Bir gün yüksek sıcaklık ve yazdan kalma bir hava ertesi sabah ise kalın giyinme ihtiyacı hissettiren serin bir hava... Yaz aylarından sonbahara doğru geçerken sıcaklık farklarının belirgin şekilde hissedilmesi günlük yaşamı direkt olarak etkileyebiliyor. Sabahları serin havaya göre giyinerek öğle saatlerinde terlemek akşamları ise üşümek oldukça sık yaşanan bir durum haline geliyor. Bu aylarda burun akıntısı, boğaz hassasiyeti, yorgunluk, uyku düzeninde değişiklik ve alerjik belirtiler daha fazla ortaya çıkıyor. Mevsimler değişirken yapılabilecek en doğru şey ise tek bir besine yönelmek yerine düzenli uyku, sağlıklı beslenme, giyim ve günlük yaşam alışkanlıklarını mevsime göre şekillendirmek. Sabah saatlerinin serin olmasından kaynaklı olarak kalın giyinip öğle saatlerinde terlemek mevsim geçişlerinde yaşanan en sık sorunlardan biri. Özellikle çocuklarda okul bahçesinde oyun oynadıktan sonra ya da yetişkinlerde yürüyüşlerin ardından kıyafetler ter sebebiyle nemli kalabalık. Terli ya da ıslak kıyafetle uzun süre kalmak vücut ısısının korunmasını zora sokabilir. Bu yüzden gün içerisinde yoğun şekilde terleniyorsa mümkün oldukça kıyafetleri değiştirmek daha konforlu olacaktır. Yaz aylarında geç saatlere kadar dışarda kalmak ya da geç yatmak birçok kişinin uyku düzenini bozabiliyor. Okulların açılması ve iş temposunun yeniden hızlanmasıyla birlikte sabah erken kalmak gerekirken yatış saatinin aynı kalması sonrası uyku süresi azalabilir. Bu yüzden sonbahara girerken uyku düzeni kademeli bir şekilde yoluna sokulmalıdır. Her gün mümkün oldukça benzer saatlerde yatıp kalkmak, gece geç saatlerde yoğun ekran kullanımını azaltmak ve uyku için yeterli zaman ayırmak yeni rutine uyumu kolaylaştırır. Havaların serinlemesi sonrası pencereler daha az açılmaya ve insanlar kapalı alanlarda daha uzun süre vakit geçirmeye başlayabilir. Okulların açılması sonrası toplu taşımanın da yoğunlaşmasıyla birlikte iş yerlerinde daha fazla zaman geçirilmesi de yakın teması arttırır. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay yayılabildiği dönemlerde kapalı alanların düzenli bir şekilde havalandırılması basit ancak etkili bir alışkanlıktır. Havanın serin olması sonrası gün boyunca pencerelerin tamamen kapalı tutulması yerine uygun zamanlarda temiz hava dolaşımının sağlanması gerekmektedir. Yine bu geçiş dönemlerinde burun akıntısı, hapşırma ve gözlerde sulanma başlayabilir ve akıllara hastalık durumu gelebilir. Oysa bazı kişilerde bu belirtilerin arkasında mevsimler alerjiler yer alabilir. Özellikle ateş olmadan tekrarlayan hapşırma, gözlerde sulanma başladığında belirtiler mevsimsel alerji olarak değerlendirilebilir. Sonbaharla birlikte burun akıntısı, öksürük ve boğaz ağrısı şikayetleri de artmaya başlarken bu belirtilerin önemli bir kısmı viral enfeksiyonlarla ilişkili olabilir. Sabah akşam arasında sıcaklık farkları artarken koşullara uyum sağlayabilecek bir düzen oluşturmak en doğrusu olacaktır. Mevsim değişebilir ancak vücudun temel ihtiyaçları değişmezken uyku, su ve dengeli beslenme sağlığın temeli olmaya devam etmektedir.