Araştırmacı-yazar Nevzat Hız, Türkiye’nin en renkli ve çok kültürlü kentlerinden olan Adana için önemli bir esere imza attı. “Adana Sözlüğü” Akademi Yayınları’ndan çıktı
Daha önce “Bir Şehir Sözlüğü- Orhan Kemal’in Adana’sı” ile yöre sözlüğü alanında öncü bir çalışmaya imza atan araştırmacı-yazar Nevzat Hız, bu sefer de Adana’yı anlatan roman ve öyküleri tarayarak geniş hacimli bir eserle okuyucu karşısına çıktı. Hız, yıllara dayanan derleme notlarını da kitaba dahil ederek kent kültürüne büyük bir eser kazandırdı. Adana’nın söz zengini olduğunu kaydeden yazara yeni kitabını ve kapsamını sorduk.
-Sayın Hız, “Adana Sözlüğü” edebiyattaki Adana dilini ortaya koyan en derli toplu çalışma olarak karşımızda duruyor. Bize bu çalışmanın hazırlanış sürecini anlatır mısınız?
Süreç Adanalı olmamla başlıyor zaten! Hemen hemen tüm illerin bir sözlüğü var, olması da gerekli. Adana’nın bir sözlüğü yoktu. Bu dil zenginliğinin kayıt altına alınması, belgelenmesi önemli bir konu. Benim çocukluktan itibaren duyduğum, konuştuğum dil olmasının avantajını elbette kullandım. Bu sözlüğü, yıllardır çalışarak hazırladığım notlarım yanında, Adana üzerine yazılmış romanlardan yaptığım derlemeler ve çeşitli taramalarla oluşturdum. Adana söz varlığı; sözcük, deyim, atasözü kullanımı bakımından diğer bölgelerden çok farklıdır, zengindir. Bunu başarmak önemliydi. Bölge dilimize ve doğal olarak kültürümüze bir katkıda bulunmanın onurunu yaşıyorum.
“TOPRAK KOKUSU”NDAKİ ADANA
-Çalışmanız için Reşat Enis’in 1944 yılında yayımlanan “Toprak Kokusu” romanından başlayarak on yılları bulan bir taramayı kapsıyor. Adana’yı anlatan bu ilk romanın önemi hakkında neler söylemek istersiniz?
Reşat Enis, 2. Dünya Savaşı yıllarında Adana’da gazetecilik yapmış bir yazardır. İstanbullu olmasına rağmen Adana dilinin değerini ve farklılığını kavramış, özellikle Çukurova köylülerinin konuşmalarından notlarını almıştır. Toprak Kokusu romanında çok sayıda deyim ve atasözünü diyaloglarında yazmıştır. Bu değerli romanı Orhan Kemal ve Yaşar Kemal’in okuduklarını ve çok önemsediklerini biliyoruz.

YENİ KEŞİF ROMANLAR
-Çalışmanızda Adanalılar başta olmak üzere araştırmacıların da gördüğü bazı yeni kaynaklar var. İbrahim Sarıibrahimoğlu ve eserlerinden yapılan derleme bu açıdan kadrajımıza giriyor. Bu yazarın son dönemde ortaya çıkan kitapları ve içerdiği atasözleri, deyimler ve sözcükler açısından ne söylemek istersiniz?
Sarıibrahimoğlu, Yaşar Kemal’in çocukluk arkadaşı olan bir yazardır. Ocak Taşı ve Atmaca romanı Kadirli ve Kozan yöresini anlatan, bir anlamda otobiyografik romanlarıdır. Doğal olarak o da, köyde konuştuğu dili yazmıştır. Sözlükte önemli bir yeri vardır. 2024 yılında, defterlere yazdığı ve basılmamış dört romanının daha olduğunu öğrendik. “Günaydın Dedi Ölüm”, “Aboov”, “Ya İşte Böyle” ve “Yaşamak İçin” isimli bu romanların basılmasına katkı vermekten de mutlu olduğumu söylemek isterim.
‘ORHAN KEMAL ADANA’DIR’
-Siz daha önce “Orhan Kemal’in Adana’sı”nı hazırlamıştınız. Bu eserde de bolca Orhan Kemal alıntısı görüyoruz. Orhan Kemal hakkında müstakil bir sözlük hazırladıktan sonra bu kitaba onu dahil etmenin zorluğu ve avantajı neydi?
Benim hazırladığım Orhan Kemal’in Adanası: Bir Şehir Sözlüğü ile Ali Püsküllüoğlu’nun hazırladığı Yaşar Kemal Sözlüğü kitaplarının, bu sözlük için öncü kitaplar olduğunu belirtmiştim. Orhan Kemal’in özellikle; Bereketli Topraklar Üzerinde, Hanımın Çiftliği, Kaçak, Eskici ve Oğulları gibi romanlarının filme çekilmesini çok önemli buluyorum. Bu filmler sayesinde yerel dildeki birçok sözün, ulusallaştığını görüyoruz. Orhan Kemal başlı başına bir Adana zaten!
TURAN ALTUNTAŞ’IN ÖNEMİ
-Çok önemli bir öykücü olmakla beraber Turan Altuntaş, yeter düzeyde araştırmaya konu olmuş bir yazar değil. Onun eserlerindeki Adana dili hakkında neler söylenebilir?
Turan Altuntaş, Düziçi Köy Enstitüsü mezunu eğitimci ve öykü yazarımızdır. Doğup büyüdüğü Adana toprağından yazdığı gerçek yaşam hikayeleriyle tanıyoruz. Yerel dili kullanmaktaki başarısıyla da Orhan Kemal’in öğrencisi sanki.“El arabasına binip, el türküsü çığıran” veya “Dink beygiri gibi dolanmak.” gibi yüzlerce sözü diyaloglarında görürüz. Severek okuduğum bir yazar.
-Adana’da sizin etrafınızda Adana araştırmalarını merkeze alan bir grup aydın görüyoruz. Sizin çalışmalarınızda fikir alışverişi ve dayanışmanın yeri hakkında ne söylemek istersiniz?
Yaşar Kemal’in; yaşadığımı, gördüğümü ve duyduğumu en iyi şekilde yazabilirim anlamında bir söylemi vardır. Bu görüşle bilinçli insanların bir görevi de, öncelikle yaşadıkları kentleri hakkında sanatsal, kültürel, yakın tarih gibi çalışmalarda bulunup, halka bir şekilde duyurmaları, iletişim sağlamalarıdır. Özellikle A.T. Üniversitesi Kütüphane bölüm başkanı Ahmet Karataş’ın büyük özveriyle çalışıp oluşturduğu Adana Külliyatı’nı çok önemli buluyorum. Bir okul, bir sanatsal merkez görevi görüyor. Çok kaliteli ve çeşitli ürünlerin ortaya çıkarılmasına önayak oluyor.
‘ABİDİN DİNO’DAN BİR SES’
-Eklemek istediğiniz bir husus var mı?
Büyük Atatürk’ün 1932 yılındaki ‘Türk Dil Kurultayı’na Adana’dan Toros Yörükleri’ni davet ettirmesiyle, dil konusuna değer verdiğini göstermiştir.
Abidin Dino ise 1940 yıllarında Adana’da dili hakkında şu paragrafı yazmıştır: “Kurtarmak gerekti Çukurova ve Toros doğasının, insanının söz serüvenini. Bitkiler nasıl gür fışkırıyorsa Toros eteklerinde, Çukur’da sözcükler de öyledir, öyle fışkırır silme güzel. Doğa bir yana, tarihsel nedenleri de var bu birikimin, insan selleri kelime tortularını bırakmış ve bunlar Toros imbiklerinden süzüle süzüle en arı Türkçeyi meydana getirmiştir. Türkmenlerden gelme sözcük ve tümce kuruluşu da çok önemlidir.”
Ozan Karacaoğlan ve Dadaloğlu ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş, yöremiz dilini türkülerinde ölümsüzleştirmiştir.
Argosu ve küfrü çok olan Adana, söz varlığı zengindir, ilginçtir ve birçok uygarlıklardan etkilenmiş özel bir dildir. Bu çok kültürlülük, Adana’nın dil zenginliğine de yansımıştır.
Nevzat Hız, Adana Sözlüğü, Akademisyen Yayınevi, 2025

NEVZAT HIZ KİMDİR?
Nevzat HIZ
Adana’da doğdu, ilk, orta ve lise eğitimini bu sıcak şehirde yaptı. Kanallarda yüzdü, mahalle sahalarında çok futbol oynadı, yazlık sinemalara gitti. Bu kültür şehrinin insanı olmaktan gururlu.
Adana Borsa Lisesi’ni 1976 yılında bitirdi. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 1983 yılında mezun olduktan sonra uzun yıllar serbest ve Numune Hastanesi’nde diş hekimi olarak çalıştı.
Berrin Hız ile evli, Deniz ve Gönenç adlarında iki çocukları var.
Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği’nde bir süre 2. Başkanlık yaptı.
Ülkemizin en önemli yarışması olan ‘Altın Kamera Fotoğraf Yarışması’nın Siyah/Beyaz dalında Başarı Ödülünü 2007 ve 2009 yıllarında kazandı. 2009 yılında ‘Anadolu’da Yaşam’ ve 2010 yılında ‘Çalışan Çocuklar’ konulu Fotoğraf Yarışmalarında Türkiye birinciliğini kazandı.
Çeşitli illerde ve Kıbrıs’ta; Ödüllü Fotoğraflarım, Torosların Son Yörükleri, Caritna Suriye, Van Depremi: Çadırkentlerden Portreler, Kapanan Kapılar, Gördüklerim ve Hikayeler isimli kişisel fotoğraf sergilerini açtı.
Birçok gazete, dergi ve sosyal medyada çeşitli konularda yazıları yayınlandı.
Senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ‘’Kebapçı Memet’’ adlı kısa filmi ile 2017 Yılı Altın Koza Film Festivali’nde ikinci olarak ‘Yaşar Kemal Ödülü’nü kazandı.
2022- 2024 yıllarında Adana Kent Konseyi Sanat Kurulu Başkanlığı’nı yürüttü.
Tarihi Spor Fotoğrafları ile Adana, Torosların Son Yörükleri, Van Depremi: Çadır Kentlerden Portreler, Tarihi Albüm Fotoğraflarıyla Adana’da Yaşam, Modern Adana kitaplarını yazdı.