Sinema deyince aynı zamanda akla sinematek kavramı gelir. Sinemateki sinema yapıtlarının korunduğu, toplandığı, gerekirse onarıldığı, arşiv çalışmalarının yapıldığı ve sinema kültürünü yaymak amacıyla düzenli gösterimlerin yapıldığı kültür amaçlı bir kurum ya da merkez diye tanımlamak mümkündür.

Sinematek, ticari kaygı gütmeden sinema sanatı ve tarihi açısından önem arz eden filmler yanında fotoğraf, belge ve sinema aletlerini de profesyonel bir yaklaşımla korur.

Arşivindeki filmler içerisinde ya da sinema sanatında zamanla zarar gören ya da kaybolmaya yüz tutmuş eski filmleri onararak tarihsel gelecekte yeni nesillere aktarır.

Ticari sinemalarda gösterim yeri bulamayan klasiklerin, bağımsız yapımların ve dünya sineması başyapıtlarının düzenli gösterilerini yapar. Sinematek bir yerde nitelikli bir alternatif gösterim merkezidir denebilir.

Sinema sanatıyla ilgilenen sinemaseverlerin bir araya geldiği, yedinci sanat sinemayla ilgili çeşitli sergilerin, söyleşilerin ve atölye çalışmalarının düzenlendiği bir eğitim kurumudur aynı zamanda.

Sinematek kurumunu 1914 yılında İzmir’de toplumsal kaosun içinde doğan küçük bir çocuğun ilerde Paris’te sinemada büyük işlev yaratan Sinematek’i kuracağı ve bunu yıllar içinde geliştirip güçlü bir kurum haline getireceği ilk başta bilinemezdi.

İki dünya savaşının hayatına gölge düşürmesine izin vermeden güttüğü gayesi uğrunda didinen ve kendinden sonra gelen kuşaklara büyük bir kültürel miras bırakan bu kişi Henri LANGLOİS (d.1914 İzmir-ö.1977 Paris) adlı öncü film arşivcisi ve sinefil idi.

Langlois’nın 1936’da kurduğu Fransız Sinematek’i ile sinematek kavramını kurumsallaştırmış ve dünyanın en büyük film koleksiyonlarından birine sahip olan Fransız Sinematek’i kendisinden sonra kurulan pek çok sinemateke de model oluşturmuştur.

Langlois hayatının ilk yıllarından itibaren sinemaya büyük ilgi duymuş ve bulduğu her filmi toplamış ve sınıflandırmıştır. Zarar görenleri tamir ettirmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında da birçok filmi banyosunda saklayarak bugünlere ulaşmasını sağlamıştır. Langlois’nın sinemaya olan tutkusu disiplini ve bağlılığı olmasaydı bugün bütün dünyayı etkileyen Sinematek kültürü diye bir şey de olmazdı.

Henüz elinde on adet film varken Jean Mitry ve Georges Franju ile birleşerek 1936’da Fransız Sinematek’ini kuran Langlois,bir süre sonra devlet desteğini alarak kısa bir zaman diliminde Avrupave Amerika’ya ait 50 bin filmi gerek restore ederek, gerekse yok edilme tehlikesinden koruyarak arşivine aktarmıştır. İkinci Dünya Savaşı esnasında Nazi işgali altındaki Paris’te Charlie Chaplin’in “The Great Dictator”unu (1940) korumayı başararak sinema tarihinde önemli bir işlevi de üstlenmişti.

Henri Langlois sadece bir film arşivcisi değildi. Bugün kurduğu sinematek arşiviyle pek çok filmi sayesinde izliyor olsak da sinemaya ilişkin her şey onun için değerli ve önemli olmuştur. Kullanılmış projeksiyonlardan kostümlere, filmlerden kameralara kadar zengin bir koleksiyonun sahibiydi. Kendisi sinefil kavramının canlanmış ve insan vücuduna dönüşmüş bir hali olarak tanımlamak mümkündür.

Bu arada, sinema alanında yaşanan toplumsal ayaklanmalardan en büyüğü de Langlois‘ya bağlı olarak gerçekleşmiştir denebilir. 1968 yılı Şubat ayında Fransız Kültür Bakanı Andre Makraux ‘nun Henri Langlois’yı görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle Sinematek yöneticiliğinden almasıyla başlayan toplumsal ayaklanma, öğrencilerin sokağa dökülmesine Sinematek’in kapılarına kendilerini zincirlemesine neden olmuştur. Protestolara Truffaut, J.L.Godard, Leaud gibi isimler de aktif olarak katıldı. Tepkilere fazla dayanamayan Malraux, Langlois’yı görevine iade etmiştir.

Sinemanın her zaman özgür olması gerektiğini savunan, filmlerin koruyucu meleği, Yeni Dalga’nın ilham perisi Henri Langlois, sinematekteki görevine geri döndükten sonra sinemaya yaptığı katkılar dolayısıyla Akademi Onur Ödülüne layık görülmüştür.

Langlois’yı daha yakından tanımak için Jacques Richard’ın “Henri Langlois: Phantom of the Cinematheque “(2004) belgeselini izlemenizi tavsiye ederim .

Haftaya Türk Sinemateki’nde buluşmak üzere…