Toplum olarak nerede ve hangi zamanda yaşadığımızın farkında değiliz. Dilimize pelesenk olmuş içi boş tabirlerimiz var bizim;

- Nerede o bayramlar?

- Nerede o fuarlar?

Evet, artık ne o bayramlar var, ne de fuarlar. Çünkü devir değişti, hayatlar yeni evrelere dönüştü, alışkanlıklar başkalaştı ve bizler büyüdük.

Bakın, 26 Ağustos Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Büyük Zafer'in ardından Ege'nin il ve ilçelerinde Kurtuluş Günleri kutlanıyor. Uşak, Balıkesir, Manisa, Aydın ve onlarca ilçe...

İzmir'de Ödemiş, Tire, Bayındır vesaire...

Hangisinden coşku içinde haberimiz oldu? Gazetelerde birkaç satırlık haberler. Dostlar alışverişte görsün kabilinden... Televizyonlarda ise tek kelime yok... Varsa yoksa ABD-İran savaşı, Trump ne demiş, kim kimi öldürmüş...

Yahu nerede kurtuluş günlerimiz bizim. Düşmanı önüne katıp kovalayan ve 9 Eylül'de İzmir'den denize döken Ordumuz ve Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başarıları. Sanki 30 Ağustos'ta zafer, hooop 9 Eylül'de denize dökülen düşman...

KOPUKLUK YOK MU?

Sizce filmde arada bir kopukluk yok mu? "Olmaz mı?" dediğinizi duyar gibiyim... O halde milli bayramlarımızı hiç olmazsa gerektiği gibi kutlayalım.

Gelelim 3 gün önce kapılarını 95. kez açan Arzıulusal İzmir Fuarı'na...

"Arzıulusal" da neymiş dediniz değil mi? 1923'te Atatürk'ün emri ile Yerli Malları Haftası, 1927'de 9 Eylül Sergisi olarak temelleri atılan İzmir Fuarı'nın ilk resmi ismi... 1934'te dönemin İzmir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz'un ön ayak olması ile uluslararası boyuta taşınması...

Ve ilerleyen tarihlerde dünya devletleri ABD, SSCB, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya... Devlerin yanında küçükler de var tabi...

ABD ve bugünkü Rusya uzay teknolojilerini, diğerleri de ulaşımdan otomobillere, yaşamsal ihtiyaçlara, tv, buzdolabı, çamaşır makineleri v.s. sergilerlerdi. Bizler çocuktuk, mini trene binmek ister, aynalarda şekilden şekle giren suretimize güler, bugün artık olmayan lunaparkta korku tüneline girmekten korkar, ama yine de girerdik...

Hele hele bugün artık çoğu toprak olmuş sanatçıların, gazinolarda dev kadroları ile boy göstermeleri de ayrı bir vakıaydı....

Çocukluğumuzun bu fenomenleri artık yok... Ama adı sanı üstünde gurur duymamız ve yaşatmamız gereken bir İzmir Enternasyonel Fuarımız hala dimdik ayakta...

"Nerede o fuarlar, nerede o bayramlar?" diye hayıflanmak bize yakışmaz. Daha iyisini istemek biz Cumhuriyet nesilleri olarak bir görevdir...

Tıpkı Bilge Kağan'ın dediği gibi. "Ey Türk. Titre ve kendine dön!"

Yarın 9 Eylül İzmir'in düşman işgalinden kurtuluş günü. Masum, mahzun ve güzel İzmir'imize ve Türk Milleti'ne kutlu olsun...

Kurtuluş Savaşı'nı Samsun'dan başlatarak, İzmir'de zaferle noktalayan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, erinden zabitine Şanlı Türk Ordusu'na selam olsun. Şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum.