Çok garip bir olaydı.
-Peki sen nasıl hissettin?
Yüzüne baktım, anlamaya çalıştım, nasıl olabilir ki böyle bir şey dedim..
-Çok mu şaşırdın?
Hayır, şaşırmadım. Bilemiyorum ki nasıl hissettim..
Terapilerin içinden küçük bir kesitle başlamak istedim bugün. Dile gelemeyen duygular, belki de hiç fark edilmemiş hislerden bahsedeceğiz. Terapi görüşmelerinde sıklıkla olan bir diyalog yukarıda okuduğunuz. Ne hissettiğimizi bilememiş olmak, karmakarışık hislerden bahsederken ayırt edememek ve tam olarak hangisini hissedeceğimizi tartarken bütün duyguların kaybolması.
Söz konusu duygularımız olduğunda daha içine kapanık, dile getirmeyi yüceltmeyen bir toplumda yaşıyoruz, bunun bazı getirileri elbette var. Başımıza gelen olaylarla ilgili hislerimiz aslında beynimizin durumu işledikten sonra bize bıraktığı bir veri. Bu veriyi kullanmak, geçmişi ve geleceği yapılandırmak için çok önemli. Veriyi kullanmaktan kastım zihninizde ve bedeninizde bir veri çöplüğü oluşturmadan anlık paylaşımlar yapıyor olmanız. Hem kendinizle hem de sosyal ortamınızda. Bizi paylaşmamaya, bazı duygularımızı geride tutmaya ne sebep oluyor dersiniz? 
Tam bu noktada suçlayacak tonlarca şey bulabiliriz. Bu anlayış göstermeyen bir eş olabilir, dinlemeyen bir arkadaş, ilgili olmayan bir aile, eğitimsiz bir toplum ya da biz. Duvarlar, bizim duvarlarımız. 
Anlatamam, anlamazlar ki.
Anlatamam, onları da korumam lazım.
Anlatamam, bende ne anlatacağımı bilmiyorum. 
İşte koyduğumuz duvarlara örnekler. Nasıl hiç tanıdık gelen var mı?
Bazen birinin sizin duygularınızı tamamen anlamasına gerek olmayabilir. Önemli olan sizin onu aktarış biçiminizdir. Sonuçta sizden dışarı doğru çıkması gereken, dillendirildikçe rahatlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Karşımızdaki kişi bunu onaylamasa, anlamasa bile siz günün sonunda kendinizi ifade etmiş olacaksınız..
Ve evet, böyle anlarda yaşadığımız karmaşaya başka birilerini de sürüklemek istemeyebiliriz. Ancak en yakınımızdaki insanlar bizimle aynı akışta olabilmek için buradalar. Sizde onlar için bu karmaşada durmaz mıydınız? Sanırım bu konuda birbirimize destek verirken aynı zamanda kendimizi de koruyabiliriz, yani başkaları da bizim korumamıza ihtiyaç duymayabilir. 
Ne anlatacağımızı hiç bilemiyor olmak karmaşanın bizde yarattığı bir illüzyondur. Aklımıza ilk gelen yerden, temel bir duygudan başlamak peşi sıra diğerlerinin gelmesini sağlayabilir. ‘Bu konuda korkuyorum’ demek çok güçlü bir ifadedir ve bazen altının doldurulmasına gerek bile kalmayabilir. 
Görüşmelerde duvarlarımıza denk geldiğimizde bu tarz konuşmalarla duvarlarımızın yapılarına ve yaptıklarımıza bakıyoruz. Paylaşmak üzerine güzel bir tartışma alanı açılmış oluyor. Sonrası bildiğiniz gibi, yeni duygusal yapılar kurulmaya başlıyor. Size de tanıdık gelen cümleler varsa içeriye bir göz atmanızı öneririm! Bazı şeyler birikmiş olabilir..
Bugünlük yerimiz bu kadar, duygularımızı rahat paylaşabildiğimiz bir hafta dilerim..