Bir ayrılık sonuçları iyi ya da kötü olsun hissettiğimiz keder, hüzün ve kafa karışıklığı ayrılık sonrası geçiş döneminin bir parçasıdır.
Kendimizi böyle hissederiz çünkü ayrılık sonrası yaşadığımı...
Bir ayrılık sonuçları iyi ya da kötü olsun hissettiğimiz keder, hüzün ve kafa karışıklığı ayrılık sonrası geçiş döneminin bir parçasıdır.
Kendimizi böyle hissederiz çünkü ayrılık sonrası yaşadığımız acı ve üzüntüden anlam çıkarmaya çalışırız. Bazen duyduğumuz özlem kafamızı karıştırıp bize iyi gelmeyen o ilişkiye geri dönmek isteyebilir, kararımızdan şüphe duymaya başlayabiliriz.
Oysa hissedilen her şey ayrılık sürecine dair yaşanılan duygulardır. Her ayrılık zordur. Ayrılığın getirdiği duyguları kabul etmek ve bu duyguların geçmesi için sükûnetle beklemek ihtiyacımız olan tek şeydir.
Hayat boyu bize tutunmayı öğrettiler. Çoğu zaman kaybetme korkusundan, bilinmezlik ya da gelecek korkusundan.
Ama sana ait olmayan şeylere tutunmaya devam ettiğinde aslında olması gereken şeylerin olmasını engellersin. Hayatın sana vereceği hediyelerden ve gitmen gereken yollardan kendini alıkoyarsın.
Geçmişte olan şeyler bitti. Zaman geldi geçti. Geri dönüp olanları değiştiremezsin. Onları tekrar yapamazsın. O an’lara dokunamazsın. Geriye sadece hatıralar kaldı. Bu yüzden gerçeği kucaklayıp ileri bakman lazım.
Mesele reddedilmen değil. Bu kabullenmekle ilgili. Mesele geçmişten nefret etmek değil. Bu anlamak ve iyileşmekle ilgili.
Ve şu an… İçinde olduğun bu an… Geleceğini inşaa ediyorsun. Kendine yeni bir hikaye yazıyorsun. Gitmesine izin ver… Bu öğrenmen gereken derslerden biri… Seçim yapman serbest, seçim yapmakta özgürsün… Hikayeni yeniden kendine uygun bir şekilde yazabilirsin.
Geçmiş acılarının kendi dünyana geri dönmene engel olmasına ve elinden gelenin en iyisini çalmasına izin verme…
Zaman zaman incineceksin, bu kaçınılmaz. Bu yaşamın bir parçası. Kazanmak için kaybetmeye istekli olmalısın. Her şeyde sadece kalbini ortaya koyduğunda öğrenir ve büyürsün.
Geçmişten ders al ve bilgelikle ilerle…
Sevgilerle…