Yılbaşı coşkusu sona erdi. Büyük sofralar, özenli sunumlar, bol misafirli, dağıtmalı kutlama sonrası geriye ne kaldı?

Bu yıl da son yıllarda olduğu gibi, dışarıda kutlama yapmak çoğu vatandaş için oldukça zorlayıcıydı. Pek çoğu, evinde ailesi ve sevdikleriyle eğlenmeyi tercih etti. Evde eğlenmek bu yıl hiç olmadığı kadar güvenli ve sağlıklı bir seçenek oldu.

Yemekler, mezeler, oyunlar, gerisayımlar, pastalar derken... Yılbaşı gecesi sona erdi. Makyajlar aktı, elbiseler dar geldi. Gece yarısından sonra külkedisine dönüşen kadınlar dağılanları toplamaya başladı. Peki ya erkekler?

Pek çoğu alkolün etkisiyle sızdı kaldı. Kaç kadına eşi tarafından, "Ben de toplayayım da hemen yatalım" ya da "Hadi uyuyalım, sabah birlikte toplarız" dendi?

Saatler hatta bir gece öncesinden hazırlıklara başlayan evin hanımlarına birlikte eğlenen kaç kişi destek verdi? En iyi ihtimalle, kadın kadına topladılar, erkekler kendi arasında demlenmeye devam etti, değil mi?

Tüm aile sevdikleriyle huzur içinde, ne yediğini bilerek hem de çok masraf etmeden eğlensin diye çırpınan kadınlar bunu hak etmedi. Tüm bunlardan sonra bir de "Sağlıklı, mutlu yıllar" dilediler, değil mi?

Kadın hep külkedisi, erkek hep prensken nasıl olacak peki? Erkek, kadına "eş" olmadıkça mümkün değil o, haberiniz olsun. Hadi mutlu yıllara.