Öfke hissettiğimiz kişilere içimizde istemsizce kızmaya başlarız. Bu normal bir durumdur ama hissettiğimiz öfkeye uzunca bir süre tutunmaya devam edersek bu ruhsal dengemizi bozmaya başlayacak ve giderek günlük yaşamımızdaki olumsuz etkilerini hissettirmeye başlayacaktır. 

Öfkeye tutunmak, duyguları bastırıp o duygular hakkında konuşmaktan imtina etmek, kişinin sinir sistemini bozar. Duygularını bastıran kişiler, bir savunma mekanizması olarak kendilerini inciten kişi ve durumlara karşı ya kaçınma davranışı geliştirirler ya da o kişi ve durumlarla ilgili alay etme ve küçümseme gibi davranışlar sergilerler. Bunun çok daha ileri boyutu intikam almaktır. Hissettiğimiz kızgınlığı muhatabı olan kişi ile konuşmayı reddeder, bu duyguyu ısrarla bastırmaya çalışırsak ve duyguları taşımamıza rağmen o kişi ile ilişkiyi devam ettirmeye sürdürürsek ilişki bir süre sonra toksitleşmeye başlayacaktır.

İlişkinin toksitleşmemesi için, öncelikle kişinin kendi duygularına bakıp onları iyi anlaması gerekir. Kızgınlık duyduğu kişi tarafından kötü bir davranış mı gördü? Haksızlığa mı uğradı ya da o kişi tarafından duyulmadığını ve görülmediğini mi hissetti? Bu soruları kendine sorup yanıtlarına bakmalıdır.

Genel olarak ilişkilerde kızgınlık hissettiren durumlar şöyledir; karşı taraf tarafından sınırlarının ihlal edilmesi, istek ve ihtiyaçlarının anlaşılmaması veya karşılanmaması, kıskançlık veya ihanete uğramak, haksız yere suçlanıp utandırılmak.

İlişkilerde kişinin hem kendi duygularını bakıp onu anlama becerisine sahip olması hem de karşı tarafın duygularının onda yarattığı etkiyi iyi anlayabilme yani empati yapabilme becerisine sahip olması önemlidir. 

Taraflar kendilerini kızgın hissettiğinde, hissettiği duygular hakkında konuşamazsa hissettiği bu gerilim giderek kendisini partnerinden uzaklaştıracaktır. 
İlişkilerde kızgınlık duyguları gerektiği gibi konuşulmaz ve çözülmese bu duygular ilişkiyi de toksit hale getirecektir. Özellikle kızgınlık gibi sert ve kişide gerilim yaratan bir duyguya takılı kalmak, taraflar arasındaki etkileşimi olumsuz etkileyecek, hatta ilişkinin sonunu bile getirmeye yetecektir.

Bu yüzden kızgınlık duygusunu anlamak ve o duyguyu nasıl yöneteceğimizi iyi bilmek önemlidir. Kızgınlık gibi olumsuz bir duygu ile baş edebilmenin ilk adımı o duyguyu kabul etmektir. Bu duyguyu hissettiren kişinin bakı açısına kendimizi açıp onu doğru ve iyi anlamaya çalışmak ikinci önemli adımdır. Son ve en önemli adım ise bu duyguları bize hissettiren kişi ile açık bir iletişim kurup içimizde neler olup bittiğini konuşmaktır. 

Sevgilerle…