstanbul Bana Yeni İlham Verdi"

İstanbul'daki yeni yaşamı ve hedefleriyle ilgili konuşan DJ Mari, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

"İstanbul bana yeni ilham verdi. Burada üretmeye, kendimi geliştirmeye ve yeni projelerle dinleyicilerimle buluşmaya devam ediyorum. Müziğin insanları bir araya getiren evrensel bir dil olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki dönemde hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda gerçekleştireceğimiz heyecan verici projeleri paylaşmak için sabırsızlanıyorum."
İstanbul'da başlayan yeni yolculuğuyla üretim temposunu artıran DJ Mari, müziğini uluslararası platformlara taşımaya hazırlanırken, elektronik müzik sahnesindeki yükselişini yeni projeler ve güçlü iş birlikleriyle sürdürmeye kararlı görünüyor.

Nazlı Ağustos sanat, iletişim ve sahneyi bir araya getiriyor

Sanat, iletişim ve kişisel gelişim alanındaki çok yönlü çalışmalarıyla dikkat çeken Nazlı Ağustos, üretimlerini yeni projeler ve sahne performanslarıyla sürdürmeye devam ediyor. İzmir doğumlu olan Ağustos, müzikle tanışmasını çocuk yaşlarda katıldığı çocuk korolarında aldığı şan eğitimiyle gerçekleştirdi. Sanat yolculuğunu bugün de Acapella Gramafon Çok Sesli Korosu'nda aktif olarak sürdüren Ağustos, müziğe olan tutkusunu profesyonel çalışmalarıyla birleştiriyor.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yazarlık Bölümü mezunu olan Nazlı Ağustos, yazarlık alanındaki birikimini geçmiş yıllarda yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaparak pekiştirdi. Bunun yanı sıra özel tiyatro bünyesinde oyunculuk eğitimi alan Ağustos, sahne sanatları alanındaki yetkinliğini de geliştirdi. Farklı disiplinleri bir araya getiren sanatçı, televizyon izleyicilerinin yakından takip ettiği Bircan Bali'nin Sabah Kahvesi programına konuk olarak da izleyicilerle buluştu.

Kurumsal yaşamında özel sektörde kurumsal iletişim alanında görev yapan Nazlı Ağustos, aynı zamanda yaşam koçluğu yaparak bireylerin kişisel gelişim süreçlerine rehberlik ediyor. İletişim, sanat ve insan odaklı çalışmalarını ortak bir paydada buluşturan Ağustos, hem bireysel hem de toplumsal gelişime katkı sağlayan projeler üretmeye devam ediyor.
Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Nazlı Ağustos; güçlü iletişimi, vizyonu, pozitif enerjisi ve sahne ışığını yansıtan duruşuyla da dikkat çekiyor. Sanatı yalnızca bir performans alanı olarak değil, insanların hayatına dokunan güçlü bir iletişim dili olarak gören Ağustos, farklı platformlarda gerçekleştirdiği çalışmalarla adından söz ettirmeyi sürdürüyor.

Sanatseverlerle yeni bir buluşmaya hazırlanan Nazlı Ağustos, 14 Ağustos Cuma akşamı Urla'da sahneye çıkacak. Müzik dinletisinin yanı sıra ilişkiler, iletişim ve yaşam deneyimleri üzerine gerçekleştireceği interaktif sohbetlerle izleyicilere farklı bir gece yaşatmayı hedefleyen Ağustos, müziği ve hayatı aynı sahnede buluşturan özel konseptiyle konuklarını ağırlayacak.

Sanat, yazarlık, oyunculuk, iletişim ve yaşam koçluğunu aynı potada eriten Nazlı Ağustos, üretmeye, geliştirmeye ve yeni projelerle sanat yolculuğunu zenginleştirmeye devam ediyor.

Seda Avcı yönetiminde Selhan Özdemir’in “Enkaz” klibinde kadın dayanışması

Yazar, şair, besteci ve yorumcu Selhan Özdemir, yeni çalışması “Enkaz” ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yönetmen koltuğunda son dönemde hukuk alanındaki çalışmalarıyla adından söz ettiren ve dijital dünyadaki projeleriyle dikkat çeken Seda Avcı’nın oturduğu klip, yapay zekâ teknolojisi ile gerçek görüntüleri bir araya getiren farklı konseptiyle şimdiden merak uyandırıyor.

Fotoroman tadında hazırlanan senaryosuyla dikkat çeken “Enkaz”, yalnızca bir müzik klibi olmanın ötesinde kadın dayanışmasını merkeze alan güçlü bir projeye dönüşüyor. “Selhan Melekleri” konseptiyle hazırlanan yapımda, farklı meslek gruplarından başarılı kadınlar aynı projede buluşarak dayanışmanın ve birlikte üretmenin önemini vurguluyor.
Klipte yapay zekâ uzmanları Bilgi Korkmaz, Ceren, Betül Horoz, Gülcan Baskın, Tuğçe Kabacıoğlu ve Güler Çetin yer alırken, öğretmen Aşkın Gül Yılmaz, bilgisayar programcısı Yüksel Üstüner, firma yöneticisi Figen Tüzün, ayakkabı üreticisi İpek Çulha, insan kaynakları uzmanı Hacer Kalkan, e-ticaret uzmanı Nimet Çoban, yaşam uzmanı Saliha Gencalioğlu ve muhasebe uzmanı Burcu Güler de projeye renk katan isimler arasında bulunuyor. Farklı alanlarda başarı elde etmiş kadınların aynı klipte bir araya gelmesi, projeye ayrı bir anlam katıyor.

Müzikal altyapısı Mustafa Budan imzası taşıyan “Enkaz”, yapay zekâ destekli görsel dünyası ve gerçek çekimlerin uyumuyla izleyiciye farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Klibin, yayınlandığı dönemde müzik platformlarında ve dijital mecralarda dikkat çeken yapımlar arasında yer alması bekleniyor.
Çekimlerin ardından ekipte duygusal bir sürpriz de yaşandı. Aynı ay doğan Selhan Özdemir ile yönetmen Seda Avcı için klipte yer alan kadınların katılımıyla çifte doğum günü kutlaması düzenlendi. Samimi görüntülerin ortaya çıktığı kutlama, projenin yalnızca bir klip çalışması değil, güçlü bir dostluk ve dayanışma hikâyesi olduğunu da gözler önüne serdi.

Öte yandan Selhan Özdemir, müzik çalışmalarının yanı sıra medya alanındaki faaliyetlerini de sürdürüyor. Özdemir, Fısıltı Haberleri gazetesinde İstanbul Temsilcisi olarak görev yaparken, Genel Yayın Yönetmeni ve duayen gazeteci Sabahattin Birinci yönetiminde ünlülerle gerçekleştirdiği haberler ve “Gezelim Görelim” köşesiyle de okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.

Gerçek görüntüler ile yapay zekânın buluştuğu, kadın dayanışmasını ön plana çıkaran “Enkaz” klibi, Selhan Özdemir’in güçlü yorumu ve Seda Avcı’nın yönetmenliğiyle çok konuşulacak yapımlar arasında yer almaya hazırlanıyor. Yakında tüm dijital müzik platformlarında ve klibiyle izleyicilerle buluşacak olan proje, “Selhan Melekleri” konseptiyle izleyenlere farklı bir hikâye sunmayı amaçlıyor.

Selin Bak’tan yeni polisiye roman: Pus

Polisiye edebiyatın dikkat çeken kalemlerinden Selin Bak, yeni romanı Pus ile okurları İstanbul’un karanlık sokaklarında nefes kesen bir soruşturmanın içine davet ediyor. Oğlak Yayınları etiketiyle yayımlanan roman, kayıp çocuklar üzerinden ilerleyen çarpıcı hikâyesiyle yalnızca polisiye gerilim sunmuyor; adalet, vicdan, ailelerin çaresizliği ve suçun toplumsal boyutunu da sorgulayan güçlü bir anlatı ortaya koyuyor.

Romanın merkezinde, beş yaşındaki Ali Asaf’ın gizemli şekilde kaybolması yer alıyor. Kayıp Şahıslar Bürosu’nda görev yapan Başkomiser Asya Sağlam ve ekibi, küçük çocuğu bulabilmek için zamana karşı yarışırken, soruşturmanın geçmiş yıllarda çözülememiş çocuk kayıplarıyla bağlantılı olabileceğini keşfediyor. İstanbul’un farklı ilçelerinde yaşanan kayıp vakalarının yeniden incelenmesiyle birlikte dosyalar tek tek açılıyor ve olay beklenenden çok daha büyük bir yapıya uzanıyor.

Soruşturma ilerledikçe ekip, yıllardır cevapsız kalan kayıp çocuk dosyalarının ardındaki karanlık izleri takip ediyor. Bir annenin umudu, kapanmış sanılan dosyalar ve yeni kayıplar aynı hikâyede birleşirken, Pus okuru hem gerilim dolu bir kovalamacaya hem de derin bir vicdan muhasebesine ortak ediyor.

Selin Bak, İstanbul’un farklı semtlerini ve sosyal çevrelerini ustalıkla kurgunun bir parçası haline getirirken, her bölümde gerilimi artıran yeni ipuçlarıyla okuru son sayfaya kadar merakta bırakıyor. Roman, “Kaybolan çocukların ardındaki gerçek nedir?” sorusunu merkeze alarak, suçun bireysel olduğu kadar toplumsal yönünü de gözler önüne seriyor.
1981 yılında Trabzon’da doğan Selin Bak, Erzurum Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Bölümü mezunu. Yaklaşık 25 yıldır sağlık sektöründe görev yapan yazar, hemşirelik mesleğinin kazandırdığı insan gözlemlerini polisiye edebiyatla buluşturuyor. Dedektif Dergi ve 221B Dergi başta olmak üzere çeşitli yayınlarda polisiye incelemeleri ve eleştiri yazıları yayımlanan Bak’ın öyküleri de farklı polisiye seçkilerinde yer aldı.

Yazarın ilk romanı Sonsuzluk Kapanı, Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar dizisinde yayımlanmış ve Başkomiser Asya Sağlam Polisiyeleri serisinin ilk kitabı olmuştu. Kitap, Kitap Kültür Yaşam Ödülleri’nde Yılın Polisiye İlk Romanı ödülünü kazanarak geniş yankı uyandırdı.
Başkomiser Asya Sağlam Polisiyeleri serisinin yeni kitabı Pus, sürükleyici kurgusu, güçlü karakterleri ve toplumsal duyarlılığıyla polisiye okurlarını İstanbul’un sisli ve karanlık yüzünde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Şebnem Özinal “Karanlıkta Kumpas” ile sahnede büyük ilgi görüyor

Başarılı oyuncu Şebnem Özinal, yeni sezonun iddialı tiyatro yapımlarından Karanlıkta Kumpas ile seyirci karşısına çıkmaya başladı. Şafak Sezer’in başrolünde yer aldığı, polisiye ile komediyi buluşturan interaktif oyun, sahnelenmeye başlamasının ardından tiyatroseverlerden yoğun ilgi görüyor.
Ali Erkan Ersezer’in kaleme aldığı, Ebru Kara’nın yönetmenliğini üstlendiği Karanlıkta Kumpas, sıra dışı hikâyesiyle izleyiciyi olayların tam merkezine taşıyor. Kar fırtınası nedeniyle dış dünyayla bağlantısı kesilen lüks bir dağ evinde işlenen gizemli cinayet, sahne boyunca gerilim ve mizahı bir arada yaşatıyor. Oyunun en dikkat çeken yönlerinden biri ise izleyicilerin ipuçlarını takip ederek telefonları üzerinden katili seçmesi.

Şebnem Özinal, oyunda Nurdan Boğaoğlu karakterine hayat veriyor. Evren’in uzun yıllar evli kaldığı ancak boşanma süreci devam eden eşi olan Nurdan, geçmişten gelen hesaplaşmaları ve gizlediği sırlarla hikâyenin en güçlü şüphelileri arasında yer alıyor. Özinal, karakterin duygusal gelgitlerini ve gizemli yönünü başarılı performansıyla sahneye taşıyor.

Yıllardır tiyatro ve televizyon projelerindeki başarılı oyunculuğuyla tanınan Şebnem Özinal, bu yapımda hem komedi hem de polisiye atmosferin içinde dikkat çeken bir karaktere hayat vererek sahnedeki deneyimini bir kez daha ortaya koyuyor.

Şafak Sezer, Zeynep Kankonde, Özgür Özgülgün, Burak Alkaş, Deniz Oral, Ömür Arpacı ve Bensu Begoviç’in de rol aldığı Karanlıkta Kumpas, güçlü oyuncu kadrosu, sürprizlerle dolu kurgusu ve seyirciyi oyunun bir parçası haline getiren interaktif yapısıyla sezonun en iddialı tiyatro oyunları arasında gösteriliyor. Gerilim ve kahkahayı aynı sahnede buluşturan yapım, Türkiye turnesiyle de tiyatroseverlerle buluşmayı sürdürüyor.