CHP'de önemli görevlerde bulunan Uğur Yelekli, 14 Mayıs ve 28 Mayıs'ın sonuçlarını değerlendirdi. Yelekli, partisi açısından neler yapılması gerektiğini de anlattı.

CHP'de önemli görevlerde bulunan Uğur Yelekli, 14 Mayıs ve 28 Mayıs'ın sonuçlarını değerlendirdi. Yelekli, partisi açısından neler yapılması gerektiğini de anlattı.   14 Mayıs milletvekili seçimleri ve 28 Mayıs'ta ikinci tur ile tamamlanan cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarının yankısı CHP'de tartışılmaya devam ediyor. İzmir'de CHP'nin deneyimli isimlerinden Konak ilçe başkanlığı, Büyükşehir meclis üyeliği, Karabağlar Kent Konseyi Başkanlığı görevlerinde bulunan Uğur Yelekli, seçim sonuçlarını değerlendirdi. Yelekli, Millet İttifakı ile yakalanan sinerjinin sandığa yansımadığının ortada olduğunu kaydetti. Sağ seçmenin sola oy vermesinin kolay olmadığını kaydeden Yelekli, yeni mücadele yöntemlerine işaret etti. Önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimler ve CHP'nin kurultay sürecini ele alan Yelekli, iki aşamalı bir formül önerdi. Milletvekili aday listelerinin eksikliklerine değinen Yelekli, "Seçmenin kendini temsil edecek kişiye inanması gerekiyor" dedi. Yelekli, yerel seçimlerin olası sonuçlarına da değinerek, "Bu seçimde partinin geleceğini belirleyecek sonuçlar göreceğiz. CHP'nin yeniden şahlanması mı göreceğiz? Bunu görmek istiyorsak doğru adaylarla yola çıkmamız lazım. Ayrıca olası erken seçim ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. Yerel seçimler, erken genel seçimde iktidar olup olmamamızı ortaya çıkaracak bir seçim olacaktır" sözlerine yer verdi. - 14 Mayıs milletvekili seçimlerinde partinizin 2018 seçimlerine göre İzmir'de daha yüksek bir oy alması bekleniyordu. Oysa vaziyet neredeyse aynı. Bu durumu neye bağlıyorsunuz? 14 Mayıs seçimleri ile ilgili aslında sadece İzmir'de değil tüm Türkiye de daha yüksek oy beklentimiz vardı. 2019'a göre biraz daha yüksek gibi görünse de 2018 seçimlerine nazaran arttırdiğımızı söyleyemeyiz. Bunu 3 ana nedene bağlamak gerekir 1. Farklı görüşlerin bir araya getirilmesiyle yaratılan sinerji maalesef sandığa yansımadı sağ seçmenin sola oy vermesi bu kadar kolay olmuyor. 2. Kim ne derse desin milletvekili listeleri çok önemli. Seçmenin kendini temsil edecek kişiye inanması gerekiyor. Bu anlamda halkın örgütün içinden çıkmış, İzmir'i sorunları bilen, partisine emek vermiş liyakat sahibi halkta, STK'lerde karşılığı olan Atatürk ve Cumhuriyet degerlerine bağlılığı tartışılmayan adaylar ile daha iyi sonuç alınacağı tartışılmazdır. 3. Temel bir gerçek var. İktidara giden yol yerel yönetimlerden geçer. Bu doğrultuda özellikle belediyelerimiz de sosyal belediyeciliği öne çıkaran halka dokunan, dinleyen, çözüm üreten başkan ve meclis üyesi yapısı kesinlikle partimizin oyunun yükselmesini sağlayacaktı. Bu doğrultuda çok iyi çalışan birkaç belediyemizi tenzih ederek tüm belediyelerimizin aynı doğrultudaki anlayış ile çalışıp bunun sandığa tahvil edilmesi gerekiyordu.

BAŞARI HİKAYESİ YAZILAMADI

- Sol, demokrat yazarlar Millet İttifakı'nın farklı görüşlerin bir araya gelmesi adına olumlu bir örnek olduğunu söylüyor. Seçim sonuçlarındaki toplam oy oranına bakarak siz böyle bir şey söyleyebilir misiniz? Farklı görüşlerin bir araya getirilmesinin yarattığı sinerjiyi az önce de ifade ettim. Karşımızdaki sonuç ise başka bir gerçek durumu ifade ediyor. Sandık sonuçları yeni bir kazanım olduğunu göstermiyor. Bunun nedenlerinin iyi araştırılması lazım. Hatta bu konuda swot analizi yapılarak artıları eksileri ortaya çıkarılmalıdır. Sorun yönetimde mi, liderde mi, oluşturulan listelerde mi, verilen mesajlarda mı? Yoksa seçmen kitlesinin bölgelere göre değişkenlik göstermesi mi? Kısaca seçim sonuçlarına bakarsak, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun olağanüstü çalışma temposuna rağmen bunun sandığa yansımadıgini alınan oy'un Tayyip Erdoğan, AKP karşıtlığının oyları olduğunu ve siyasetin bir sonuç alma sanatı olduğunu söyleyerek bir başarı hikayesi yaratamadığımızı söyleyebilirim.

MİLLETVEKİLİ LİSTELERİ

- Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri öncesi sosyal medya üzerinden topluma dokuma mesajı içeren videolar yayımladınız. Bu aynı zamanda tüm muhaliflere 28 Mayıs öncesi bir çağrıydı da. Bu iki haftalık süre sahada etkin bir muhalefet gördünüz mü? 14 Mayıs seçimleri çok ama çok önemliydi. Olası 2. tur seçimlerini düşünerek meclis çoğunluğunu elde etmek de 2. turu rahat geçmek için o derece önemliydi. Parlamento seçiminde bu gücü elde edememek tabii ki karşımıza büyük bir handikap çıkarırken Tayyip Erdoğan'a büyük bir güç kazandırdı. Ülkede istikrar söylemiyle etki altına alınan, güçten yana oyunu kullanan seçmen bunu da sandığa yansıttı. Bizim yapmamız gereken de milletvekili listelerinde hiç ama hiç hata yapmadan seçmenin daha rahat oy vereceği bir listenin oluşturulmasıydı. Maalesef bu gerçekleşmedi.

DEĞİŞİM FORMÜLÜ

- Yerel seçimlere doğru giderken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun görevi bırakmayacağını öngörüyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde bir yerel seçimi partiniz nasıl karşılar? Önümüzde bir yerel seçim var ve çok da uzun bir süreç yok. Bu süreçte yenilenmenin, değişimin olması kaçınılmaz. Çünkü halk, taban bunu istiyor olmalı da. Ama bir gerçek var ki seçime giderken düğmeye bastığımız kurultay sürecinin ayrıca bizde hasar bırakacağı gerçeğini de unutmamak lazım. Partimizde sözü etkin kişi ya da kişilerin belirleyeceği deyim yerindeyse "ağabey" dediğimiz insanların öncülük ettiği bir geçiş süreci formülü düşünülebilir. İki aşamalı (yerel seçimden önce ve sonra) bir kurultay mı yoksa tüm değişimin hemen yapıldığı bir kurultay mı? Yani açıklanacak kurultayın tarihinin de çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Hiç unutmayalım ki yaklaşan yerel seçimlerde belediye başkanlığı bekleyen kurultay delegelerinin sandığa gerçek duygularını yansıtmayacağı gerçeği ortadadır.

YEREL SEÇİMİN GETİRECEKLERİ

- 2024 yerel seçimleri için partinizin İzmir'de nasıl bir yol izlemesi gerekir? 2024 yerel seçimleri partimiz açısından çok ama çok önemli. Hem geçmiş 5 yılın sorgulanması bu önemi arttırıyor. Bu seçimde partinin geleceğini belirleyecek sonuçlar göreceğiz. CHP'nin yeniden şahlanması mı göreceğiz? Bunu görmek istiyorsak doğru adaylarla yola çıkmamız lazım. Ayrıca olası erken seçim ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. Yerel seçimler, erken genel seçimde iktidar olup olmamamızı ortaya çıkaracak bir seçim olacaktır. Bu doğrultuda öncelikle mevcut tüm belediyelerimizin seferberlik ortaya koyarak tamamen bir sosyal belediyecilik örneğini en üst derecede gerçekleştirmesi gerekecektir. Temsil ve ağırlama bütçeleri yerine sosyal hizmetler bütçelerinin artırıldığı, başkanın, meclis üyelerinin sürekli sokakta halkın içinde topluma dokunan, dinleyen, çözüm üreten olduğu il ve ilçe başkanlıkları ile iyi koordine olup parti örgütü, belediye uyumsuzluğu yaşanmadığı bir atmosfer yaratmalıyız. Sonra belediye başkanı ve meclis üyesi adaylarımızın üye bazında halkın örgütün istekleri doğrultusunda önseçim yapılarak belirlendiği bir seçime girdiğimizde oy veren seçmenin bize çok daha rahat oy vereceğini ve yaratacağımız bu başarı hikayesinden sonra iktidara ulaşacağımızı düşünüyorum.

TÜRKİYE'NİN SOSYOLOJİK YAPISI

- Türkiye Cumhuriyet ikinci yüzyıla sağ- muhafazakar ve siyasal İslam varisi partilerin ağırlıkta olduğu bir TBMM ile giriyor. Bundan sonra Türkiye solu nasıl bir çizgi izlemeli? Şu an Türkiye'nin ve solun en önemli handikapı TBMM'de temsilinn sağ ve muhafazakar bir çoğunlukta olduğu gerçeğidir. Baktığımızda Türkiye'nin genel yapısı itibari ile çok da sürpriz sayılmaz çünkü Türkiye'nin sosyolojik yapı gerçeği bu. Esas önemli olan bu gerçeği biz gelecek dönemlerde nasıl değiştiririz? Bu anlamda büyük bir seferberlik ortaya koymamız gerekiyor. O da parti örgütlerinden başlayarak görev alacak yöneticilerin halkta karşılığı olan partisine o orda olduğu için oy verilen insanlardan oluşan, doğru meclis üyesi ve belediye başkan adaylarının seçilerek onların yarattığı başarı hikayeleri ile bu demografik yapı gerçeğini dönüştürmek mümkün olacaktır. Aynı zamanda Anadolu'ya, Doğu illerimize parti olarak daha önem vermeliyiz. Geçmişte var olan CHP şimdi niye yok? Orada görev alacak yöneticileri yalnız bırakmayıp maddi manevi yanında olup birinin adamı olduğu için değil halkın adamı olduğu için görev alacakları seçmeliyiz. Yoksa Anadolu'nun bize oy vermesini beklemek yersiz olur.