Yılbaşı yaklaşıyor… Her köşede ışıklar yanıyor. Mağazaları kırmızı beyaz vitrinler ışıl ışıl. Noel baba her yerde. Oysa bir Noel daha var. Kuytularda.. Gölgelerde. Adını kimse bilmiyor ama 100 yıldır onun yaptıklarıyla yatıp kalkıyor. William Chaerles Noel. Taa. Yüz küsur yıl evvel. Birinci Dünya Savaşı’nın en sıcak günlerinde elinde tahta bir valiz, başında fötr şapkasıyla girdi İran’a. Ortama çabuk uyum sağladı. Sakal bıraktı. Sarık taktı. Hoy’dan Urmiye’ye, Kirmanşah’tan Tebriz’e; aşiretlerin arasına karıştı. Hem kültürlerini hem de dillerini kısa sürede öğrendi. Mehmetçik, Galiçya’da, Yemen’de, Filistin’de, Çanakkale’de kanını dökerken, o sinsi planlar peşindeydi. Görevi açıktı: Doğu’daki Kürt aşiretlerini Osmanlı’dan koparmak.
ETNİK KART
Bir etnik kart yaratmak. Petrol bölgesinin kuzeyinde, İngiltere’ye bağlı bir tampon alan oluşturmak. Kısacası, tarihin sayfalarında “böl ve yönet” diye yazan o eskimez reçeteyi yeniden sahnelemek. Oturdu masanın başına. Aldı eline defteri kalemi. Allah ne verdiyse. Musul’dan, Kars’a, Hatay’dan Sivas’a. Al al.. Orayı da al. İşte sana sözde “Büyük Kürdistan.” Hani bugün kimilerinin duvarlarına astığı, puluna bastığı. Kimilerinin de hep hayallerinde, dillerinin altında sakladığı o meşhur harita var ya. İşte o. Noel’in arkadaşlarının temas kurduğu aşiretlerden biri de Barzani aşiretiydi. Başındaki Şeyh Abdusselam Barzani 1 yıl önce İngilizlerin gazı ile isyana karıştığı iddiası ile idam edilmişti. Kürtler bu kez gaza gelmedi. Bizim Noel hayal kırıklığı ile geri döndü. 3 yıl sonra 1919’da Atatürk Samsun’a çıkıncabu kez Anadolu’ya yollandı. Meşhur haritasını koltuğunun altına sıkıştırdı önce Elazığ’a geldi. Oradan Diyarbakır, Bitlis, Muş… Aşiret reisleriyle görüştü, şeyhlerle buluştu, defterine notlar aldı. İngiliz istihbaratı için çalışıyor, ama kendini neredeyse bölgenin kader mühendisi sanıyordu. Sivas Kongresi’ni engellemek için Ali Galip işe iş birliği yaptı. Hedef kongreyi dağıtmaktı. 25 kadar kürt aşiret liderinin çocuğunu yanına alan Binbaşı Noel, Malatya’ya kadar geldi. Oysa Mustafa Kemal hem Anadolu dağlarında, hem de şehirlerinde fırtına gibi esiyordu. Başarılı olamadı. Atatürk Nutuk’ta ondan şöyle bahseder:
“İngilizler, Osmanlı Devleti’ni parçalamak için Doğu vilayetlerimizde bir ‘Kürdistan’ kurmak istiyorlardı. Bu maksatla İngiliz Binbaşısı Noel adında biri Diyarbakır, Bitlis, Elâzığ ve çevresinde dolaştırılıyordu. Kürtleri kandırarak Osmanlı’dan ayırmak için çalışıyordu.”
“İngiltere, Binbaşı Noel denen adamı bir nevi resmi memur gibi görevlendirerek, Kürtler arasında kışkırtmalar yaptırıyor; Doğu illerimizde ulusal direnişi zayıflatmak istiyordu.”
Neyse. Binbaşı Noel’de İstanbul’daki komutanları gibi “Geldiği gibi bir gemiye binip gitti”. Ama ektiği tohumlar, çizdiği harita bu memleketin evlatlarının başına çok iş açtı. Siz şimdi yaklaşan Noel’in renkli ışıklarını izlerken gerçekleri hiç unutmayın, gölgelere de iyi bakın…