
HOLLANDA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN BİR MÜZİK HİKÂYESİ: ALEVAHU’DAN “YALAN”
Aslen Kütahyalı olan AlevAhu Hollanda’da doğdu. Dedesi 1960’da Hollanda’ya geldi. Anne babası 1980’den beri Hollanda’da yaşıyor. Yaşamını Hollanda’da sürdüren AlevAhu, çocukluk yıllarından beri içinde taşıdığı müzik hayalini “Yalan” adlı ilk single çalışmasıyla gerçeğe dönüştürdü. 11 Eylül 2026’da tüm dijital platformlarda yayınlanan şarkının resmi müzik videosu ise 4 Eylül’de dinleyiciyle buluştu.
AlevAhu’nun “Yalan”ı; aşk, hayal kırıklığı, ihanet ve geride bırakılan bir ilişkinin ardından söylenen duygusal bir veda üzerine kuruluyor. “Ziyan oldum bir gün görmedin” sözleriyle başlayan şarkı, yaşanan kırgınlıkların ardından geriye kalan duyguları anlatırken, nakaratta ise yalana ve hayal kırıklığına karşı net bir duruş ortaya koyuyor. Şarkının söz ve müziği Eren Birbey Yaşar’a, aranjesi Boran Sahan Çelik’e, mix ve mastering çalışması ise Ege Coşkun’a ait.
AlevAhu, müzikle kurduğu ilişkiyi yalnızca bir şarkı söyleme deneyimi olarak görmüyor. Onun için her şarkının kendine ait bir hikâyesi bulunuyor ve önemli olan bu hikâyelerin dinleyicide farklı duygulara karşılık bulabilmesi. “Yalan” da bu anlayışla, dinleyenlerin kendi hayatlarından bir parça bulabilecekleri bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Hollanda’da eğitim alanında okul kalitesi ve eğitim süreçleri üzerine çalışan AlevAhu, kariyerinde okul yöneticiliği ve eğitim koçluğu gibi görevlerde de bulundu. Türkçe, Felemenkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca olmak üzere beş dil konuşan sanatçı, farklı kültürler arasında kurduğu iletişimin müzik yolculuğuna da yansıdığını ifade ediyor.
“Yalan”ın video klibinde yönetmenlik ve kurgu M. İlkay Tapik, görüntü yönetmenliği Serdar Öztürk, ışık çalışması Semih Tekeli tarafından gerçekleştirildi.
AlevAhu, Hollanda’da yaşayan ve kökleri Türkiye’ye uzanan bir sanatçı olarak müzik aracılığıyla farklı coğrafyalardaki dinleyicilere ulaşmayı hedefliyor. “Yalan” ise bu yolculuğun ilk adımı olarak dikkat çekiyor.
Şarkı: https://youtu.be/CKU-cXTZ6Aw
Instagram: https://www.instagram.com/alevahu.official/

AZRA NEŞE CANBOLAT’TAN YENİ TEKLİ: “AŞK SUYU” DİNLEYİCİYLE BULUŞTU
Eserlerini dinleyiciyle buluşturmaya devam eden besteci ve müzisyen Azra Neşe Canbolat, yeni teklisi “Aşk Suyu”nu tüm dijital platformlarda yayımladı. Söz ve müziği Canbolat’a ait olan çalışma, aşkın yanı sıra hayatın içindeki kırgınlıkları, karşılaşamama hâlini ve çevresel etkilere karşı duyulan çaresizliği anlatan sözleriyle dikkat çekiyor.
Pop türündeki “Aşk Suyu”nun düzenleme, mix ve mastering çalışmaları Emre Altay tarafından gerçekleştirildi. Şarkının yönetmenliğini Göktürk Koç üstlenirken, kapak tasarımı Burak Duman imzası taşıyor. Çalışmanın klibinde Taner Aydın ile Kayra Bircan Altay Aydın cast kadrosunda yer alırken, keman performansında Nadire Merve Köksal bulunuyor.
“Aşk Suyu”nun sözlerinde düzensiz bir ruh hâliyle başlayan anlatı, zamanın geçişi ve hayat karşısındaki sorgulamalarla devam ediyor. “Sarmaş dolaş sarılamadık / Aşkım diye bağıramadık” sözleriyle aşkın yaşanamayan tarafına vurgu yapan eser, “Kem gözlerden kaçınamadık / Aşk suyuyla yıkanamadık” dizeleriyle de şarkının ana duygusunu tamamlıyor.
Azra Neşe Canbolat’ın söz ve müziğini üstlendiği “Aşk Suyu”, sanatçının kendi bestelerini dinleyiciyle buluşturduğu çalışmalar arasında yerini aldı. Tekli, başta Spotify olmak üzere dijital müzik platformlarında dinlenebiliyor. Şarkının video çalışması ise YouTube üzerinden izlenebiliyor.
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=AoU7qf29duE
Spotify: https://open.spotify.com/track/4NxkrmjXjhHfgKxJmaOEDN
Azra Neşe Canbolat Instagram: https://www.instagram.com/nesecanbolattt/

BUKET SASUNLU’DAN İLK BESTE: “AŞK SENİNLE OLSUN” AŞKIN DUYGUSUNU MELODİYE TAŞIYOR
Şiir ve şarkı sözü yazarlığıyla uzun yıllardır üretimlerini sürdüren Buket Sasunlu, söz ve müziği kendisine ait ilk bestesi “Aşk Seninle Olsun” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Duygusal anlatımı ve romantik sözleriyle dikkat çeken eser, sevginin tamamlayıcı gücünü anlatan bir aşk şarkısı olarak müzik yolculuğunun ilk adımı olma özelliğini taşıyor.
Buket Sasunlu, müziğe yönelme hikâyesinin oldukça doğal bir anda başladığını anlatıyor. Bir yolculuk sırasında radyoda dinlediği şarkıların kendisinde beklediği duygu ve anlamı uyandırmadığını fark ettiğini söyleyen Sasunlu, o an yıllardır kaleme aldığı şiirleri ve şarkı sözlerini bestelemeye karar verdiğini ifade ediyor. Böylece ilk bestesi “Aşk Seninle Olsun” ortaya çıktı.
Sözleri sevdiğine adanmış bir kalbin özlemini, umudunu ve bağlılığını anlatan şarkı, “Kalbim bozuk bir saat gibi sende durdu” ve “Kuruyan çiçek bahçemin yağmuru sensin” gibi güçlü ifadelerle romantik bir hikâye kuruyor. Nakaratta yer alan “Canını canıma koy, seninle hayat bulsun, kaderim sana yazılsın, aşk seninle olsun” sözleri ise eserin en dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.
Sasunlu, bu şarkıyı birbirini gerçekten seven, hayatı birlikte güzelleştiren çiftlere ithaf ettiğini belirtiyor. Hatta eserin düet versiyonunu hazırlarken şarkıyı Seda Sayan ile Çağlar Ökten’in birbirlerine söylüyormuş gibi hayal ettiğini dile getiriyor. Sanatçı, ilerleyen dönemde tamamlanacak diğer besteleri için de farklı sanatçıların yorumuna yakışacağını düşündüğü projeler üzerinde çalıştığını söylüyor.
“Aşk Seninle Olsun”, Buket Sasunlu’nun söz yazarlığından besteciliğe uzanan üretim serüveninin ilk adımı olarak öne çıkarken, dinleyicilerden gelecek yorumların da bu yolculukta kendisi için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Şarkının yayınlandığı YouTube videosunda izleyicilere “Sizce bu şarkıyı hangi sanatçı söylemeli?” sorusunu yönelterek müzikseverleri fikirlerini paylaşmaya davet ediyor.
Buket Sasunlu’nun ilk bestesi “Aşk Seninle Olsun” YouTube’da dinlenebiliyor. Şarkıya ve sanatçının paylaşımına şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=rWv6gTgc6tA

ELİF AKÇAY: PSİKOLOJİDEN EKRANLARA UZANAN IŞILTILI BİR YOLCULUK
Henüz 22 yaşında olmasına rağmen hem akademik hayatında hem de sanat dünyasında kararlı adımlarla ilerleyen Elif Akçay, ekranlarda yükselen genç oyuncular arasında dikkat çeken isimlerden biri olmaya hazırlanıyor. Çerkes kökenli genç oyuncu, disiplinli yaşam tarzı, spor geçmişi ve oyunculuğa duyduğu tutkuyla kariyerini sağlam temeller üzerine kuruyor.
Bu yıl psikoloji bölümünden mezun olan Elif Akçay, eğitim hayatını her zaman ön planda tuttu. Üniversitenin ilk iki yılında oyunculuk ve modellik çalışmalarına ara vererek tüm odağını akademik başarısına yöneltti. Ancak çocukluk yıllarından beri içinde taşıdığı sanat tutkusu onu yeniden kamera karşısına taşıdı ve üniversitenin üçüncü sınıfında profesyonel oyunculuk serüveni başladı.
Spor, Elif Akçay'ın hayatında her zaman önemli bir yere sahip oldu. Ortaokul ve lise yıllarında uzun süre atletizmle ilgilenen Akçay, daha sonra fitness, tenis ve at biniciliğiyle aktif yaşamını sürdürdü. Farklı spor dallarında kazandığı disiplin ve mücadele ruhunun, oyunculuk performansına da önemli katkı sağladığını ifade ediyor.
Oyunculuk yolculuğunda ilk önemli deneyimini Rüzgarlı Tepe dizisinde yaşayan Elif Akçay, ardından geçtiğimiz sezon yayınlanan Gelin dizisinde canlandırdığı Hilal karakteriyle izleyicinin karşısına çıktı. Ekrandaki doğal performansı ve karaktere kattığı samimiyet, genç oyuncunun dikkat çekmesini sağlayan önemli adımlardan biri oldu.
Bugün yeni projeler için görüşmelerini sürdüren Elif Akçay, kariyerini farklı karakterlerle zenginleştirmeyi hedefliyor. Psikoloji eğitiminin insan davranışlarını anlama konusunda kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını söyleyen Akçay, bu birikimi oyunculukta karakter analizlerine yansıtmaya özen gösteriyor.
Yetenekleri, kendine özgü çalışma disiplini ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Elif Akçay; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve doğal ışıltısıyla da bulunduğu her ortamda dikkat çekiyor. Modellikten oyunculuğa uzanan yolculuğunu yalnızca ekran önüyle sınırlamayan genç isim, özgün projelerde yer alarak kendini sürekli geliştirmeyi amaçlıyor.
Sanatın farklı alanlarına ilgi duyan, sporla iç içe büyüyen ve eğitimini başarıyla tamamlayarak kariyerine yeni bir sayfa açan Elif Akçay, genç yaşına rağmen hedeflerini net belirleyen isimlerden biri. Ekran yolculuğunun henüz başında olan başarılı oyuncu, yeni projelerle adından daha sık söz ettirmeye hazırlanıyor.

FULİN ARIKAN: EKRANLARDAN EĞİTİM ÇALIŞMALARINA UZANAN BİR KARİYER
Televizyon haberciliğinin deneyimli isimlerinden Fulin Arıkan, uzun yıllara dayanan meslek hayatında haber spikerliği ve program sunuculuğunun yanı sıra eğitim çalışmalarıyla da öne çıkıyor. TRT ekranlarında edindiği deneyimi bugün iletişim, diksiyon, güzel ve etkili konuşma alanlarında eğitim, seminer ve konferanslarla paylaşan Arıkan, Türkçenin doğru kullanımına yönelik farkındalık çalışmalarına da önem veriyor.
Aydın’da doğan Fulin Arıkan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördüğü sırada TRT’nin açtığı spikerlik sınavına katıldı. 1989 yılında TRT Diyarbakır Bölge Müdürlüğünde göreve başlayan Arıkan, 1992 yılında Ankara TRT Haber Dairesi Başkanlığına haber spikeri olarak atandı. Radyo haber spikerliğinin ardından TRT 1’de sabah kuşağını ve öğle haberlerini sundu. 2003-2010 yılları arasında ise yedi yıl boyunca TRT 1 Ana Haber Bülteni’ni sundu.
Arıkan, “45 Dakika”, “Pozitif Haber”, “İnsan Hakları Şimdi”, “Günle Gelen” ve “Fulin Arıkan’la Hayat Tadında” gibi programlarda da sunuculuk yaptı. Farklı dönemlerde seslendirme çalışmalarında da yer aldı.
Meslek hayatının önemli bir bölümünü eğitim çalışmaları oluşturdu. TRT bünyesinde ve farklı kurumlarda eğitici olarak görev yapan Arıkan; iletişim, diksiyon, beden dili, hitabet, protokol, spikerlik ve sunuculuk alanlarında eğitimler verdi. Üniversitelerin ve çeşitli kurumların programlarında seminer ve konferanslara katılarak medya deneyimini farklı kesimlerle paylaştı.
Arıkan’ın eğitim çalışmalarında Türkçenin doğru ve etkili kullanımı özel bir yer tutuyor. Ses, nefes, vurgu, tonlama ve beden dilinin iletişimdeki önemine dikkat çeken Arıkan, konuşmanın yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını anlatıyor. Etkili iletişim, topluluk karşısında konuşma, doğru nefes kullanımı ve heyecan kontrolü gibi başlıklarda da eğitimler verdi.
Türkçenin doğru kullanımına yönelik çalışmaları son yıllarda da devam ediyor. 2025 yılında Türk Dil Kurumu tarafından Lefkoşa ve Denizli’de düzenlenen “Diksiyon Kış Okulu” programında iki kez eğitici olarak yer alan Arıkan, 2026 yılında gerçekleştirilen “Konuşma Dili Olarak Türkçe Çalıştayı”nda da konuşmacılar arasında bulundu.
2021 yılında TRT’den emekli olan Fulin Arıkan, halen Başkent İletişim Diksiyon Okulunda eğitim vermeyi sürdürüyor. Uzun yılların ekran deneyimini eğitimle birleştiren Arıkan, doğru ve anlaşılır konuşma, diksiyon, iletişim ve beden dili konularında çalışmalarına devam ediyor.
Fulin Arıkan’ın çalışmalarının arasında 2024 yılında yayımlanan “Efendibey Ayla” adlı kitap da bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık’taki ilk kadın özel kalem müdürü ve eğitimci Ayla Hatırlı’nın yaşamını konu alan kitabı hazırlayan Arıkan, bu çalışmayla Hatırlı’nın yaşam öyküsünü okuyucularla buluşturdu.
Bugün Fulin Arıkan, spikerlik ve sunuculuk kariyerinden iletişim eğitimlerine, Türkçenin doğru kullanımına yönelik farkındalık çalışmalarından seminer ve konferanslara uzanan bir çalışma hayatını sürdürüyor. Güçlü iletişimi, kendine özgü çalışma tarzı ve pozitif yaklaşımıyla yıllar içinde edindiği deneyimi yeni kuşaklara aktarmaya devam ediyor.

GÜLŞAH TANRIÖVER’DEN DUYGU YÜKLÜ YENİ TEKLİ: “AŞKSIZLIK KİTABI”
Müzik çalışmalarını sürdüren Gülşah Tanrıöver, 16. tekli çalışması “Aşksızlık Kitabı” ile dinleyicilerle buluştu. Kaporta Müzik etiketiyle yayınlanan şarkı, 4K çözünürlüğündeki video klibiyle NetD Müzik YouTube kanalında da yerini aldı.
Sözü ve müziği Gülşah Başaran Tanrıöver imzası taşıyan “Aşksızlık Kitabı”, ayrılığın ardından yaşanan unutamama ve yalnızlık duygusunu merkeze alan bir çalışma olarak öne çıkıyor. Şarkının sözlerinde, geçmişte yaşanan bir aşkın ardından geride kalan duygular, yalnızlık ve kabullenme çabası anlatılıyor. “Aşksızlık kitabını yazdım seninle” sözleri ise eserin temel duygusunu özetleyen dikkat çekici ifadeler arasında yer alıyor.
Daha önce pop ağırlıklı çalışmalar yapan Tanrıöver, son dönemde “Haram” ve “Aşksızlık Kitabı” ile fantezi müzik alanındaki bestecilik yönünü de ortaya koyuyor. Yeni çalışmanın aranjörlüğünü Coşkun Kıvılcım üstlenirken, eserde neyde Eyüpcan Açıkpazu, yaylılarda İstanbul Strings, gitarda Selahattin Güzelel, basta Sergen Güzelel, ritim ve percussionda ise Hüseyin Ceylan yer alıyor. Mix-mastering çalışması Fırat Özbaylar, Melodyne çalışması ise Tuncay Gökşin tarafından gerçekleştirildi.
Şarkının klip yönetmenliğini Ferit Çetinkaya üstlendi. İstanbul Baret Film Stüdyoları’nda gerçekleştirilen klibin prodüksiyonu @Bytanrıöver tarafından hazırlanırken, prodüktörlüğünü A. Ulvar Tanrıöver üstlendi. Çalışmanın stylingi yine @Bytanrıöver imzası taşırken saç tasarımında Mustafa Man, makyajda ise İrem Çetinkaya görev aldı.
3 dakika 57 saniyelik “Aşksızlık Kitabı”, Gülşah Tanrıöver’in hem yorumcu hem de söz yazarı ve besteci kimliğini bir arada ortaya koyduğu yeni çalışması olarak müzikseverlerin beğenisine sunuldu.
“Aşksızlık Kitabı” video klibi:
https://www.youtube.com/watch?v=r0D7iGdY_OU

VİYANA’DAN PARİS’E BİR TÜRK TENORUN TARİHİ BAŞARISI: SEDAT CAN ÖZTOPRAK DÜNYA SAHNELERİNDE FIRTINA GİBİ ESİYOR
Dünyaca ünlü Türk opera sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, 2026 yılında uluslararası sahnelere damgasını vurmaya devam ediyor. Dünya operasının merkez noktaları sayılan Viyana, Paris, Berlin, New York ve Londra’da arka arkaya imza attığı başarılarla sanatta devrim yaratan sanatçı, hem Türk hem de dünya opera tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Öztoprak, Avusturya’nın başkenti Viyana’da yabancı bir eserin dünya prömiyerinde başrol üstlenen ilk Türk opera sanatçısı unvanını kazandı. Sanatçı aynı zamanda Viyana’da üç farklı büyük operada üç farklı başrolle sahne alarak kırılması güç bir rekor kaydetti. Carmen (Don Jose), Sihirli Flüt (Tamino) ve dünya prömiyeri yapılan Impish (Louis) eserlerindeki unutulmaz performansları; Avusturya basını, Viyanalı sanatseverler ve meslektaşları tarafından ayakta alkışlandı. Eleştirmenler bu tarihi başarıyı "dünyada örneği görülmemiş bir sanat olayı" olarak nitelendirdi.
Başarı yolculuğuna Paris’te rekor bir dereceyle devam eden ünlü tenor, Fransa’da katıldığı prestijli organizasyonda birinci seçilerek kariyerindeki 10. Uluslararası Yarışma Birinciliğini elde etti. Böylece 10 uluslararası birinciliğe ulaşan ilk ve tek Türk opera sanatçısı unvanının sahibi oldu. Berlin’deki Gianni Schicchi temsilinin yanı sıra New York ve Londra’dan kazandığı uluslararası ödüllerle gücünü pekiştiren Öztoprak, Türkiye’de düzenlenen 2026 Altın Meslek ve Kariyer Ödülleri’nde de "Yılın Uluslararası Başarı Gösteren En Başarılı Opera Sanatçısı" seçildi.
Kazanılan tüm zaferleri Türkiye’ye ithaf eden Tenor Sedat Can Öztoprak, duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Operanın kalbi Viyana’da ve Paris’te elde ettiğim bu tarihi başarılar, bir Türk sanatçısı için tarif edilemez bir gurur. Sahneden yükselen coşkulu alkışları ve kazandığım birincilikleri canım ülkem Türkiye’ye armağan ediyorum. Bayrağımızı uluslararası kulvarda en üst seviyede dalgalandırmaya devam edeceğim."
100’den fazla ulusal ve uluslararası ödülle Cumhuriyet tarihinin en çok ödül kazanan opera sanatçısı konumundaki Öztoprak’ın ilham veren hayatı ve başarıları, 2026 yılında basılan özel bir kitapla ölümsüzleştirildi. Sanatçı, dünya çapındaki projeleriyle Türk operasının gururu olmaya devam ediyor.

TUTKU AKBAYRAK: EKRANDAN SİNEMAYA UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR YOLCULUK
Oyunculuk eğitiminden kamera önü çalışmalarına, reklam projelerinden sinema filmlerine uzanan kariyeriyle Tutku Akbayrak, farklı alanlardaki deneyimlerini oyunculuk yolculuğunda bir araya getiriyor. 31 yaşındaki oyuncu, son olarak Mardin’de çekilen ve şu anda sinemalarda izleyiciyle buluşan Damat Mektebi filminde canlandırdığı “Zeyco” karakteriyle adından söz ettiriyor.
Akbayrak’ın oyunculuk eğitiminde Başkent İletişim Bilimleri Akademisi önemli bir yere sahip. Burada diksiyon, artikülasyon ve oyunculuk eğitimi alan Akbayrak, aynı zamanda Devlet Tiyatrosu sanatçılarından da eğitim aldı. Kamera önü deneyimini ise farklı televizyon ve sinema projelerinde bölüm oyuncusu olarak geliştirdi. Aşk ve Gurur, Arka Sokaklar, Aşk Tam Pansiyon sinema filmi ve Mehmed: Fetihler Sultanı gibi projelerde rol alan oyuncu, zaman içerisinde farklı karakterlerle izleyici karşısına çıktı.
Tutku Akbayrak’ın kariyerindeki son durak ise Damat Mektebi oldu. 2025 yılının Kasım ayında Mardin’de çekimleri gerçekleştirilen filmde “Zeyco” karakterini canlandıran Akbayrak için bu rol, oyunculuk açısından farklı bir deneyim anlamına geliyor. Daha önce Mardin’e gitmemiş olan ve aslen Rizeli olan oyuncunun, Güneydoğu yöresine ait bir kadın karakterini canlandırması, rolün hazırlık sürecini de kendisi açısından özel hale getirdi.
Akbayrak, Zeyco karakteriyle izleyiciden aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade ediyor. Film vizyona girdikten sonra karakter üzerinden gelen yorumlar, oyuncunun performansının izleyiciyle kurduğu bağı da ortaya koyuyor.
Reklam dünyasında da deneyim sahibi olan Tutku Akbayrak, Bioblas, Signal ve Findex markalarının sosyal medya çalışmalarında marka yüzü olarak yer aldı. Bunun yanı sıra televizyon reklamlarında da kamera karşısına geçti.
Oyunculuk çalışmalarını farklı projelerle sürdürmeye devam eden Akbayrak; özgün çalışma anlayışı, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle kariyerinde yeni karakterlere ve farklı hikâyelere alan açmayı hedefliyor.