Günümüzde referansı güçlü olmayan bir kişinin iş bulabilmesi nadiren yaşanıyor. Hele ki üniversiteden yeni mezun olmuş, sektöre dair bir tecrübeniz yok ve iş deneyimine adım atmak isterseniz fırsat olarak değerlendirip başvurduğunuz birçok yerden ret cevabı alıyorsunuz.
Online kariyer sitelerindeki iş ilanlarının önemli bir bölümünde, başvurusu beklenen adayla ilgili niteliklerde ‘sektörde en az şu kadar deneyimli’ ifadesine rastlıyorsunuz. Genel olarak alım yapan neredeyse birçok sektörün ilk tercihlerinden biri deneyim. Bu da yeni mezunların iş olanağı bulamayacağı ya da bulmakta zorlanacağını gösteriyor.
Medya sektörü de deneyimli isimlerin daha kolaylıkla iş bulabildiği bir yapıya sahip. Kendine güvenen, yapacağı işlerle bulunduğu şehre, medya dünyasına katkıda bulanabileceği yönünde potansiyeli olanların ‘sektörde deneyim şartına’ takılmadığı bir kurumdan bahsediyorum aslında.
Kent tarihinde önemli bir yere sahip olan Ege Telgraf 64. yaşını kutluyor. 2011 yılında, henüz gazetecilik bölümünden mezun olalı 1 ay olmuşken kapısından girdiğim Ege Telgraf, o gün benim gibi 8 yeni mezuna kapısını açmıştı.
İzmir’de kimsenin yapmaya cesaret edemediği bu hamle yıllar içerisinde farklı medya kuruluşlarına da örnek oldu. Gençlerle çalışmanın yarattığı sinerjinin farkı ve değerinin anlaşılmasında Ege Telgraf özel ve ses getiren haberleri ile de fark yarattı.
Haftanın hemen her günü siyasetten kent-yaşama, ekonomiden eğitim ve sağlık gibi alanlara ait muhabir imzalı özel haberleriyle Ege Telgraf, İzmir medyasının özel haber makinesi gibi görüldü, görülmeye de devam ediyor.
‘SEKTÖRÜN OKULU’
Yazının girişindeki uzun ‘sektörde en az şu kadar deneyimli’ olarak nitelendirilen birçok usta ismin 64 yıllık Ege Telgraf yolculuğunda önemi, kıymeti, değeri büyük. Genç muhabirlerin gazetenin usta isimlerinin deneyimleriyle kariyerlerde yaşadığı değişim ve dönüşüme hepimiz şahit olduk.
Bu isimlerden biri de benim. 21 yaşında genç bir gazeteci adayı olarak girdiğim Ege Telgraf’ta bana tanınan alanda klasik işlerin dışına çıkmaya çalıştım. Turizm ve seyahat alanında kendimi geliştirdim, her bulduğum fırsatta özel haber yapmaya çalıştım.
O ilk günün üzerinden epey bir zaman geçti. Ben 34 yaşındayım, Ege Telgraf ise 64. Ege Telgraf, yaptıklarıyla İzmir’de öncü olmaya, fark yaratmaya devam ediyor.
Başta edebi kurucu Sezer Doğan, benim gazetecilik yolumda üzerimde her zaman katkısı olduğunu düşündüğüm Can Suphandağlı ile sayfa sekreterimiz Nehir Sağır’ı anmamak olmaz.
Can Suphandağlı’nın yeniliği takip ederek gazetenin geleceğe güvenle bakması için gösterdiği mücadele benim de habercilik anlamında kendime ilke edindiğim değerlerden biri oldu.
Kadın yöneticileriyle İzmir farkını ve kendine has duruşunu yansıtan Ege Telgraf’ta imtiyaz sahibimiz Nurten Doğan, genel yayın yönetmenimiz Aylin Suphandağlı ve sorumlu yazı işleri müdürümüz Aycan Suphandağlı ile birlikte Ege Telgraf bayrağını geleceğe gururla taşımaya devam edeceğiz.