Günlük yaşamda karşılaştığımız bireysel ve toplumsal sorunların büyük bir kısmının yetişkin gibi düşünememekten kaynaklandığını biliyor musunuz? Peki, siz bir sorununuzu mantıklı bir şekilde analiz etmek yerine, duygusal tepkiler verip sonrasında pişmanlık yaşadınız mı? Sizi üzen bir durumu objektif değerlendirmek yerine pasif kaldınız mı ya da aşırı tepki verdiniz mi?
Çoğumuz bazen duygularımızın kontrolü altına girerve farkında olmadan geçmişten öğrendiğimizdüşünce kalıplarınedeniyle mantıklı ve sağduyulu kararlar almakta zorlanırız. Peki, neden böyle davranıyoruz?
Psikiyatrist Eric Berne geliştirdiği Transaksiyonel Analiz Kuramı'nda kişinin üç ayrı ego durumu ile hareket ettiğini öne sürer: Ebeveyn, Çocuk ve Yetişkin. Berne'e göre ego durumu kişinin o an sergilediği düşünce, duygu ve davranış biçimidir. Yani geçmişdeneyimlerimiz davranışlarımızı etkileyebilir ama bu tamamen geçmişin yansıması değildir. O anda nasıl düşündüğümüz, hissettiğimiz ve davrandığımız da belirleyicidir.
ÜÇ EGO DURUMU
Farklı durumlarda üç ego durumundan biriyle hareket ederiz. Ebeveyn modundaysak, otoriter, yargılayıcı ya da koruyucu oluruz. Örneğin, bir hata gördüğümüzde sert eleştiriler yapabilir veya karşımızdakini koruma içgüdüsüyle kontrol etmeye çalışabiliriz.
Çocuk modundaysak bazen eğlenceli, yaratıcı bazen de kırılgan ve bağımlı davranabiliriz. Örneğin, bir otorite ile karşılaştığımızda kendimizi güçsüz hissedip geri çekilebiliriz.
Yetişkin modunda ise olaylara gerçeklik temelinde mantıklı, analitik ve objektif yaklaşırız. Bilgiyi analiz eder, çözümler üretiriz.
Peki siz günlük yaşamınızda hangi kararları yetişkin olarak alıyorsunuz? Eğer yetişkin moduna geçemiyorum diyorsanız nedenlerini öğrenmek ister misiniz?
Birinci neden duygusal tepkilerin hakimiyeti. Yaniöfkelenmek, savunmaya geçmek, suçlamak. İkincisi öğretilmiş kalıplar. 'Şöyle davranmalısın' gibi içselleştirilmiş öğrenilen kalıplar.Son olarak da korku ve belirsizlikle başa çıkamamak.
Evet, tüm bunlar bizi yetişkin gibi düşünmekten alıkoyar. Sonuç olarak, yargılayıcı oluruz, sürekli eleştiririz, kontrol etme ihtiyacı duyarız. Ya da yeni fikirlere kapalı oluruz, değişime direnç gösteririz. Peki hangi ego durumunda olduğumuzu nasıl anlarız?
*Karşımdakini yargılıyor muyum, yoksa anlamaya mı çalışıyorum? (Ebeveyn mi? Yetişkin mi?)
*Aşırı duygusal mı tepki veriyorum yoksa mantıklı mı düşünüyorum? (Çocuk mu? Yetişkin mi?)
*Gerçekleri analiz ederek mi karar veriyorum, yoksa geçmişte öğrendiğim kalıplarla mı hareket ediyorum? (Ebeveyn mi? Yetişkin mi?)
Karar verdiniz mi hangi ego durumunda olduğunuza? Eğer sorunlarınızın temelinde yetişkin olarak düşünememek varsa işte size birkaç öneri:
*Duygularınızı fark edin ve onlara kapılmayın. Tepki vermeden önce derin bir nefes alın 'bunu mantıklı mı buluyorum?' diye kendinize sorun.
*Kendi düşünce kalıplarınızı sorgulayın, farklı bakış açılarını değerlendirin.
*Çözüm odaklı olun. Karşı tarafı suçlamak yerine, sorunu birlikte çözmeye odaklanın.
*Yetişkin modunu bilinçli olarak kullanın. Ne kadar sık yaparsanız o kadar çabuk alışkanlık haline gelir.
Yetişkin olmak sadece kendi yaşamımızı değil, çocuklarımızı, eşimizi dostumuzu da pozitif etkiler. Ayrıca daha özgüvenli ve bağımsız oluruz. ilişkilerimiz de daha az çatışmalı ve daha sağlıklı ...
Ne dersiniz, şimdi hangi ego modundasınız?