Yoğun iş hayatının getirdiği hareketlilik beslenmeyi de yakından etkiliyor. Günün büyük bir bölümü çalışmakla geçerken beslenme çoğu zaman ikinci plana atılıyor ve vücut bu sürede enerji kaybı yaşasa da çoğu zaman bu fark edilmiyor. Kahvaltının atlanarak güne başlanması, bilgisayar karşısında öğlen yemeğini hızlı bir şekilde tüketilmesi ya da akşam eve dönene kadar kahve ve atıştırmalık tüketerek günü geçirmek birçok çalışan için sırada hale gelebiliyor. Aslında iş hayatında nasıl beslendiğimiz sadece kilomuzu değil gün içerisindeki enerjimizi, motivasyonumuzu ve dikkatimizi de yakından etkiliyor. Sağlıklı beslenmek için ise kusursuz tabaklar ve saatlerce hazırlanan yemekler gerekmiyor. Genelde birkaç ufak alışkanlığın değiştirilmesi bile yoğun çalışma temposu içerisinde dengeli beslenmeyi sağlayabiliyor.

Yoğun iş temposunda görmezden gelinen ilk öğün genelde kahvaltı oluyor. Birkaç dakika daha çok uyumak ya da trafikte vakit kaybetmemek adına kahvaltısız başlangıçlar oldukça yaygın. Yine yoğun iş temposunun vazgeçilmezlerinden biri ise kahve. Sabahın erken saatlerinde başlayan kahve tüketimi çoğu kişi de günün ilerleyen saatlerine kadar devam edebiliyor. Bilgisayar karşısında çalışırken masada yer alan yiyeceklerden ne kadar tüketildiği ise fark edilmekte zor olabiliyor. Bisküvilerle başlayan atıştırmalık gün içerisinde ardı arkası kesilmeden sürüyor. Aslında sorun sadece ne yediğimiz değil dikkatimizi başka bir şeye verdiğimiz esnada yemek yiyor olmak. Bu durum tokluk sinyallerinin fark edilmesini zorlaştırırken aynı zamanda ihtiyaç duyulandan daha fazla yemek tüketimi yapılmasına da sebep olabiliyor.

İş yerinde sağlıklı beslenmenin en önemli aşamalarından biri ise öğle yemeği seçimi. Her gün sadece salata tüketmek dengeli beslenmek anlamına gelmez. Sürekli ağır ve kızartılmış yemeklerde öğleden sonraki saatlerde bazı sorunlara sebep olabilir. Sebze, protein kaynağı ve uygun düzeyde karbonhidrat içeren dengeli öpün tüketimi de tok kalmak açısından oldukça yardımcı olabilir. Et, tavuk ve kurubaklagil protein açısından değerlendirilmeli. Sabah saatlerinde ise hiçbir şey tüketmemek ve öğle yemeğini küçük atıştırmalıklarla geçirmek ilerleyen saatlerde açlığın artmasına sebep olabilir. Böyle zamanlarda ise meyve, yoğurt ya da bir miktar kuruyemiş tüketimi de seçenekler arasında bulundurulmalı. Yoğun bir gün içerisinde acıktığımız zaman genelde en kolay ulaşabildiğimiz besinlere yöneliyoruz ancak bu durumda sağlıklı beslenmeyi zaman zaman olumsuz etkileyebilir. Sağlıklı beslenmeyle ilgili en çok yapılan hatalardan biri ise katı kurallar içerisinde bir düzen oluşturmaya çalışmak. Yoğun geçen toplantıların ardından bir dilim pasta yemek bütün beslenme düzeninizi olumsuz etkilemez.

Genelde çalışırken işlerin hiç bitmeyeceğini düşünür ve bedenimizin ihtiyaçlarını çoğu zaman erteleriz. Gün boyunca enerjimizi sağlayan bedeni çoğu zaman unuturuz. Sağlıklı beslenmeye ayrılacak olan kısa bir süre işi aksatan bir kayıp değil uzun çalışma günleri için zihinsel ve fiziksel olarak gücümüzü koruyacak olan bir adımdır.