İzmir hafta sonu tarihi günlerinden birini yaşadı desem yeridir. Zira, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin kongresi vardı. İlk elden, kongrede güven tazeleyen ve koltuğa ikinci kez oturan Başkan Yalçın Ata’yı kutlamak istiyorum. Her ne kadar karşısına bir aday çıkmasa da geçerli oyların hemen hemen tamamını alarak seçilmek bir başarıdır. Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Eskiden esnaf odaları seçimleri en az iki adaylı olur ve kora kor geçerdi. Hatırlayın 90’lı yıllardaki Cemal Tercan-Mehmet Ali Susam çekişmesini.

Kongrede Konfederasyon Başkanı Sayın Bendevi Palandöken’in sözleri bu konuda dikkat çekicidir. Palandöken, "Bu seçimi icat eden nur içinde yatmasın. Seçimler olmasa daha iyi. Ben 27 sefer seçildim. Hiç muhalefetsiz seçim yaşamadım. Hepsinde heyecanlandım. Yalçın Ata'ya hayırlı olsun. Demek ki çok çalışmış, beraberliği sağlamış, 'Devam Yalçın Baba' demişler o da devam etmiş. Allah hepimize böyle genel kurullar nasip etsin. Yalçın Ata yönetimiyle güzel hazırlanmış genel kurula” diyerek en anlamlı konuşmayı, daha doğrusu özeleştiriyi yaptı. Bence bunları söyleyebilmek de medeni bir cesarettir.

Gelelim kongrenin havasına. Esnafın genel kurulu kimse kusura bakmasın ama tam bir siyasi arenaya dönüştü. Yaşadıkları bin türlü sorun varken, bunları konuşmayıp “ahi meclisi”ni siyasi arenaya çevirmek doğru bir yaklaşım olmadı. Tarihinde görülmemiş biçimde İzmir’in tüm siyasi partilerinin temsilcileri oradaydı. Bu manzarayı görenler, esnaf kongresine mi, yoksa siyasi parti kongresine mi geldiklerini anlayamadı doğrusu.

Eh, iktidarından muhalefetine, siyasiler salonu doldurur da, orada politik atışma olmaz mı? Görünen köy de klavuz istemedi. Özellikle, tek tek saymayacağım ama AK Parti cephesi, hedefine CHP ve CHP’li yerel yönetimini alarak sert konuşmalar yaptı. Allah’tan kürsüye gelen CHP’liler itidalli davranıp aynı tondan cevap vermedi. Yoksa o salonun bir anda karışması ve tarafların birbirine girmeleri işten bile değildi.

Dedik ya, esnafın sorunları konuşulmalıydı. Salonda buna değinen iki siyasetçi CHP’den çıktı. AK Parti cephesine cevap vermek yerine, esnafın sıkıntılarına odaklanılması gerektiğine dikkat çekmeleri takdire şayan bir davranış oldu. Dilerim kongrede konuşulamayan bu sorunlar, esnaf temsilcileri ile sık sık bir araya gelinerek çözümlenir. Bu noktada görev daha çok AK Parti cephesine düşüyor.

Dikkat çeken bir diğer ayrıntı da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kongreye katılmamış olmasıydı. Bu da siyasi polemik konusu yapıldı. Kemeraltı esnafının protesto ihtimalinin buna neden olduğu iddia edildi. Zira, Çankaya Katlı Otoparkı konusunda eylem yapan esnaf için Başkan’ın söyledikleri hoş karşılanmamıştı. Kısacası, esnafın ahi meclisinin sert polemiklere rağmen, bir kavga-dövüş olmadan selametle tamamlanmış olması son derece sevindiricidir.

Yazımı, Şeyh Edebali’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu ve aynı zamanda damadı olan Osman Bey’e devlet ilan ettikten sonra seslendiği, “kulaklara küpe” olması gereken nasihatinin önemli bir bölümü ile tamamlamak isterken, İkinci Yalçın Ata Dönemi’nin esnafımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana.
Güceniklik bize; gönül almak sana.
Suçlamak bize; katlanmak sana.
Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.
Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun.
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...