Pandemi dönemi dünyaya tarımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. İnsanların evlerine kapanmak zorunda kaldığı o karantina günlerinde sağlıklı bir çevrede bir yaşamak, katkısız beslenmek, kendi yiyeceğini yetiştirmek ve doğaya dönmek sıkça tartışılır, konuşulur oldu.

Dünyanın teknoloji devlerinin pandemi sürecinde satın aldığı topraklar, Afrika kıtasında henüz tarımla tanışmamış verimli topraklara olan yatırımcı ilgisi derken toprağa yatırım her zamankinden daha fazla kazandırdı.

İklim değişikliği ile mücadele konusunda birkaç hatırı sayılır iyi örneğin dışında geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak bir girişim olmaması bu meseleye kafa yoranları daha da düşünceli hale getiriyor.

Mevsimlerin değişmesi, mevsim normallerinin unutulması, aşırı yağışlar ya da aşırı kuraklık gibi sorunları yakın gelecekte çok daha fazla göreceğiz, hissedeceğiz. Bu süreçte dünyada temiz ve sağlıklı suya erişim giderek zorlaşacak. Türkiye de su kıtlığı açısından alarm veren ülkeler arasında.

Çok detaylı düşünmeden, gönül rahatlığıyla açtığımız çeşmelerden akan suya erişimin tam anlamıyla bir probleme dönüşeceği günler yakın. Bodrum, Marmaris, Çeşme, Fethiye, Datça gibi tatil merkezlerinde yoğun sezonda, yaz aylarında yaşanan elektrik ve su kesintileri ile doğal kaynaklara erişimin neredeyse imkansız hale dönüşmesi üzerinde düşünmemiz gereken konulardan.

BARAJLAR KURUYOR

Bodrum’a su sağlayan içme suyu barajının tamamen kuruması ilçede yaşayan yüzbinlerce kişinin bu sorunu yeniden fark etmesini, görmesini sağlasa da su tasarrufu konusunda kat etmemiz gereken uzunca bir yol var.

Su tüketiminin azaltılmasına yönelik büyük çaplı girişimler olsa da dünyadaki vahşi tüketimin önemli bir bölümüne ilişkin hala emekleme aşamasındayız. Gelişen teknolojilere bağlı olarak tüketimi azaltmaya yönelik adımlar atıldıkça ve bu teknolojiler dünyanın dört bir yanına ulaşabildiği ölçüde çözüme yaklaşmak mümkün.

En çok su tüketen sektörlere bakıldığında vahşi sulamaya bağlı olan tarım sektörü ile tekstil sektörü öne çıkıyor. Bu iki sektör dünyadaki su tüketiminin çok önemli bir bölümüne tek başına sahip maalesef.

Özellikle sosyal medyada karşınıza çıkmıştır. Bir adet salatalık üretmek için harcanan suyu gösteren grafikler çok masum bir sebze ya da meyvenin üretim sürecinde onlarca litre su harcanmasının doğaya verdiği zararı da gösteriyor başka bir bakış açısıyla.

Bir hamburgerin doğaya maliyeti ya da bir tişörtün üretilmesi için geçen süreçte harcanan su miktarı çok şey anlatıyor tek başına.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından altıncısı organize edilen Fashion Prime Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı’nda düzenlenen ‘Meradan Podyuma’ defilesi bütün bu küresel soruna verilebilecek en özgün önerilerden birini yansıtıyordu.

Tasarımcı keçe sanatçısı Ayfer Güleç’in imzasını taşıyan Mera İzmir projesindeki küçükbaş hayvanlardan elde edilen keçelerle yapılan tekstil ürünleri susuz tekstil için şahane bir öneri. Mera hayvancılığını teşvik eden, bölge ekosistemi ile uyumlu tarım yapmak mümkünken, aşırı su tüketen vahşi tarım ve hayvancılıktan uzak durmak iyi bir seçenek olabilir.