Her yerimiz, her şeyimiz yabancı. Birbirimize yabancı kaldığımız yetmezmiş gibi. Sokaklarda caddelerde şöyle bir bakın dükkân, mağaza isimlerine. Hepsi yabancı. Türkçesi çiçek, sevgi, kuş, aşk, sevda, güzellik filan ama. Yabancı, hangi dil olursa olsun. Yabancı isim koyunca, çok satacak, işleyecek, dükkânı batmayacak inancı. Yıllardır böyle, yabancı hayranlığı mevcut. Bünyeye yapıştı kaldı. Sanki onlar bizden daha dürüst, namuslu, onurlu, pirüpak ve de temiz. Geçiniz. Tamam çoğu şeyleri bizden daha iyi olabilir. Sokakları, caddeleri bal dök yala olabilir. Öyle deniyor ama oraları da ortaya karışık. Bizim yerler niye kirli? İşte o gittiği yabancı kenti övenler yüzünden, sayelerinde. Kendi sokağına tükürür, kapısının önü pistir. Süpürmez, bekler. Başkasından, belediyeden. Daha çok beklersin. İşte bu yabancı hayranlığı tam gaz devam. Özellikle futbolda her yerde, yabancı oyuncu. 1.Lig'de bile. Bizimkiler mi? Yedekte ya da ekranda kendi maçını izler. Kader değil bu. Adına 'Süper' denen ligimizin adı bile yabancı, süper nece? Stat adı da. Sponspor adı hadi neyse de. Ya yabancı hakem hayranlığına ne demeli. Sanki bizden daha dürüstler. Utanıyorum, tiksiniyorum. Ne işi var derbide yabancı hakemin. Tamam bizim evlatlar yetersiz kalabilir ama yetiştiren sizlersiniz. Torpille, ağam paşamla buraya kadar. Lastik patladı artık. Derbi deniyor, o bile yabancı. Kadro yabancı dolu, en iyisi mi komple yabancı kalalım. Aslında kendi ülkemizde, biz yabancı kaldık. En iyisi, biz yerliler olarak. Bırakalım hepsi yabancı olsun da. Rahat edelim. Kendi hakemine sahip çıkmayan, ilk istekte teslim olan TFF Başkan ve üyeleri de yabancı olsun. Yetmez, MHK başkan ve üyeleri de bizden olmasın. TFFHGD derneğim, adında hakem kelimesi var ama. Hakemle alakası yok. Sahip çıkmaz ki, otursunlar yeter ki. Ya Rab ne günlere kaldık. TFF, hakemlerin, futbolcuların TFF'si idi. Ya şimdi, iki kulübün sadece, birkaç kulübün de o kadar. Kafalarına göre takılıyorlar işte. Bugün böyle, yarını bilemem.
HAKKINIZI HELAL EDİNİZ
Hakem kardeşlerimin üzerinden kapıyı kilitlediler, tutsak kaldılar bu çağda. Çıkamadılar, havluyla, terlikle kaldılar. Biri isyan etti sadece. Rica, minnet açıldı. O kapı önce kapandı sonra açıldı ama. Şimdi bizim evlatlarımıza kapı kapandı, elin yedi kat yabancısına ardına kadar açıldı. Gelsinler bakalım. Umarım inşallah Türk hakemlerine muhtaç kalırsınız. Mum olursunuz. Maçın TFF'deki duyurusunu gördünüz mü peki? Yardımcıları da yabancı. Öyle olacak tabi, kimle rahat ederse öyle. Temsilcisi, saha komiseri, sağlık görevlisi de yabancı olsaydı ya. Tam bir rezalet, ekip işiyse bu işler. Neyse ki 4. hakem bizden, yerli, T.C. vatandaşı bir Türk, şaşırdım, Kadir Sağlam. Futbolcunun sakatlanması için hiç beklemedim, istemedim, ekmek parası çünkü. Ama yabancı hakemde maçı yönetemeyecek, tamamlayamayacak kadar. Hafif bir çekme olmasını bekliyorum. Fesatlık, kıskançlık değil bu. Temenni ediyorum, kötü anlamda değil. Dördüncü hakem yerine geçecek ya ondan. Muhtaçlık meselesi. Dördüncü hakem de yabancı olsaydı, hatalı atama. Beğenin beğenmeyin bu ülkeden neler çıktı neler. Sulhi Garan, Hilmi Ok, Muvahhit Afir, Müşfik Talaz, İbrahim Fırla, Avni Yelkenbiçer, Orhan Cebe, Doğan Babacan, Hüsnü Özdemiroğlu, Halil Erdoğan, Hakkı Gürüz, Hilmi Özyarar, Abidin Ural, Mustafa Erek, Fehmi Pazarcı ve daha niceleri. Allah gani gani rahmet eylesin, mekânınız cennet olsun. Hakeminize hep sahip çıktınız, dimdik durdunuz. Ezdirmediniz. Hakkınız ödenmez, helal ediniz. TFF başkanları da öyle, çoğu yani. Kemikleriniz filan sızlamasın. Doğru yolu bulacaklardır, eninde sonunda. Benim anlamadığım, içimde garip bir his var. Kar yağışı olacak maç akşamı. İzlemeyeceğim, özetine bile bakmayacağım. Hala anlamıyorum. Biz DAL'da bile hakkımızı aradık, bulduk. Hakem mi doğdunuz, ölene kadar mı yapacaksınız? İki büyük derbi ve diğerleri, diğer maç olayını ispatladınız. Çıkmayın, çıkmayıverin maçlarınıza iade edin. Ölür müsünüz? Yabancı hakem 'go home' olsun, ekibiyle. Beyaz saha, beyaz hava ama kara gece hem de kapkara. Türk hakemliği ölmüştür. Ümüğünü sıkanlar, utansın. Son delikanlılar şimdi, başka yerde rahmetle, şükranla. Ah bir dönseler de bu işler nasıl yapılır gösterseler. İğreniyorum, şu ortamdan. Gaflet, dalalet hatta hıyanet, ah bir de olsa adalet. Gerisi de teferruat. Güzel günler göreceğiz diyeceğim ama. Ey hakem kardeşlerim siz bu kafayla giderseniz, sonu daha kötü. Karar sizin. Bunun VAR'ı da yok. Bari bizlere sorsaydınız, her şeyi soruyorsunuz da.