İktidar sarhoşluğu, güç zehirlenmesi toplumun başına musallat olmuş sözde seçilmiş kişilerin toplum karşısında aldığı tavır olarak görülebilir.  İktidara sahip olan lider, her seferinde daha da güçlü olmak için mücadele eder ve mücadeleden başarılı çıkar. Bu başarı giderek içinden çıkılmaz, kendini vazgeçilmez sanan insanlık dışı bir varlığın toplumun kaderinde rol oynadığı bir alana dönüşür.  Orta Doğu, maalesef bu narsist kişilerin iktidar sürdüğü muhteris insanlar tarafından idare edilmektedir. İdare edilmekten kastım; dizayn ediliyor. İsrail başkanı Netanyahu, Trump, Putin gibi emperyalist güçlerin lideri konumundaki kişiler her ne olursa olsun veya ne kadar insan ölürse ölsün bölgede varlıklarını devam ettirmek noktasından var güçleriyle çalışmaktadırlar. Bu iktidar hırsı geçmişlerinde var olan bir takım karanlık hadiselerinde göstergesi konumundadır. Buradan anlaşılan tiranlık örneği gösteren bu kişiler, bölgede kendilerince eksik hissettikleri duygular ile hareket etmektedir.

    Orta Doğu, bazı liderler karşı çıksa da güç zehirlenmesi yaşamış bu kişilerin izlediği emperyalist politikaların sonucu olarak savaşların, açlığın, ölümlerin yaşandığı bir coğrafya haline gelmiştir. Topluma liderlik eden bu kişilerin liderlik vasfından uzak izledikleri politik duruş gelecekte de Orta Doğu’yu meşgul edecek, hatta çeşitli sorunlara sebep olacak gibi görülmektedir. Ortada herhangi bir sebep yokken İsrail’in İran’a saldırması ve ardından yaşananlar… bölgede şimdilik ateşkes anlaşması imzalanmışsa da söz konusu durumun uzun vadeli olmadığı açıkça görülmektedir. Bölgenin lideri olmaz özlemi içerisinde olan İsrail, ABD güdümünde izledikleri politikalardan dolayı vadedilmiş topraklar olarak gördüğü bölgeleri hakimiyeti altına almaya çalışmaktadır. Dolayısıyla bu politika devam ettikçe, ve lider vasfı taşımayan kişiler bölgede liderlik yaptıkça söz konusu sorunların devam edeceği gün gibi ortadadır…