Yaz sezonunun gelmesiyle birlikte hem yurt içinde hem de yurt dışında seyahat etmek isteyenler tatil planlarını harekete geçirebilmek için alternatif arayışında.
Ege ve Akdeniz sahillerindeki turiz...
Yaz sezonunun gelmesiyle birlikte hem yurt içinde hem de yurt dışında seyahat etmek isteyenler tatil planlarını harekete geçirebilmek için alternatif arayışında.
Ege ve Akdeniz sahillerindeki turizm işletmelerinde fiyatlar bir önceki yıla göre en az yüzde 100 artmış durumda. İki çocuklu, çekirdek ailenin bir haftalık yurt içi konaklama maliyeti konum ve tesise bağlı olarak 20 bin TL’den başlıyor. Tatilde fiyatın üst limitini ise seçilecek tesisin olanakları, konumdaki alternatifler ve denize yakınlık gibi kriterler belirliyor.
Seçimlerin ardından hızlı bir yükseliş trendine giren döviz birçok tatilcinin hayallerini başka bahara ertelerken yurt dışı tatil seçenekleri yurt içindeki popüler tatil merkezleri ile karşılaştırıldığında görece daha ekonomik olabiliyor.
Tatilde yönünü yurt dışına çevirenlerin ise aşmak zorunda olduğu bazı adımlar var. Dünyanın en pahalı pasaportunu kullanan Türk vatandaşlarının pasaport sahibi olduktan sonra aşması gereken adım ise vize.
Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının Schengen vizesi alması gerekiyor. Schengen vizesi konusunda ise yaşanan kriz herkesin malumu.
Artan talep nedeniyle vize randevusu bulmak bir hayli çaba istiyor. Diyelim ki vize randevusu bulabildiniz ve listedeki onca evrakı hazırladınız bu kez de başvuru yapılan ülkenin vizenizi onay süreci başlıyor ve vizeniz olumlu sonuçlanana kadar bitmek bilmeyen stresli bir sürece giriliyor.
Son günlerde hem geleneksel medyanın hem de dijital mecraların gündeminde Türk vatandaşlarının aldığı vize retleri var.
Gazeteciler, sanatçılar, organizasyon şirketi sahipleri, öğrenciler, iş insanları, tır şoförleri derken Schengen vizesi reddi nedeniyle sıkıntı yaşayan birçok kişi sıkıntılarını bulabildikleri, kendilerini ifade edebildikleri her türlü platformda dile getiriyor.
VİZE SERBESTİSİ
Çok değil günümüzden yalnızca 5-6 yıl önce Avrupa ile vize serbestini tartışan, vizesiz seyahat hakkı ile Avrupa kapılarının açılmasını beklediğimiz o günlerden vize randevusu için referans (torpil) aradığımız bu günlere köprünün altından çokça su aktı, akmaya da devam ediyor.
Vize başvurularında istenen onlarca evrak, vize başvuru ücreti, stres ve bürokrasi ile mücadele eden Türk vatandaşlarının bu çilesinin yakın vadede normale dönmesi ve sevindirici haber alması çok da mümkün görünmüyor.
Avrupalı muhataplarımızdan ardı ardına gelen açıklamalar vize başvurusundaki eksik ve hatalı bildirimler ile vize sahibi Türk vatandaşlarının Avrupa ülkelerine artan sığınma başvurularının sürecin yavaş ilerlemesinde etkili olduğunu ifade ediyor.
Son olarak Almanya’nın vize reddi alan Türk vatandaşlarının itiraz sürecini askıya aldığına yönelik açıklamaları da vize derdinin tuzu biberi oldu maalesef.
Avrupa Birliği (AB) Konseyi ile Avrupa Parlamentosu’nun Schengen vizelerinin dijital hale dönüştürülmesi konusundaki yeni yasa tasarısı ise kötünün iyisi olarak süreçlerin daha hızlı ve şeffaf şekilde yönetilebilmesi adına umut oldu.
Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte tek bir platform üzerinden gerçekleştirilecek vize başvuruları Schengen vizesini dijital hale getirecek ve vizeler pasaporta yapıştırılmak yerine karekodla mobil cihazlara indirilebilecek bir formatta olacak.
Pandemi sürecinin geride kalmasının ardından yüzde 100’leri aşan yeni vize başvuruları ile mücadele etmeye çalışan büyükelçilik ve konsoloslukların bu yeni sistemle işlerinin kolaylaşacağı açık. Ancak bu kolaylığın artan vize retlerini aşağıya çekebileceği yönündeki yorumlar fazla iyimser olacak.
Seyahat hakkının temel insan hakkı olduğunu hatırlatmakta yarar var. Vizesiz bir dünya hepimizin hayali.