Bornova üzerinden koparılan fırtına, gerçeği değil algıyı büyütüyor. Yapılmak istenen açık: Başarıyı görünmez kılmak, emeği değersizleştirmek ve koskoca bir kentin alın terini tek bir başlığa sıkıştırmak. Oysa Bornova’nın gerçeği ortada ve bu gerçeğin merkezinde Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve onunla birlikte çalışan yüzlerce emekçi var. Kent lokantalarında kaynayan tencerede, kent markette rahatlayan bütçede, çocukların koştuğu parklarda, gençlerin nefes aldığı merkezlerde bu emeğin izini görmek mümkün. Bu tabloyu yok sayıp bir olayı büyüterek tüm bir yönetimi hedefe koymak, eleştiri değil; bilinçli bir itibarsızlaştırma girişimidir. En ağır yükü ise yine emekçiler taşıyor. Gecesini gündüzüne katan belediye çalışanlarının alın terini bir algı malzemesine dönüştürmek vicdanla bağdaşmaz. Böyle bir tabloda sorumluluk alıp özür dilemek ise zayıflık değil, aksine güçlü bir yönetim ahlakıdır. Ömer Eşki’nin bu süreçte sergilediği duruş da tam olarak budur: Sorumluluktan kaçmayan, yükü omuzlayan bir anlayış. Ama asıl mesele burada başlıyor: Çifte standart. Sayıştay’ın 2023 raporları ortada. Farklı belediyelerde birçok bulgu yer alıyor. Ancak bazıları günlerce manşet olurken, bazıları sessizliğe gömülüyor. Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın yönettiği belediyede yer alan bulguların aynı şekilde gündeme gelmemesi, denetimin değil seçici algının konuştuğunu gösteriyor. Eğer gerçekten kamu yararı gözetiliyorsa, o zaman ölçü herkes için aynı olmalıdır. Daha da çarpıcı olan, liyakat tartışmalarını derinleştiren örneklerdir. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in bir savcı kura çekimi sırasında yeğeni Arif Dağhan’ın ismini özellikle zikretmesi ve sürece dahil etme biçimi, toplumda ciddi bir hassasiyet yaratmıştır. Liyakatın konuşulması gereken yerde referansların öne çıkması, adalet duygusunu zedeleyen en tehlikeli durumdur. İşte bu yüzden Bornova tartışması basit bir belediye polemiği değildir. Bu, emeğin mi yoksa algının mı kazanacağına dair bir sınavdır. Bu, liyakatin mi yoksa referansın mı esas alınacağına dair bir tercihtir. Bornova’yı hedef alanlar şunu iyi bilmeli: Bu kent, kağıt üzerindeki tartışmalarla değil, sahadaki hizmetle var oluyor. Bu kent, lafla değil emekle büyüyor. Ve bu emeği hiçbir siyasi hesap gölgeleyemez. Eleştiri elbette olacaktır. Ama eleştiri; gerçeği büyütürse değerlidir. Emeği hedef alıyorsa, gerçeği çarpıtıyorsa, adaleti zedeliyorsa; adı eleştiri değil, başka bir niyettir. Bornova’nın gerçeği nettir: Hizmet var. Emek var. İrade var. Ve o gerçek, ne algıyla ne polemikle ne de çifte standartla değiştirilebilir.