İnsanoğlu bi tuhaf. Bir şeyin değerini illa kaybettikten sonra anlıyor. Bak yıllardır bas bas bağırıyor bilim adamları. Ne diyor? İklim değişikliği diyor, kontrolsüz nüfus artışı diyor. Yanlış tarım, hoyrat tüketim diyor. Var mı bi gelişme? Patlıyor mu flash? Yok be nerde. Ne zaman kafamıza "dank" ediyor biliyor musun? Musluğu açıp "tıss" sesini duyunca. Napalım. Su bitmiş işte. Mevlam vermeyince vermiyor. Vermiyor ağam da, sen de artık kendini Norveç'te yaşıyor sanmasan. Azıcık önlem alsan. Korkma iş işten geçmiş değil Hala bir şansımız olabilir. Ama tribünlere oynayarak değil, elini taşın altına sokarak. Şükür ki hala su fakiri ülke değiliz.

Türkiye'ye ortalama yılda 1300-1500 m³/kişi/yıl yağış alıyor. Dünya standartlarına göre bu rakam 2000 m³/kişi/yıl'ın alına düşerse " dikkat"
1000 m³ m³/kişi/yıl'ın altına inerse "hadi geçmiş olsun." Artık o iş oradan zor döner. Yani kardeşim tehlike kapıda bangır bangır bağırıyor "Geliyorum" diye Hani TV'lerde birileri diyor ya "kış yağışları gelecek, dertler bitecek.

İNANMA

Evet kış yağışları gelecek, musluktan belki su akacak. Ama o barajlar iki günlük yağmurla dolmayacak. Taşmayacak. Seneye su seviyeleri daha da aşağı inecek. Öbür sene daha da aşağı. Tek koşul. Su tasarrufu yapar, baraja gelen sudan daha az su kullanırsak. Eee. Nasıl olacak o? Önce bir bilinç.
"Dedemde böyle yapıyordu" diye hava attığın o vahşi sulamayı bir bırakacaksın. O zaman ülke nufusu 50 milyondu. Şimdi 100 milyon. Hem deden yılda tek ürün ekiyordu. Sen 3-4.
Akıllı digital sayaçlarla sulama yapacaksın. Bak Menderes Ovası'nda geçen yıl sadece 22 gün süren sulama bu yaz 70 günü aştı. Su tüketimi günlük 1 milyon m܆³'ten 330 bin ³'e indi. Bilime, teknolojiye uyacağız. Yeraltı sularına da sahip çıkacağız. İzinsiz sondaj yok. Gerekirse "Orman Kanunu'na benzer bir kanun çıkaracak, ruhsatsız sondaj vuran firmanın aracına el koyacaksın. Cezaları artırıp denetimler sıklaştıracaksın.

ÇALANA AF YOK

Üretici tasarruf edecek, sen havuzlarda sefa mı süreceksin? Yok öyle yağma. Sen şu işe bi el at bakalım. Gökyüzü veriyor. Yağan rahmet denize akıp gidiyor.
Zaten gitmezse ortalığı sel basıyor. Bi yağmur suyu biriktirme işine mi girsen artık. Yeni bina ve sitelere yağmur suyu biriktirme tesisi yasal mecburiyet haline getirilmeli, projelerinde olmayan yerlere inşaat ruhsatı verilmemeli. Bahçe sulama, merdiven yıkama gibi işlerde bu sular kullanılmalı. Turizm amaçlı olmayan havuz ve villaların yapımı zorlaştırılmalı. Ek vergi düzenlemeleri getirilmeli. Eee. Bunların hiçbiri seni bağlamıyor dimi. Evde çamaşır makinesinden, duş sürelerine, diş fırçalamaya kadar pek çok önlem alabilirsin. Japonya'da lavabo suyunu rezervuara bağlayan sitemler var? Düşün bi günlük su tasarrufunu ülke genelinde. Maalesef deniz bitti kardeşim. Musluğu açtığında "tıs" sesi duymak istemiyorsan. Çocuklarına çöl değil orman bırakmak istiyorsan. Seçenek değil mecburiyet kardeşim. Unutma. Su vatandır. Suyuna sahip çık.