“Defalarca okudum ama hatırlayamıyorum".
“Dilimin ucunda ama çıkaramadım..."
"Markette ne almam gerektiğini unutup başka şeyler aldım"

Bu yaşadıklarımızın büyük bir kısmı sandığımız kadar olağandışı değil. Çoğumuz benzer unutkanlıkları zaman zaman yaşıyoruz. Yine de tedbirli olmalıyız. Doktorunuz nörolojik açıdan sorununuz olmadığını söylüyorsa asıl soru şu: Bu küçük ama can sıkan unutkanlıklarla nasıl başa çıkabiliriz?
Unutkanlık yaşadığımızda sorun, bilginin silinmesi değil, bilgiye ulaşamamaktır. Beynimiz, bilgiyi kaydederken ve hatırlarken dikkat, odaklanma, duygu durumu ve enerji düzeyine ihtiyaç duyar.

Yaş aldıkça beyinde bazı doğal değişimler olur. Bunlardan ilki, nöronların yoğun olduğu gri maddenin zamanla bir miktar azalmasıdır. İkinci olarak, nöronlar arasındaki bağlantılar eskisi kadar güçlü çalışmayabilir. Üçüncü değişimse beynin kendini onarmasına, yenilemesine yardımcı bazı kimyasalların düzeyinin düşmesidir. Ancak bunlar kesin bir kader değildir.

Beyin “nöroplastisite” denilen yeteneği sayesinde yeni bağlantılar kurabilir, kendini yeniden düzenleyebilir, kayıpların büyük bir kısmını telafi edebilir. Bunun tek bir şartı vardır: aktif kullanım. Tıpkı kaslar gibi, beyin de kullanıldıkça güçlenir.

Ayrıca stresliyken stres hormonu kortizol artar ve hipokampus bilgiyi düzenlemekte zorlanır. Yani çoğunlukla beynimiz bozulduğu için değil, aşırı yüklenildiği için unutur. Dikkat dağınıklığı, uykusuzluk, aynı anda birçok işle meşgul olmak ve duygusal yorgunluk, beynin bilgiyi kalıcı hafızaya aktarmasını zorlaştırır.
Her unutkanlık bir sorunun işareti değildir. Günlük hayatı aksatmayan, ara sıra yaşanan ve hatırlatıldığında geri gelen unutkanlıklar çoğunlukla normal kabul edilir.Ancak bazı durumlarda daha dikkatli olmak gerekir: Yakın zamanda yaşanan olayları sık sık unutmak. Aynı soruyu defalarca arka arkaya sormak. Tanıdık yerlerde yönünü bulmakta zorlanmak. Bu tür belirtiler varsa, mutlaka bir uzmana gidilmelidir.

Bu belirtileri okumak kaygı verici olabilir. Ancak erken fark etmek, korkudan çok doğru adım atma imkânı sağlar

Unutkanlığı azaltmak için neler yapabiliriz?

1. Aynı anda birden fazla işle uğraşmamaya çalışın. Beyin çoklu görev yapmaz, sadece hızlı geçişler yapar ve bu da unutkanlığı artırır.
2. Bilgiyi alırken gerçekten orada olun. Dikkatle kaydedilen bilgi, daha kolay hatırlanır.
3. Uyku lüks değil, zorunluluktur. Öğrendiklerimizin büyük kısmı uykuda kalıcı olur.
4. Beynin büyük bir kısmı sudan oluşur. Hafif düzeyde susuz kalmak bile dikkat, odaklanma ve kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyebilir.
5. Düzenli egzersiz, beyne giden kan akışını artırır ve beynin kendini yenilemesine destek olur. Özellikle yürüyüş gibi ritmik ve sürdürülebilir hareketler, hafıza ve dikkat üzerinde olumlu etki yaratır.
9. Sohbet etmek, birlikte düşünmek ve duygusal temas kurmak, beynin birçok bölgesini aynı anda çalıştırır.
10. Yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmayı denemek ya da herhangi bir sanat dalıyla uğraşmak, beynin birden fazla bölgesini aynı anda aktive eder. Bu tür uğraşlar, beynin yeni bağlantılar kurma kapasitesini destekler

Unutkanlık bazen tedirgin edici olabilir. Ama buçoğu zaman beynin “yavaşla, dikkat et, kendine bak” demesidir. Bu sinyalleri duyduğunuzda panik yerine, ona ihtiyaç duyduğu desteği vermeye bakın.