Aile dinamikleri farkına varılmadan gelişen bir süreçtir. Aile üyeleri birbirlerini sahiplenirler. Zaman zaman birbirlerinin rol ve sorumluluklarını hiçbir karşılık vermeden yüklenirler. Aile üyeleri birbirlerinin hissettikleri gerilimleri, mutlulukları, hayalleri hissedebilir birbirlerinin hayallerini gerçekleştirebilmek için birbirlerine yardım ederler. Aile olmanın da büyüsü buradadır. Aile üyeleri birbirlerinin hislerinden öyle etkilenirler ki bir kız ya da erkek çocuğunun büyüdüğünde annesinin ya da babasının vazgeçtiği bir şeye sahip olmanın arzusunu kendisinden sakındığı oldukça görülesi bir durumdur. Kısacası aile üyeleri birbirlerini koruyup kollar, birbirleri için sorunlarına kendi sorunuymuş gibi sahip çıkıp kendi yaşam yönünü bireysel olarak bu etki altından sıyırıp bulmakta zorlanabilirler. Ebeveynlerin çocukları için hissettiği kaygı görülesi ve alışılası bir durum iken çocukların ebeveynlerin hakkında hissettiği kaygı pek görülmez onlar daha çok yerin altında kalır. 

KAYGILAR

Çocuklarımızın bağımsız, kendi yaşamının sorumluluğunu almış ve başarılı birer birey olmasını arzu ederken işte bu görülmeyen yerin altında ki kaygılar çocukların başarılı olmasını baltalayabilir. Duygular bulaşıcıdır. Biz farkında olmadan kendi korku ve kaygılarımızı çocuklarımıza hissettiririz. Eğer geçmişte bizim yeteneklerimizi görmezden gelen bir ebeveynle büyütüldüysek bizde çocuklarımızın yeteneklerini görmekte zorluk çeker başarılarını takdir etmeyebiliriz. Ya da tam tersi bir durum da yaşanabilir. Çocukluğumuzda görülmeyen ya da değer verilmeye ihtiyacımız olan bir parçamız varsa kendi çocuklarımızın yaşamına, başarısına, kararlarına çok fazla dahil olabiliriz. Her ikisinin de etkisi çocuk için kötüdür. Hepimiz çevremizde mükemmeliyetçi, çocuğundan beklentisi her zaman çocuğun verebileceğinden daha yüksek ebeveyn modellerine rastlamışsızdır. Çocuğu kabul etmeyen bu tutum çocuğun benliğinde kalıcı yaralar açar. Çocuk kendini yetersiz ve başarısız hissettiği gibi yetişkin hayatında ne kadar başarılı işler ortaya çıkarırsa çıkarsın kendini her zaman yetersiz hissederken bulur. İlk bakışta çocuğu ile son derece ilgili ve destekleyici bir tutum içinde görülen ebeveynin aslında yıkıcı olan mükemmeliyetçiliği her zaman hem çocuğun iç dünyasında hem de çevredekiler tarafından bir çelişki yaratır. Elbette hepimiz kendi ebeveynlerimiz hakkında objektif bir görüş geliştiremesek de burada ebeveyn çocuk bağının en önemli zenginliğinin yakın bir duygusal bağ olduğunu gözden kaçırmamalıyız.