Kendi halinde bir kasaba iken 80’li yıllarda bir iki çiçek serası ile başlayan serüveni İzmir’in Bayındır’ını “Çiçek’in Başkenti” yapıverdi. Binlerce zeytin ağacı ile dağlarından yağ, verimli Küçük Menderes’ten aldığı pay ile de ovasından bal akan ilçe, bugünlerde başka bir sevinci daha yaşıyor. O da, bu kadar zenginlik içinde hayvancılığında da katma değer yaratacak bir fabrika.
BAYSAN denilince herkes bilir. Bilir ama içi de şöyle bir burkulur. Nedeni, halis duygularla Bayındır’a kazandırılmak istenen bir yatırımın, yarıda kalması hatta yok olmasıdır. O dönem Bayındır Kaymakamı olan, Kültür ve Turizm eski bakanlarımızdan Sayın Atilla Koç’un önayak olması ile hayata geçirilmiş bir yatırımdı BAYSAN.
Bayındır’da ikinci bir deneme 90’lı yıllarda geldi. Yine Bayındırlı bir işadamı gömlek üreten bir tekstil fabrikası kurdu. Fabrikanın açılışını Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel bizzat Bayındır’a gelerek yaptı. İyi niyetli bir yatırımdı. Ama olmadı. Bir süre sonra kadınlı-erkekli yüzlerce işçi çıkarılarak o fabrika depo haline geldi.
Bunları niye anlattım. Aynı zamanda memleketim olan Bayındır’ın makus bir talihi var. İyi niyetlerle başlanan yatırımlar maalesef bir noktaya gelip tıkanıyor. Buna üzülmemek mümkün değil. Anlattığım gibi iki fabrika deneyimi olan ilçe, Allah’a şükür çiçekle tanıştırılmasının ardından biraz o makus talihini yendi de nefes alır oldu.
Geçtiğimiz hafta sevinçli bir tören için Bayındır’daydık. Evet o başarısız BAYSAN deneyiminin ardından aynı toprak üzerinde bugün bir başka yatırım yükseliyor. İzmir Büyükşehir Belediyemiz kendisine devredilen alanda, bir süt ve süt ürünleri işleme merkezi kurdu. Bir süre önce üretime başlayan tesisin resmi açılışında ben de bulunmak istedim.
Hakikaten muhteşem bir manzara vardı. İkramlarından tutun da tören organizasyonuna kadar her şey mükemmeldi. “Bir Başka Tarım Mümkün” sloganını dilinden düşürmeyen Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ve kooperatif annesi eşi Sayın Neptün Soyer’i diğer ilçe belediye başkanlarımız da yalnız bırakmadılar.
Hele Bayındır’ın AK Partili genç Belediye Başkanı “Sarı Çocuk” Uğur Demirezen’i törende görmek benin için ayrı bir sevinç vesilesi oldu. Biliyorsunuz siyasi çekişmeler çoğu kez iktidar-muhalefet başkanlarının bir törende bile yan yana gelmesini engelleyebiliyor. Ama Bayındır’da öyle olmadı. Ev sahibi sıfatıyla Bayındır’ın genç Kaymakamı Sayın Emin Kaymak ve Uğur Başkan kendilerine yakışanı yaptılar.
Cumhuriyetimizin 100’üncü Yılı’nda Bayındır önemli bir yatırım kazandı. Mavi ve beyaz yakalı 170 kusur kişiye ekmek kapısı olan Bayındır Süt İşleme Tesisi’ne Başkan Tunç Soyer’in tören konuşması esnasında katılımcılara sorarak ilan ettiği, “100.Yıl Bayındır Süt Tesisi” adı da mana bakımından çok yakıştı. Bu düşüncesinden dolayı Başkanımıza bir Bayındırlı olarak teşekkürü bir borç biliyorum.
Törende dikkatimi çeken şey, tesisin üzerine yazılan Ulu Önder Atatürk’ün söylediği “Her Fabrika Bir Kaledir” sözü oldu. Hakikaten çalışanlarıyla, katma değer yaratan üretim makinalarıyla, varlığı ve markalarıyla orası Bayındır’ın yeni kalesi olarak. Emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Ama en çok teşekkürü verdiği yatırım kararı ile Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer ve ekibi hak ediyor. Allah onlardan razı olsun.
Bayındır’ın yeni kalesi daimi ve hayırlı olsun.