Evlilik ilişkisinde çiftleri zorlayan en temel sorunlardan biri evliliğin getirdiği aşırı yükümlülükler karşısında bireysel beklentilere yer açamamaktır.  Evliliğin getirdiği sorumluluklar karşısında kişisel talepler çatışmaya başladığında, her bir taraf kendini bu ilişki sistemi içinde sıkışmış hissetmeye başlar. Bu durum dengelenmediği sürece ilişki içinde kendini boğulmuş ve tükenmiş hissetmeye başlaması kaçınılmazdır.

SIKIŞMIŞLIK HİSSİ

Evlilik sistemi içinde sıkışmışlık hissi, kadın için çocuk bakımı, evin rutinleri ve eşlerine ilgi vs. iken erkeklerin kendilerini sıkışmış hissettiği alanlar genellikle maddi olarak evin ihtiyaçlarına yetebilmek, eşin ve çocukların kendisinden beklediği ilgi talebini karşılayabilmektir. Her iki taraf için bunlar kendilerinde baskı oluşturur. Çiftler için evin ve çocukların getirdiği yükümlülükler ne kadar çoksa hissettikleri baskı bir o kadar yoğundur.
Çiftlerin her biri birbirlerinden bekledikleri talepler farklı nedenlerden dolayı çatışma konusu olabilir. Talepleri çatışma konusu hale getiren şey; beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğu, birbirlerinden bekledikleri ilginin birbirlerinin romantik imgelerini ne kadar karşılayıp karşılamadığı ve en hassas ve anlaşılması pek te mümkün olmayan şey olan çiftlerde varsa mükemmeliyetçiliktir. Mükemmeliyetçilik, tarafları o kadar zorlar ki kişi ne kadar çabalarsa çabalasın, elinden geleni her ne kadar yaparsa yapsın kendini yetersiz hissetmesine neden olur. Mükemmeliyetçi olan eşin taleplerine yetememe hissi, diğer tarafın kendini gideren yorgun ve bitkin hissetmesine neden olur. 

DOYUMSUZLUK

Bazen çiftlerden biri ailenin yüklerini diğerinden daha fazla alır ama bu durum onu zamanla fiziksel ve ruhsal olarak tükenmiş hissetmesine neden olur. Yorgun hisseden taraf zamanla partnerine olan aşkı hissetmemeye başlar kendini bu ilişki içinde doyumsuz hissetmeye başlar. Evlilik, kişileri fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak yoran bir kurumdur. Eğer evliliğin getirdiği yükümlülükler taraflarca eşit bir şekilde paylaşılmaz ise sorumluluğun büyük bir kısmını gönüllü veya gönülsüz üzerine alan bir taraf kendini tükenmiş hissetmeye başlar. Evlilikte iletişim azalır, eğlence ve cinsel yaşam kısıtlanır, evliliği besleyen çeşitliliğin azalması ilişkide her iki tarafın da doyumsuzluğuna neden olur ki bu da ilişkiyi yıpratan önemli bir tehlikedir. Bu yüzden her iki tarafın birbirlerinin ihtiyaç ve isteklerine duyarlı olup özen göstermesi önemlidir.