Emekli misiniz? Emekli olmak için ay/yıl mı sayıyorsunuz? Yoksa daha dün mü emekli oldunuz? Hangi noktada olursak olalım önümüzde çok uzun bir zaman var. Peki bu zamanı nasıl geçireceğiz? Bazı ülkelerde emeklilik 'ne yapacağım?' değil, 'nihayet yapacağım!' demek. İskandinav ülkelerinde emekliliğe hazırlık programları yıllar öncesinden başlıyor. Japonya’da belediyeler emeklilerin yaşam amacını keşfetmelerine yönelik seminerler düzenliyor. Almanya’da büyük şirketler çalışanlarına emeklilik öncesi hazırlık desteği vermekle yükümlü. Çünkü biliyorlar ki emeklilik sadece ekonomik bir değişim değil; aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir dönüşüm. Türkiye’de ise bu süreç neredeyse tamamen emeklinin omuzlarında. Emekli maaşları düşük. Enflasyon yüksek. Kira, gıda, sağlık giderleri her geçen gün artıyor. Üstelik çoğu zaman çocuklara ve torunlara destek olma sorumluluğu da devam ediyor. Bir sabah sadece işe gitmeyi bırakmıyoruz; hayatın akışı, gelir, günün ritmi, insanın kendine bakışı bile değişebiliyor:
Birincisi: Para. Gelir azalınca ister istemez hesaplar yeniden yapılıyor. Neyi azaltmalı? Nerede sadeleşmeli? Ek bir şey yapmak mümkün mü? Zihnin bir köşesinde hep o soru dönüyor: “Bu maaşla nasıl geçineceğim?”Finansal kaygı, emekliliğin en görünür yükü haline geliyor. Ama tamamen çaresiz değiliz.
Deneyimi paraya dönüştürmek mümkün. Danışmanlık yapmak, usta-çırak ilişkisiyle bilgi aktarmak, online ders vermek, evden üretim yapmak, yarı zamanlı çalışmak… Küçük bir ek gelir bile hem bütçeye hem de iç huzura katkı sağlar.
İkincisi: Günlük Hayat. Sabah alarm çalmadığında gün nasıl başlayacak? Günün içinde ne olacak? Kimlerle görüşülecek? Nereye gidilecek? Boş zaman ilk başta hediye gibi görünür.Ama yapılandırılmazsa boşluğa dönüşebilir.
İş arkadaşları artık hayatın doğal parçası değildir. Günlük temas azalabilir. Sosyal çevre daralabilir. Evde geçirilen sürenin artması da yeni bir uyum gerektirir. Eşle 24 saat birlikte olmak, değişen ev içi dengeler… Bunlar konuşulmasa da birçok emeklinin deneyimlediği durumlardır.
Üçüncüsü:Ruh Hali. Yıllarca bir işle, bir sorumlulukla tanımlanmışken bir anda durmak kolay değildir. İnsanın içinden şu sorular yükselir:“Ben artık kim olacağım?”“Sabah kalkmam için bir neden var mı?”
ROL KAYBI
Emeklilik maaş kaybı kadar, rol kaybıdır. Bir derneğe, okula ya da mahalleye katkı sunmak, birinin işine yaramak bazen emekli maaşının dolduramadığı boşluğu kapatır. Ve yeni bir şey öğrenmek hem zihni canlı tutar hem de yeni kapılar açar.
Peki ne yapmalı? Önce kendinize sorun:
5 yıl sonra nerede yaşamak istiyorum? Hangi giderlerimi azaltabilirim? Hangi deneyimlerimi paraya dönüştürebilirim? Günlerimi nasıl dolduracağım? Sabah kalkmam için bir neden var mı? Şunu unutmayalım: Emeklilik bir bekleme odası, hayatın kenarı değildir, kendiliğinden de güzelleşmez. Planlanırsa güzelleşir. Ve planlamak için dev adımlar atmak gerekmez. Küçük ama bilinçli başlangıçlar yeterlidir. Hazırlık fark yaratır. Bugün bir defter açın ve o soruları yanıtlayın. Yarın eski bir arkadaşı arayın. Öbür gün yeni bir beceri öğrenmeye başlayın. İşte başlangıç bu.