“Belli soruları sormamak, gündemi işgal eden sorulara yanıt bulamamaktan daha tehlikeli sonuçlara gebedir; yanlış sorular sormak ise çoğu kez gözlerin gerçekten önemli meselelerden başka yönlere çevrilmesine hizmet eder.” Zygmunt Bauman
Teknoloji ilerledikçe birileri, insanoğlunu akıllı oyuncaklarla oyalayıp, insanlığın yularını ele geçirme peşindeler! Öncelik her zamanki gibi ikinci dünya ülkelerinin…
Türk Milleti adalet vedemokrasi için sokaklardayken, kaşla göz arasında İklim Kanunun ilk dört maddesi meclisten geçti! Ne olduğunu bilen var mı?

“İl İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu; iklim değişikliği ile mücadelede net sıfır emisyon, ulusal uyum ve yeşil kalkınma vizyonu doğrultusunda; yerel düzeyde atılacak adımlara, ilin şartlarına uygun olarak belirlenecek politika, strateji, eylem ve uygulama alanlarına karar verir.”

Dünyanın 800 bin yıllık atmosfer geçmişi var. Zaten binlerce yıllık döngüde dünya dengesini ne olursa olsun koruyor!  Küresel ısınmaya pek inanmıyorum açıkçası. İklim değişiklikleri, susuzluk ben küçükken de hatırlıyorum oluyordu. Eskiden dedelerimizden ninelerimizden iklimlerle ilgili çok şey dinledik. 
Hiçbir şey yapmasanız da yerküre ve atmosfer dengesini bir süre sonra buluyor. Bu yüzyıllardır böyle olmuştur. Evet, covid yalanlarından sonra Küreselcilerin, insanları kandırmak kendi çıkarlarını elde etmek için uydurdukları felaketin adıdır İklim Kanunu Anlaşmaları!
Bu kanunun ne olduğunu veya ne olmadığını çoğu insan bilmiyor. Hiç kendinizi suçlamayın, bu kanunun içeriği zaten hiçbir yerde anlatılmıyor. 
Jeoloji yüksek mühendisi Profesör Dr. Doğan Aydal’ı dinledim geçen gün.

HEMEN ANLATAYIM

Sera Gazı etkisi: Su buharı (H2O), Karbondioksit (CO2), Nitröz oksit (N2O), metan (CH4) ve Ozon(O3) başlıca sera gazlarıdır. Bu gazlar olmasa dünyada hayat olmaz. Dünyamıza Güneşten gelen ultraviyole kızılötesi ışınlar atmosferden kıtaya, okyanusa inerken bu gazlar tarafından emilirler diğer kısmı yerküreye ulaşır absorbe olur. Bir kısmı geri yansır. Ve yerküreyi ısıtır. Dünyanın ısısı ortalama 15 derecedir. Bu ısınma olmasa dünyanın ısısı eksi 18 olurdu. Yani sera gazı etkisi dünyayı yaşanabilir bir hale getiriyor” 
Şimdi ağızlarına doladıkları “Sera Gazı Etkisi” atmosferdeki en büyük düşman olarak ilan ediliyor.  Ya insan kaynaklı Sera gazları: 
Hidrokloroflorokarbon, kloroflorokarbon, kloroform, perflorokarbonlar, tetraklörür, hidroolefinler, halonlardır…

Tüm bunlar insanların tüketimde kullandığı malzemelerdir… Bu sera gazlarının kullanım alanları:
Buzdolabı, klimalar ve tüm araçlardaki klimalarda milyarlarca insanın kullandığı traş köpüklerinden spreylere, parfümler, haşere öldürücüler,
Yangın söndürme cihazları, çözücüler ve yağ alma maddelerinde… İçtiğimiz tüm gazlı içeceklerde sentetik malzemelerde de kullanılıyor… Konuyu daha bilimsel ve ayrıntılı anlamak isterseniz Prof. Dr Doğan Aydal ‘ı araştırın derim.

Karbondioksit, metan ve insan kaynaklı sera gazları azaltırsak küresel ısınmayı engelleriz diyorlar! Tabii küreselcilerin açıklamaları bunlar… Büyük yalan!
O zaman volkanik patlamaları nasıl engelleyecekler?

Peki ya durmadan uzaya fırlattıkları füzeler? Bilmediğimiz bilimsel deneyler, teknolojik üretimler…

Yani inekler bunlardan daha fazla mı karbondioksit salıyorlar yeryüzüne. Ne alaka demeyin, şaka yapmıyorum. Küreselciler büyükbaş, hayvanların bildiğiniz gaz çıkarmasını iklimi etkilediğini söylüyorlar! Güler misin ağlar mısın? Gerçekten inanacağımıza mı inandılar! İklim Sözleşmesi birilerinin insanoğlunu köleleştirmek için tasarladıkları anlaşmalardır. Çok şükür Mecliste birileri karşı çıktı da anlaşmanın imzalanması beklemeye alındı! Eğer bu yasa imzalanırsa;

Ülkede büyükbaş hayvanların yetiştirilmesine engel olacaklar hatta itlaf edecekler. Küçükbaşlar zaten kuş gribi yalanıyla katledilecek. İnsanoğlu suni ete alıştırılacak. Böcek yiyeceğiz bir süre sonra. Bahçenize çiçek, sebze, meyve dikemeyeceksiniz. Ektiklerinizden vergi alınacak. Her şey kontrol dahilinde olacak. Evlerinizdeki evcil hayvanlarınıza kadar kontrol altına alacaklar. Kıyafetinizden sahip olacağınız mala mülke kadar, vergi alacaklar! Abartmıyorum araştırın!
Peki böyle bir sözleşme; neden kimselere anlatılmadan, gizli kapaklı alelacele imzalanmaya kalkılıyor?  Teknolojik dünyanın, modern köleleri yaratmak için! İklim Kanunu yeni dünya düzeni planlarının yalnızca bir kolu. Amaçlar çok derin! Tüm bunlara karşı hükümetlerin, halkların araştırması ve ulusal çıkarlarını korumaları gerekir… 

“Aslında, küreselleşme bir paradokstur: Çok az sayıda insana çok büyük faydalar sağlarken, dünya nüfusunun üçte ikisini dışarıda bırakır ya da kenara iter.” 
Anlayacağınız “Zenginlik küresel, sefalet ise yereldir.”