Bazen ilişkilerde canımız acır, canımızı acıtan o parçamız aslında sevilmek isteyipte sevgiyi nasıl alacağımızı, nasıl isteyeceğimizi bilmediğimiz bir bitarafımızdır. Yaşamımızda yaşadığımız kayıp, ayrılık gibi acı deneyimler içimizde bir yerde dururlar ve bu deneyimlere benzer acılar yaşadığımızda saklandıkları o yerden yeniden sızmaya başlarlar. 

Olumsuz bir ilişki deneyimi yaşamak, insanı umutsuz yapar ve yeni ilişkilerden gözünü korkar hale getirir, yaşama daha sert bakar ilişkilerden kaçınırız. Benliğimizin bir yanı bu olumsuz deneyimlerle şekillendi, o acıların bıraktığı kin ve korku ile şu an ki yaşamımızı algılamaya çalışırız. Olumsuz deneyimler her ne kadar benliğinizi bu şekilde şekillendirsede görülmek isteyen bir parçanız fark edilmek ister ama bunu nasıl yapacağını çoğu zaman bilmez. Fark edilmenin ve görülmenin bilinçsiz yollarını bularak yoluna devam etmeye çalışır. Kişi aslında yaşamla baş etmeye çalıştığı ama zorlandığı durumlarda kendisinini bir çok yanını reddetmeye çalışır. Uygunsuz gördüğü, değiştirmek istediği ve düzeltmeye ihtiyaç duyduğu parçaları aslında en çok büyümeye, beslenmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyduğu taraflarıdır. 

İşte o canımızı acıtan parçanız senden dikkatini kendisine vermeni bekliyor. Görülmek, fark edilmek isteyen o parçan sevilmek isteyen tarafın aslında. Acına tanıklık ederek, onu anlamaya çalışarak şimdiye kadar görmezden geldiğin o parçana dikkatini verirsen, kazandığın farkındalığın sana açtığı yolda büyümeye başlayacaksın. 

Herşey sevildiğinde güzelleşir ve iyileşir. Çünkü sevgi, içindeki mükemmeliği çıkaracak, kendini önemsediğinde herşeyin ne kadar güzel olduğunu göreceksin. Kendinizin en beğenmediğiniz, en çirkin yanlarınızı bile sevgiye layık olduğu gerçeği ile yeniden bakın. Sevilme deneyimine giden yolda buradan geçer. En derin sevgiler bile dibe vurduğunda sizi tekrar aydınlığa götüreceğinden emin olun.