Dün Şanlıurfa, bugün Kahramanmaraş… Ne oluyor gençlerimize? Yıllar önce ABD okullarını hayretle izlerken bizim çocuklarımız nasıl bu hale geldi? Bir hafta da mı oldu bu değişim?

Şiddete övgü nesilleri nasıl değiştirdi? Yasaklı maddeleriyle zehir tacirleri nasıl çocuklarımızla el ele kol kola gezer hale geldi? Faillerin elini kolunu sallaya sallaya gezdiği ülkemin adalet sistemi katillere nasıl cesaret verdi?

Çocukların fiziki ve ruhsal sağlığı için bakanlıklar tarafından neler yapıldı? Ailelere hangi destekler, gençlere hangi eğitimler, programlar sunuldu? Yoksa bunlar yapılmadı mı? Neden? Bu soruların tartışılması lazım.

Şanlıurfa’da saldırıyı düzenleyen öğrencinin tehditleri okul tarafından emniyetle paylaşılmış, neden önlem alınmadı? Elbette gereği yapılmış, görevden almalar olmuş ama…

Çoğunuzu öpüp kokladığınızı, “Allah zihin açıklığı versin” diye okula gönderdiğinizi düşünün. Öğretmen olan ana babanızı ya da…Okula, en güvenli olması gereken yere. Sonrasında olaylar… İçiniz soğur mu, “Önlem almayanlar nasılsa artık görevde değil” diye. Kimin içi soğur ki!

İçişleri, Adalet, Aile, Sağlık, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor bakanlıkları, medya, okul yöneticileri, aileler hepimiz başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmeli, ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak için neler yapılması gerekli diye işbirliği içinde çalışmalıyız. Unutmayalım bugün ağladığımız gençlik geleceğimizdir.

Yaralılara acil şifa, vefat edenlere Allah’tan rahmet dilerim.