Sonbaharın gelmesiyle çocuklarda burun tıkanıklığı, hapşırma ve burun akıntısı gibi şikayetler daha fazla yaşanmaya başlıyor. Okulların açılması, sosyal mesafenin azalması, kapalı ortamlarda geçirilen sürenin de normalden daha fazla yaşanması ve hava koşullarının değişmesi gibi durumlar çocukların sorunlar yaşamasına sebep oluyor. Bazı çocuklarda burun tıkanıklar birkaç gün içerisinde düzelebilirken bazı çocuklar da ise bu durum haftalarca devam edebiliyor.
Sonbahar aylarında çocuklarda görülen burun tıkanıklığının arkasında çoğu zaman birden fazla etken yatıyor. Virüsler, alerjenler, kapalı ortam havası ve burun mukozasının hassasiyeti bu tabloyu birlikte ya da ayrı ayrı oluşturabiliyor. Okulların açılmasıyla çocuklar uzun saatler aynı ortamı paylaşmaya başlıyor ve bu durum enfeksiyonların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Kreş ve okullar, çocukların gelişimi ve sosyal becerileri için vazgeçilmez yerler. Yine de aynı sınıfta saatlerce bulunmak, oyuncak ve kalem gibi ortak eşyalara dokunmak ve birbirine yakın oturmak, solunum yolu virüslerinin çocuktan çocuğa geçmesini kolaylaştırıyor. Bu yüzden eğitim yılının ilk haftalarında hasta çocuk sayısının artması şaşırtıcı değil.
Burnu tıkanan çocuğu gören ebeveynlerin aklına genellikle ilk olarak soğuk algınlığı geliyor. Oysa her tıkanıklık bir enfeksiyonun işareti değil; arka planda başka nedenler de olabiliyor. Alerji denince çoğu kişi baharı hatırlasa da sonbaharda da hassas çocuklarda şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Bazı polenler, küf sporları ve ev içi alerjenler akıntı, hapşırık, burun kaşıntısı ve tıkanıklık yaratabiliyor. Havaların soğumasıyla çocuklar evde daha çok vakit geçirdiğinden, ev tozu akarlarıyla temas süresi de uzuyor. Yatak, yastık, halı ve döşemeli mobilyalarda barınan bu akarlar, duyarlı çocuklarda alerjik belirtileri tetikleyebiliyor.
Mevsim geçişinde ısınma sistemlerinin devreye girmesi ve pencerelerin daha az açılması da burun içindeki nem dengesini bozabiliyor. Havalandırılmadan ısıtılan odalarda hava kuruyor, bu da burun mukozasını tahriş edip tıkanıklık hissini artırabiliyor. Bazen sorun mevsimden bağımsız olabiliyor. Uzun süredir devam eden ağızdan nefes alma, horlama ve huzursuz uyku, geniz eti büyümesinin ya da üst solunum yollarındaki başka bir sorunun işareti olabilir. Uyku sırasında nefesin kısa süreliğine durduğu fark edilirse, vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Çocukların burun akıntısının rengi de zaman zaman değişebiliyor; şeffaf, sarı ya da yeşil olabiliyor. Akıntı koyulaştığında aileler çoğunlukla antibiyotik gerektiğini düşünüyor, ancak renk değişimi tek başına bunun için yeterli bir ölçüt sayılmaz. Tıkanıklık çocuğun gecesini zorlaştırınca ebeveynler hızlı çözüm arayabiliyor. Ne var ki yetişkinlere yönelik burun açıcı ürünler çocuklar için uygun olmayabilir, bu nedenle ilaç kullanımında mutlaka hekim önerisi esas alınmalı.
Anne babaların özellikle uzun süren tıkanıklığa, gece horlamasına, sürekli açık ağızla nefes almaya ve uyku düzenindeki bozulmalara dikkat etmesi gerekiyor. Yaşanılan ortamın düzenli havalandırılması, çocuğun sigara dumanından uzak tutulması ve doğru yöntemlerle burun temizliği yapılması rahatlama sağlayabilir. Şikâyet geçmiyorsa en doğru adım, tıkanıklığın gerçek kaynağını belirlemek ve çocuğun gereken muayenesini zamanında yaptırmaktır.