Ülkemizde ilaçlar ve tıbbi malzemeler ile ilgili yaşanan sıkıntılar çözülmediği gibi, maalesef giderek derinleşmektedir. Yaşanan sıkıntılar halk sağlığı açısından ciddi tehdit yaratmaktadır. İlaç fiyatlandırma politikaları, döviz kurlarındaki yükselme, sabit kur uygulaması ve yüksek enflasyon sonucu çıkmaza girmektedir. Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar başta olmak üzere yaşamsal önemdeki bazı ilaçların temininde ciddi sorunlar olduğu görülmektedir. İlaç teminindeki sorunlar, yerli ilaçların yanında bazı kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ithal ilaçlarda da yaşanmaktadır. Örneklendirmek gerekirse, geçtiğimiz yıllarda Sayıştay’ın “Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetim Raporu” başlıklı bir rapor hazırladığı ancak raporun yayımlanmadığı ortaya çıkmış, raporda kanser ilaçlarının gümrükten giriş fiyatı ile Türkiye’de satış fiyatı arasında 46 kat fark olduğunu tespit etmişti.
YÜZDE 500
İncelenen ürünlerde gümrük girişleri ile hastanelerin alış fiyatları arasında yüzde 700 ile yüzde 2 bin 500’lere varan farklar olduğu da Sayıştay tarafından tespit edilmiş. Rapora göre hastaneler aynı ürünü yüzde 489 ile yüzde bin 549 arasında değişen kâr marjlarıyla almış. Ürünü en ucuz fiyatla temin eden hastanenin alım fiyatı ile gümrük giriş fiyatı arasında bile yüzde 500 oranında kârlılık olduğu görülmüş. Vatandaşlarına ilaç temin etmekle görevli kurumların yurtdışından temin edilmesi gereken ilaçları, yasal olmayan şekilde satın alması da yer almaktadır. Bu ilaçların güvenliği konusunda ciddi kaygılar mevcuttur. Örneğin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kanser hastaları için yurtdışından getirilen ICLUSIG adlı ilacın sahte olduğu belgelenmiş ve ilacın direnç artırıcı etken madde yerine ağrı kesici içerdiği raporlarla saptanmıştır. Ardından ilacı tedarik eden firmalarla ilgili müfettiş soruşturması yapılmış ancak SGK’nin gereken araştırmayı yapmadığı da görülmektedir.
22 BİN LİRA
Kanser hastalarının şifa bulmak için kullandığı yurtdışında 500 lira olan ilacın ülkemizde 22 bin liraya satılması, bizlere bu kadar da olmaz demekten alıkoymamaktadır. İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile SGK Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü’nün asli görevi yurt içi ya da yurt dışından temin edilerek vatandaşa sunulan ilaçların vatandaşa en sağlıklı ve ekonomik şekilde ulaştırılmasını sağlamak olması gerekirken, ithal ilaçlara fahiş fiyatların konulması özellikle akıllı kanser ilaçlarının değerinin 4 bin misli fiyatla hastalara ulaştırılmasına seyirci kalması ne insanidir? ne de vicdanidir. İlgili kurumlar sosyal güvenlik kapsamında kanser tedavisi için kullanılan akıllı ilaçları vatandaşa ulaştırması gerekirken, ilaç ücretlerini ödemeyip, 500 liralık ilaca 22 bin liraya, akıllı kanser ilaçlarında ise yüzde 4 bin fiyat farkıyla vatandaşa satılmasını göz yumması asla kabul edilebilecek bir durum değildir. Devletin ücretini karşılamadığı ilaçlara vatandaş evini, tarlasını, traktörünü satıp bu ilaçları ulaşmaya çalışmaktadır.
İlaçlarda yaşanan yolsuzluklardan kurtulmanın en kestirme yolu, ilaçların kamu tarafından üretilmesidir. Hiçbir şey yaşam mücadelesi veren bir insanların canından daha önemli değildir.