Şu an İzmir’de belediye başkanlıkları koltuklarında oturan başkanlar için 5 yıl ne çabuk geçti değil mi? Bunlar arasından Urla’da Burak Oğuz, Menemen’de Serdar Aksoy, Menderes’te Mustafa Kayalar ve Torbalı’da İsmail Uygur’u çıkarmak lazım. Burak Oğuz FETÖ’cülükten, Serdar Aksoy ve Mustafa Kayalar belediyeyi zarara uğratmaktan, İsmail Uygur ise bir yangın zehirlenmesinden yaşamını yitirdiği için gittiler.
Geriye kalan Büyükşehir dahil 27 belediye başkanı için zaman giderek daralıyor. Tamı tamına 7 ay vakitleri kaldı. Geçen 4 yıl 5 ayda, vaadlerini yerine getirenler için bir sıkıntı yok. Ama ya verdikleri sözleri tutmayanlar ne yapacaklar. Onlar için yolun sonu görünüyor. Çaresiz gidecekler. Partileri onlardan vazgeçmese bile, oylarını aldıkları seçmenleri affedecek mi? Hiç sanmıyorum. Hizmet yapmayan, koltukta gününü gün edene bir daha oyu kim verir?
Dikkat ederseniz hiçbir isimden bahsetmiyorum. Sadece hataları yüzünden görevden alınanları yazdım. Torbalı’da İsmail Başkan hariç. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Bayrağı ondan devralan Mithat Çetin ise, şimdilik görünürde iyi işler yapıyor. Tabii ki İzmir’den manzara o. Elbette 31 Mart 2024 geldiğinde kararı Torbalı halkı verecek.
Diğer 27 başkan için yine isim vermeden şöyle bir vaad turu yapalım. Bakalım verdikleri sözleri tutmuşlar mı? İzmir Körfezi’nde yüzebiliyor muyuz? Hayır. Körfez’in koku sorunu n’oldu? Henüz tamamen giderilemedi. Tüm ilçelerde onlarca kentsel dönüşüm projesi başarılabildi mi? Maalesef. Bu konuda işadamlarını da devreye sokarak başlanan projeler hariç. Narlıdere Metrosu bitti mi? Ne yazık ki, hayır.
Devam edelim. Görkemli açılışlarla başlanan Buca Metrosu hangi aşamada bilen var mı? Çiğli Tramvayı nerede ise 1 yıldır şantiyeye kilit vurulmuş vaziyette bekliyor. Harmandalı Çöplüğü kapatılabildi mi? Çok zor. Yerine bir Çöp Bertaraf Tesisi yapılabildi mi? Yapılamadı. Gerek ilçeler arası, gerekse ilçelerdeki yol altyapısı berbat mı, berbat. Olan toplu ulaşım araçlarıyla, vatandaşın otomobillerine oluyor. Bu yolları kullananlar neredeyse 6 ayda bir alt takım yaptırmak zorunda. Tamirciye çalışılıyor hep.
İstisnalar yok mu. Mesela Aliağa’da MHP’nin İzmir’deki tek belediyesi, ilçenin kanayan yarası karayolu altgeçidini kendi imkanlarıyla çok kısa bir sürede yaparak hizmete sundu. Torbalı’da benzer şekilde bir üst geçit merkezi hükümetin desteği ile hayata geçti. Bunlar kenti rahatlatan hizmetler. Mesela yarım kalan Tire-Ödemiş-Kiraz Yolu tamamlanmalı. İzmir’e ikinci bir çevre yolu kazandırılmalı.
AK Partili başkanların yönettiği 4 belediye bir de Urla’da kayyum var. İktidarın desteği arkalarında olmasına rağmen, onlarda da vizyoner projeler henüz tam anlamıyla hayata geçirilmiş değil. Bayındır Çiçek Organize Sanayi Bölgesi hala altyapıda bekliyor. Halbuki çoktan hayata geçip tesisler bir bir kurulmalı ve istihdam sağlamalıydı.
31 Mart 2024’de 7 ay kala İzmir’de manzara bu. Çok da başarılı işler yapılmış değil. Her başkanın karnesi ortada. Başarılı bulursunuz veya bulmazsınız. Ne var ki, enerjimizi yok eden bir pandemi bir deprem ve üstelik ekonomik kriz var. Bunları da hesaba katmamak olmaz. En az 2-3 yılızı bunlarla uğraşırken kaybettik. Belediyelerimizin bu konuda haklarını teslim etmek gerekiyor.
Yazının başlığı yanlış anlaşılmasın. “Yolun sonu görünüyor” derken, herşeyi kötü yaptınız, beceremediniz artık gideceksiniz demek istemiyorum. Onun kararını önce parti, sonra da seçmen verir. Bizimkisi röntgen çekmek. Kim kalacak, kim gidecek bekleyip göreceğiz. Herşeyin hayırlısı dileklerimle…