İçindekilerin dışarı dökülmesinden endişelenip temkinle dolabın kapağını açmak. Bazanın içinde neler olduğunu hatırlayamamak. Çok beğenerek alınan ayakkabının aynısını evde etiketi hala üstünde kutusunda durduğunu görmek. Alışveriş torbasından hiç çıkmamış, etiketi bile hala üstünde duran pantolonu odanın bir köşesinde unutmak. Yatakların altını, kapıların arkalarını, kullanılmayan ve hiç kullanılmayacaklarla doldurmak. Tanıdık mı?
Burada ne koleksiyonculuktan ne de pandemi döneminde aç kalma endişesi ile marketlerde sepetler dolusu alışveriş yapmaktan söz ediyorum. Burada yazacağım biriktirenler ve biriktirdiklerinden bir türlü ayrılamayanlar, ayrılmaya çalışırken sorun yaşayanlar.
Araştırmalara göre biriktirme, ergenlik dönemlerinde başlar 30'lu yaşlara doğru ilerler, 60'lı yaşlarda artar. Biriktiren kişiler eşyalarına çok fazla değer yükler, bu da onlardan kurtulmaya karar vermelerini zorlaştırır, imkansız hale getirir. Peki, neden biriktirilir?
*Gelecekte bir gün işe yarayabileceğine inanılır,
*Duygusal değeri olduğu, anıları canlandırdığı düşünülür,
*Eşyalara duygusal olarak bağlanma yaşanır,
* Artık kullanılmayan bir eşya, verecek bir yer bulunmadığı için saklanır,
*Alınmış alınmıştır anlayışı savunulur.
Bu değerlendirmeler, eşyalarından vazgeçmeyenlerin ortak söylemleri. National Institute of Health'ın desteklediği araştırmaya göre, biriktiren kişilerin beyin devrelerinin bir kısmı başkalarının eşyalarıyla ilgili karar verirken yetersiz, kendi eşyaları ile ilgili karar verirken aşırı çalışıyor. Bu aşırı çalışma beynin, hata izleme, riskleri değerlendirme, duygusal kararları işlemekle bilinen ön singulat korteks ve insula bölgelerinde yaşanıyor. Yale Üniversitesi'nden Dr. David Tolin'e göre biriktiriciler" Göreceli yargılarda bulunma yeteneklerini kaybediyorlar, bu yüzden karar onlar için kesinlikle bunaltıcı ve itici hale geliyor.' Yani beyinleri onlara her şeyin önemli olduğunu, atmaması gerektiğini söylüyor.
Biriktirmek yaşamları nasıl etkiler dersiniz? Evlerdeki dağınıklık hem biriktiricilerin ve hem de ailelerinin sağlıklı yaşam sürmelerini imkansız hale getirebilir. Oturulacak bir yer bulmanın bile zorlaştığı evlerde yaşam oldukça zorlaşır. İlişkilerde bozulma, çatışmalar yaşanabilir. Yaşanan karmaşa hem biriktiren kişide hem de etkilenenlerde stresle başlayan kaygı ve depresyona varan sağlık sorunlarına neden olabilir.
Peki, ne yapacağız da kendimizin ve ailemizin bedensel ve ruhsal sağlığını bozmayacağız. Öncelikle bir uzmandan yardım almak en doğru yaklaşım. Ama yeni biriktirmeye başlıyorsanız yapabilecekleriniz var.
* Kullanmadığınız, asla kullanmayacağınız giysilerinizin, eşyalarınız olduğunun farkına varın.
* Nereden başlayacağınıza karar verin, öncelik belirleyin.
* Kendiniz bir kural koyun. Örn: Eğer bir sezon bir eşyayı kullanmadıysanız onun başka kullanıcısı olmalı diye düşünüp hemen vermek.
* Evinizde, çevrenizde işlevsiz hiçbir şey bulundurmayın. Onlar dağınıklık nedenidir, beyniniz dağınıklığı sevmez, düşüncelerinizi olumsuz etkiler.
* Anılar bir aksesuarda, bir eşyada gizlenemez, anılar hafızanızdadır. Hafızanızı canlandırmak için bir köşede kalan, bir aksesuara ihtiyacınız yok. Eminim hiç kimse biriktirici olmak istemez, sağlıksız, güvensiz yaşamayı tercih etmez, ruh sağlığının bozulmasını hiç istemez.
O zaman lütfen biriktirmeye başladığınız anda farkedin ve eyleme geçin. Kesinlikle üstesinden gelebilirsiniz. Nelerin üstesinden geldiğinizi hatırlayın, sağlıklı, güvenli ve özgür yaşamınızı hayal edin.