'Hiçbir uçak havada kalmaz', maçlar, müsabakalarda öyle. Biter, sona erer, sonlanır. Her şeyin mutlaka bir sonu var, öyle veya böyle. Hayat gibi. Hakemlik ömür boyu sürer, felsefesi, yaşam tarzı ile. Hakemlik yapmak, lisansını kazanmak şart olmalı, aslında. Hayat için. İlla ünlü olmak değildir ki marifet. Antrenörler için şarttı. Hakem kıyafetleri ile tam tekmil. Hakem maç raporlarının tam olması da gerekirdi. Oynanmayan, ertelenen maçlar da sayılmazdı. 'Üç orta beş yan' mecburiyeti vardı. Şimdi yok galiba. Neden ? Üç maçta düdük çalmaları, beş kez eline bayrağı alıp yan yan koşmaları şimdiki adıyla, yardımcı hakemlik yapmaları gerekirdi. Hal böyle olunca maçlarına çıkan hakemleri, anlamaya çalışır, empati yaparlardı. Boşuna kendilerini sinir etmezlerdi yani. İzmirspor'un golcüsü, gördüğüm izlediğim en iyi santrforlardan, hava hakimiyeti harika, muhabbeti de güzel Kadri Özateşler'e yardımcı hakemlik yapmışlığım vardır. Kafa vuruşu deyince Sadullah Acele, Behiç Basatuğrul, Rıza Tuyuran kaptanlarımı da es geçemem, haksızlık olur. Hüseyin Hamamcı hocam da mesela. Türkiye'nin ilk kadın profesyonel lig hakemi Elmas Arabacı hocama, hiç gocunmadan yardımcılık yapmıştı. Bazıları pek havalıydı da. İki dönemlerinin ünlüsü. Hamamcı, Karşıyaka'nın iyi futbolculardandır, teknik adam oldu, büyüdü, nice şampiyonluklar yaşadı, yaşattı. Hala o günler özleniyor. O, 3+5'in çok yararı olmuştur. Seyirciye şirin görünmek için saçma sapan nedenden ötürü sahadan atılmadı mesela. Büyük cezalar almadı, takımını yalnız bırakmadı, ceza almadı. Bu kadar basit, işte. Şahsımın lafıdır 'Her nefs hakemliği yaşamalıdır'. Evet aynen öyle. Hakemlik yapan, sosyal alanda da başarılı olur, insanları çözer. Öne çıkma, tanınma, torpil anlamında değil, hakkıyla. Üç hakem kardeşim, birlikte maçlara çıktığım iyi ve güzel insanlar. Diyeceksiniz ki hakemin iyisi mi olur. Olur insanlığı iyiyse, olur. Normal yaşam, sahaya yansır. Hepsi, çok başarılı, çok iyi demek değil tabi. Hayat bu, beş parmağın beşi de bir mi, aynı mı ? Kardeş kardeşe benzemez ki. Huy, karakter, kişilik ile. Aynı terbiye verilse bile, farklı olurlar. Hayat şartları, aile içindeki çalkantı değişik yansır. En az otuz kişi, farklı aile, kültür, yapı, kişilik, türlü türlü insanlar. Tepki, beğenmeme, bir topun peşinde. Azami ve de asgari bir yerde buluşmaları gerek. Mesele sadece kazanmak değil. Geleceğe hazırlanırken, o anı yaşamaktır. Hakemlikte de oyunculukta da. İlerleyen yıllara da mutlaka yansır, bu edep, yetişmişlik. Eray Büyük, Mustafa Kaçaro, Fatih Uğur Keleş. O havayı soludular hala sporun içindeler, yaşam tarzları oldu ya. Sosyal oluşumların içindeler, gördükleri, yaşadıkları adalet duygusu ile çalışmalarına devam ediyorlar. İkisi yönetimde, biri de başkanlık istiyor. Hayırlısı uğurlu olsun, Allah utandırmasın.

'HAK EDEN', 'HAKKINI VERECEK' KAZANSIN

Eray Büyük; hayat arkadaşı Hülya, evlatları Murat ile Eren. Mersinlispor'un tüm kategorilerinde oynadı, kaptandı. Sıdıka Rodop Lisesi orta kısmı ile Atatürk Ticaret Lisesi futbol takımlarında da formayı kaptı. 8 yıl futbol hakemliği yaptı. Çamdibispor'da kulüp başkanlığı, yöneticilik, antrenörlük, BASK'da 5 yıl yöneticilik yaptı. 14 yıldır da İzmir ASKF'de başkan yardımcısı, Bornova Yeşilova ile Bornova 1881'de hizmet verdi. 1989'da kurulan İZSMMMO'da, Mehmet Kuzu başkanlığındaki yönetime seçildi. Mustafa Kaçaro; hayat arkadaşı Selda, evlatları Lara ile Mira. 1 numaradır, İzmirspor alt yapısından. 12 yıl Sümerbank'ın kalesini korudu. Hakemlik yaptı, yıllarca. 5 yıldır da Bayraklı Masterler'de 1 numara sırtında. Masterlerde, turnuvalarda, hazırlık maçlarında hakemliğe devam ediyor. 2020'de kurulan EBMŞD'de Nurettin Azlal başkanlığındaki yönetime seçildi. Fatih Uğur Keleş; hayat arkadaşı Emel, evlatları Asel Ada ile Eylül Ece. 18 yıllık hakemliği var, 10 yıldır da gözlemci. 12 yıllık da sendika yöneticisi. 2011'de kurulan DMS'nin gelecek ay, kongresi var. Tevfik Gürgen ile başkanlık yarışında, tatlı rekabette. Haksızlık adaletsizlik olmasın istemem. Tüm isimleri yazmak, takdir etmek gerek. Tamam tanıdıklarım var ama da. İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası; Mehmet Kuzu, Namık Peker, Ali Yenidoğan, Mustafa Yılmaz, Murat İrem, Aslı Tengiz, Seda Şahin, Müfit Yıldırım, Ertuğrul Davudoğlu, Kenan Hepsevigen, Hüseyin Özer Diker, Murat Yaylacık, Eray Büyük, Pervil Koç, Şahyan Karahan, Eren Erkan Gündüz, Ozan Yelboğan. Ege Bölgesi Makam Şoförleri Derneği; Nurettin Azlal, Erdoğan Ak, Selahattin Acar, Ersin Dinler, Tezcan Yavuz, Aynur Sofular, Mustafa Kaçaro, Nail Güzelsoy, Vechi Gürkan, Ahmet Sert, Atalay Algül, Bilal Uslu, Hüseyin Fırat Vardarlı, Levent Çağdaş, Kenan Atak, Ali Karslı, Murat Çan, Ahmet Evren Kuşsever, Miraç Gülmez, Süleyman Cilasun, Berkant Moralıoğlu, Uğur İncir, Cemal Arslan, Burak Can, Engin Kum, Hüseyin Şekerli. Devlet Memurları Sendikası 1 Nolu Şube: Adaylar; Tevfik Gürgen - Duygu Çalık, Yüksel Aldere, Emrah Durmuş, Âdem Karabalık. Fatih Uğur Keleş - Nur Yalçın, Refik Akarı, Ercan Çetiner, Hülya Özdinç, Nadir Kaya. Liyakatli ve de torpilsizlere ihtiyacımız çok. Tanıdığım, tanımadığım tüm dostlara başarılar, kolaylıklar diliyorum. Son düdük çalmadan da hakkını vermek, hakkettiğine kavuşmak gerek. 'Hak verilmez alınır' tamam da. 'Hak eden' ve de 'Hakkını layıkıyla verecekler' göreve, sevgi ve saygılarımla.