CHP’nin deneyimli isimlerinden Uğur Yelekli, kurultayda seçilecek kadroların yerel seçimlerde aday olacak kişiler konusunda halkın beklentilerini görmesi gerektiğini söyledi
CHP Konak İlçe Başkanlığı başta İzmir’de önemli görevlerde bulunan Uğur Yelekli, Konak kongresi ve genel olarak kongrelere dair izlenimini aktardı. Yerel seçimlere doğru dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Yelekli, çoklu aday olan ilçelerde kongre sonrası neler yapılması konusunda bazı hususların altını çizdi. Karabağlar’ın durumuna dikkat çeken Yelekli, “İşte esas olan hemen seçim gecesinden başlamak üzere kaybedenin kazananın elini kaldırdığı, taraftarlarının yarından itibaren sahalarda CHP adına çalıştığı, küskünlüklerin olmadığı, kazananın tüm örgüte kucak açtığı bir ortamda Karabağlar’ı yine kazanırız” dedi.
Uğur Yelekli, CHP Konak Delegesi
Sayın Yelekli, Konak’ta ilçe başkanlığı yapmış tecrübeli bir siyasetçi olarak geride bıraktığımız Konak ilçe kongreniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Konak CHP İzmir’in lokomotif ilçesidir. Geçmiş dönemlerde itibaren hem taşra ilçeleri hem merkez ilçelerden birçoğu parti içi seçimler sürecinde her zaman Konak’ın duruşuna dikkat etmiştir. Kendi duruşunu Konak ile istişareler yaparak birlikte güç olma yolunu seçmiştir. Burada tek kıstas Konak’ın liderliğinin doğru yapılmasıdır. Bu anlamda yine bir Konak kongresini geride bıraktık.
Konak kongre tarihinde belki de ilk defa tek adaylı bir seçime gittik, bu hem aday olan Ozan (İlgazi) kardeşimizin gençlik kolları başkanlığından, belediye meclis üyeliğinden gelmesi avantajı ile herkesle barışık, saygılı çalışkan bir arkadaşımız olmasının etkisi önemli. Bir o kadar da belediye başkanımız Abdul Batur’un tüm gruplara kucak açan tavrı etkili olmuştur diye düşünüyorum. Kaldı ki bu anlayış il delege listesine yansıdığını, Konak’ta siyaset yapan tüm dinamiklerin mümkün olduğunca listede olmasından vefanın ve emeğin listelere yansıdığını görerek anlıyoruz. Gönül isterdi ki 2-3 adaylı bir yarış olsun ve bu yarış parti içi rekabetten parti içi demokrasiye götürsün bizi. Ama her zaman arzuladığımız sonuçların olması mümkün olmuyor. Bu anlamda tabii ki tüm Konak delegasyonunun da mutlu olması da mümkün olmuyor çünkü 400’ün üstünde kongre delegesi içinde il delege sayısı 49 ve 49 un dışında kalan belki gerçekten içinde hak edenlerin de bulunduğu 350’nin üstünde bir sayı var. Burada esas olan biten kongrelerin sonunda tek vücut olarak mevcut AKP iktidarına karşı bir arada durmayı becermeliyiz. Unutmayalım ki rakibimizin üstünde olmak için birbirimizin altında kalmamalıyız.
‘BAŞARILI OLACAKTIR’
Yeni başkan sayın Ozan Ali İlgazi ile temasınız nedir ve kendisine ne gibi önerilerde bulundunuz?
Ozan kardeşimi ilçe başkanlığım döneminden itibaren birlikte siyaset yaparak izlediğim takdir ettiğim, örgütün sevdiği çalışkan partinin tüm kademelerinde çalışmış gerçekten emeği ile buralara gelmiş bir kardeşimiz.
Ozan başkan aday olma düşüncesini belki de 1-2 yıl önce bana açan destek isteyen bir kardeşimizdi. Bana bunu ilk açtığında destek sözü veren biriyim. Bu durumda benim ondan başkasını desteklemem mümkün değildi. Bunun sonucunda da adaylık kararını verdiğinde ilk desteği veren ve adaylık açıklamasına da giderek benim desteğim Ozan Ali İlgazi’ye mesajını veren geçmiş dönem ilçe başkanıyım.
Ve geçmişte gençlik kolları başkanlığı, ilçe yöneticiliği, meclis üyeliği yaparak bu işin mutfağından gelen Ozan başkanın başarılı olacağından hiç şüphem yoktur.
‘KARABAĞLAR’IN BELİRLEYİCİLİĞİ’
Siz Karabağlar’da da etkin görevlerde yer aldınız. Konak’ın aksine iki listeli bir kongreye gidiliyor. İzmir’de siyasal sonucu CHP lehine belirleyen ilçelerden biri olan Karabağlar’da yaşanan bu durumun yerel seçimler öncesi yaşanmasının muhtemel sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Biliyorsunuz ilçe başkanlığım Konak, Karabağlar’ı da kapsıyordu. Yani 1 milyon nüfus 167 mahalle olan Konak’tan söz ediyorum. Karabağlar’ın ilk kurucu Meclis üyelerindenim. Aynı zamanda Karabağlar Kent Konseyi başkanlığım var. Bu anlamda Karabağlar’ın dinamiklerini bilenlerden biriyim. Karabağlar aslında Türkiye mozaiği. Siyaseten de CHP açısından her zaman zor, meşakkatli, rekabeti üst seviyede olan seçimlere gebe bir ilçemizdir. Karabağlar siyasetinde de etkin olan ve etkin olmak isteyen bir çok siyasetçiyi barındırır. Ve kesin olarak diyebiliriz ki CHP il başkanlığını belirleyecek olan en önemli kongrelerden biri de Karabağlar kongresidir.
Karabağlar kongremizde çıkacak sonucun salt il başkanlığı sürecine etki etmesinin dışında 500 bin nüfuslu bir ilçenin yaklaşan yerel seçimler bazında İzmir’in genel oy oranına etki edecek sonuçlara gebe olmasının da göz ardı edilmemesi gerekir. Buradan çıkacak tablo aday profiline etki etmesi ile birlikte Karabağlar’ın kaybı veya kazanılmasına da etki edeceğini hiç unutmamak lazım. Şu an iki adayımız var ikisi de değerli, partiye emek vermiş dostlarımız. Ama sadece biri kazanacak. İşte esas olan hemen seçim gecesinden başlamak üzere kaybedenin kazananın elini kaldırdığı, taraftarlarının yarından itibaren sahalarda CHP adına çalıştığı, küskünlüklerin olmadığı, kazananın tüm örgüte kucak açtığı bir ortamda Karabağlar’ı yine kazanırız. Bunun dışında bir atmosfer bizi ummadığımız bir sonuçla karşı karşıya kalacağımız gerçeğini unutmamak dileğiyle iki adayımıza da başarılar diliyorum.
Bazı ilçe başkan adayları, adaylıklarını açıklarken adeta bir şölen havasında adaylıklarını duyuruyor. Konfetiler, ışıklı karşılamalar ve keskin devrimci marşlar. Oysa mayıs ayında tüm muhalefet ama en çok CHP ağır bir yenilgi aldı. Bu coşkulu ortamları neye borçluyuz?
Aslında bu CHP kongreler takviminin ve parti içi yarışın doğal, alıştığımız yansımaları. Özellikle bir seçim arifesinde de örgüt tabanının motivasyonunu sağlamak adına doğal refleksler ama buradaki oluşan tepkiler zamanlama açısından tartışılıyor. Beklemediğimiz bir sonuç ile aldığımız bu yenilgi ister istemez örgütte hatta bize oy veren kesimde umutsuzluk kızgınlık ve öfkeye dönüştü. Bu anlamda bu stratejik ortamda bir kutlama görüntüsü daha fazla öfkeye dönüşebilir düşüncesini de yok saymamak lazım. Ayrıca bu aday açıklamalarındaki kullanılan yöresel müziklerin bile dikkate alınmasının gerçeğini unutmamalıyız. Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, göçmeni, Alevisi, Sünnisi biz bir mozaiğiz. Bu anlamda o görüntüde horonu, halayı, zeybeği de içine alan tek bir kitleye mesaj vermeyen görüntü bizi birbirimize daha yaklaştırır tersi de uzaklaştırır. Gönül ister ki bu tür kutlamaları yaklaşan seçimleri kazanıp zeybeği, horonu, halayı, damat halayı ile Konak Atatürk Meydanı’nda biz iktidarız artık diye hep birlikte oynamak.
SEÇİLECEK KADROLAR
Türkiye genelinde yapılan kongreleri takip ettiğinizi kabul ederek sorayım: Kongre ortam ve sonuçlarının sürecin sonunda yapılacak genel kongrenize nasıl yansıyacağını düşünüyorsunuz?
Şu an itibari ile başta büyükşehirler olmak üzere yapılan kongrelerin bana göre yansıması cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olağanüstü mücadele eden ama o hakkettiği başarıyı kendi dışındaki etkenlerin sebebi ile kazanamayan genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun açık ara üstünlüğünü görüyoruz. Değişim gerekliliğini tüm Türkiye gibi genel başkanımızın da gördüğünü bu anlamda ilk değişim ateşini de başlattığını gördüğümüz bu kurultay hem Türkiye hem CHP açısından çok ama çok önemli. Bu kurultayda seçilecek yeni genç kadrolar ile Türkiye’ye verilecek mesaj yaklaşan yerel seçimlerdeki alacağımız başarının da ateşini yakacaktır.
Kongre ortamlarında mayıs ayında yapılan seçimlere dair derinlikli bir özeleştiri yapıldığını ve yerel seçimlere yönelik bir önlem alındığını gözlemlediniz mi? CHP örgütleri sizce ne durumda? Tabii İzmir için soruyoruz bunu…
Her zaman için her şer den bir hayır çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum.
Baktığımızda ekonominin, insan haklarının, adaletin, özgürlüklerin bu kadar dibe vurduğu bir Türkiye gerçeğinde ne olursa olsun ana muhalefet partisi olan CHP’nin pik yapması gerekirdi. Bir sosyal demokrat parti olan CHP’mizin hedef kitlesi işçi memur emekli engelli olan kesimdir. Bu kitle bize değil rakip partimize oy verdi ise biz nerde hata yaptık diye düşünmemiz gerekir.
İşte bu anlamda siyasette inandığım temel bir gerçek var; ‘iktidara giden yol yerel yönetimlerden geçer’ mantığından hareketle geçmişte yapılan aday belirleme yanlışlarını yapmama adına artık adaylarımızın halkta, örgütte karşılığı olan emek veren liyakat sahibi STK ilişkileri üst düzey olan halka dokunan dinleyen çözüm üreten adaylarımızın belirlenmesine yönelik bir gerçeği ortaya çıkardığını düşünüyorum. İşte kurultayda seçilecek bu kadrolar geçmişten de ders çıkararak aynı yanlışları yapmayarak halkın, örgütün beklentilerine uygun adayların belirlenmesinde etken olacaktır. Bu da değişimin en büyük göstergelerinden biri olacaktır.