Amatör kümelerdeki kötü örnekler yetmiyormuş gibi. Üstüne bir de adına süper lig denende öyle aymazlıklar yapılıyor, yaşanıyor ki. Kötü örnek oluyorlar. Toptan, insandan anlamayan, empati yapmayan o kadar çok yönetici var ki. Arkadaş seçme yapıyor, balık halinde mezgit açık artırmasına giriyor sanki. Diğerlerinin yanında iken, soyunma odasında giriyor. Odaya girilmez, kural bir. Birine 'sen kaç para istiyorsun' diye soruyor. Diğerleri de öyle bakıyor. Başka soracak yer mi bulamadın. Sorulan ne cevap verirse, diğerleri de aynı meblağı istemesi dışında başka bir şey beklenir mi? Bu soru adalet veya eşitlik de getirmez. Tam tersi, eşyanın tabiatına aykırı. İhale değil bu, tek tek ayrı ayrı konuşursun. Daha başka o kadar enteresan şeyler, laflar, icraatlar duyuyorum ki, yaşıyorum ki. Geçmişin efsane yöneticilerine rahmet okuyorum. 

ENİS, VOLKAN, HALİL UMUT

Gelelim Süper'imize. O ligde ne olursa, olumsuzu ama mutlaka amatör kümelerde yaşanır. Kötü örnek olurlar, bu böyle. Boğaz sıkan olmasa bari. Envai çeşit topçu. Futbolcu demiyorum, daha top oynama, top dürtükleme aşamasındalar. Sporcu olmaları da çok zor. Trabzonspor-Beşiktaş maçı. Hakkıyla yendi Karadeniz Fırtınası. BJK'li, 3-0 yenik takımı rakibinin boğazını sıkıyor. Kocaman parmaklarının izi bile belli. Kanamış gibi, kan oturmuş, cilt altına akmışi. Bu kadar da olmaz ki. Aynı hırçın arkadaş, savuruyor rakibini, topa sahip oluyor sözüm ona. Vuruyor, gol. Bir de 'ben ne yaptım ki' der gibi melül melül bakıyor. Eller kollar havada. Hakem Volkan Bayarslan VAR'a bile gitmeden golü iptal ediyor. Net faul, haksız gol. Niye atmadı? Diyecek olursanız. Atması gerek. 3-0 yenikler içlerinden bir mutlaka kahraman çıkacak. Hakeme yıkacaklar. Aslında sahadan atmaya değmez. Takıma, kulübe ceza olur. O futbolcuya dolar üzerinden para cezası vereceksin, okkalı. Bak bir daha yapıyor mu? Seyirciyi, kulübü, arkadaşlarına ceza vermeye gerek yok, ihraç etmekle. Yönetmeliklere konur mu, kanunen, resmen dolar üzerinden para cezası, bilemem. Ama sportif olarak şart., olmalı. Volkan Bayarslan ile bizim İzmir Seçuklu Halil Umut Meler Fenerbahçe-Antalyaspor maçında çok güzel avantaja bıraktı. Sabrettiler, gitti gol oldu. İşte hakemlik dedirtti, helal olsun. Tebrik ediyorum Volkan ile Halil Umut'u. 

HAYDİ KAF SİN KAF

Yine bizim Trabzonspor'a gönderdiğimiz, Enis Destan beni delirtti. Fikri Altay'da yetişti Altınordu'da yıldız oldu da. Karadeniz ekbine gitti. O ne öyle, afra tafradır arkadaş. Nerde Altınordu'daki kibar, sportmen Enis, hani destan yazardı. Süper Lig'de başka bir şey mi geçerli? Kilo almış, kondiyon yok daha oluşmamış. Her pozisyonda hakemin yanında. Sana ne be Enis, seyirciye şirin görünme sevdasını bırak. Sanki Trabzonspor'un hakkını savunuyor. Git sen yerine, yetişemiyorsun sonra. Bir dost tavsiyesi, kaybolup gitme sonra. Bunu kimse yazmaz, söylemez. Sen bilirsin. İkide bir saçlarını düzeltmekten, oyununa bakamadın. Eğer 3-0 yenmek yerine, yenilseydi takımın, haftaya sahaya çıkamazdın. Arada kaynadın gitti. Gelecek haftalara bak artık. Gelecek yıllara bakma da. Geçmişi arar kalırsın. Bir de güzel haber vereyim, bu sene olacak. Çok umutlandım. İkide iki yapan Karşıyaka'yı yürekten kutlarım. Çıksın artık şu 2.Lig'e. 2'ye bile hasret kaldık. Neyin sınavı bu Allah'ım. Mustafa abim Mustafa Baykara için oynayın. O bile, tek isim bile motive olmanız için yeterli. Haydi yolunuz açık olsun, attığınız, vurduğunuz gol olsun, puanlar olsun. İzmirli olarak en büyük dileğimdir açık ve net haydi Karşıyaka...