35 yıllık siyasi yaşamımda geride CHP Konak İlçe Başkanlığı, İl Başkan yardımcılığı, meclis üyelikleri, kurultay delegelikleri varsa CHP de yapılan son kurultay ve yeni MYK atamalarına karşı bir kaç kelam etmeden olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkan Özgür Özel’in yeni MYK tercihleri, özellikle İzmir’de büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. CHP örgütünün yakından tanıdığı, seçim sahalarında defalarca yan yana gelmiş, örgütte karşılığı olan isimler Ednan Arslan, Murat Bakan, Deniz Yücel yeni MYK’da yer bulmadı. Mevcut MYK üyeleri Murat Bakan ve Deniz Yücel’in tekrar MYK’ya alınmaması örgüt ile uyumsuzlukları mı, kolay ulaşılamayan olmaları mı, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aralarının bozuk olması mı, aday belirlemelerinde İzmir’in hakkını koruyamamalarının sonunda örgüt desteğini yitirmeleri mi yoksa İzmir’e İzmir adına bir şey katamamaları mı?
Herhalde bu değerlendirmeleri de Genel Başkan Özgür Özel’in mutlaka yapıp MYK kararını bu doğrultuda verdiğini düşünüyorum. Ayrıca bu sonuca, İzmir CHP örgütünün bir arada duramayışının ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel in değerlendirmelerinin sonunda geldiğine hepimiz şahit olduk.
Mevcut MYK üyelerimizin yerlerine de CHP İzmir Örgütü’nün fazla tanımadığı isimlerin gelmesi, doğal olarak İzmir’de “Biz dışlanıyor muyuz?” hissiyatını güçlendirdi. Peki gerçekten İzmir cezalandırılıyor mu? Yoksa bu, yıllardır kendi içinde bütünlüğü sağlayamayan bir İzmir siyasetinin kendi kendine ürettiği bir sonuç mu?

İZMİR KÜME Mİ DÜŞÜYOR?

İzmir’de son yılların en sık duyulan cümlesi şu; “İzmir üzerinden siyaset üretmek kolay, İzmir’i yönetmek zor.” İzmir, CHP’nin yıllardır kalesi… Ancak aynı zamanda yıllardır kendi içinde en çok çekişme yaşanan şehir de yine İzmir. İl yönetiminden milletvekillerine, belediye başkanlarından parti aktörlerine kadar herkesin “birbirinden ayrıştığı”, ortak bir masa oluşturmakta zorlandığı bir tablo söz konusu. Tam da bu nedenle, MYK’dan güçlü İzmir temsilinin çıkmaması, birçok kişiye göre bir sinyal. “CHP genel merkezi artık İzmir’e otomatik kredi açmıyor. Örgüt için örgütte karşılığı olan isimler yerine, Ankara’da "güven" verdiği düşünülen yeni kadrolar ön plana çıkıyor.”
Bu durum, İzmir’de “kendi iç tartışmalarının faturasını ödeyen bir örgüt” algısını da güçlendiriyor. Özgür Özel İzmir’e kırgın mı, kızgın mı? Bu sorunun cevabı abartıldığı kadar duygusal değil. Özgür Özel pragmatist bir siyasetçi… Kararlarını kişisel kırgınlıklarla değil, seçim matematiği, parti içi denge ve gelecek planlamasıyla aldığı bilinir. Ancak şu gerçeği göz ardı edemeyiz: İzmir’de uzun yıllardır süren hizipçilik, kırılganlıklar ve “ben merkezli” siyaset tarzı Ankara’da rahatsızlık yarattı. Yeni MYK listesi de bunu açıkça gösteriyor. Bu bir “kızgınlık” değil ama çok net bir “uyarı”.

İZMİR ANLAYACAK MI?

CHP İzmir örgütü çok güçlü bir potansiyele sahip. Ancak potansiyel tek başına yetmiyor. Bugün İzmir CHP örgütü, yılların yorgunluğu ve iç çekişmelerinin yarattığı kırılganlıkla karşı karşıya. Tam da bu nedenle MYK tablosu İzmir’de bir uyanış çağrısı olarak da okunmalı.Ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın rolü de artık “Ağabeylik” zamanı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sorumluluğu bugün sadece belediyecilik değil. Aynı zamanda örgütü sakinleştirmek, birlik duygusunu yeniden tesis etmek, İl başkanıyla birlikte İzmir’in ağırlığını Ankara’ya doğru şekilde taşımak, kent siyasetinde barış ve ortak aklı hakim kılmak gibi kritik görevleri var. Cemil Tugay’ın belediye başkanı olduğu kadar “abi” rolünü üstlenmesi artık zorunluluktur. Çünkü İzmir’in Ankara’da yeniden güçlü bir temsile kavuşması, örgütün toparlanmasıyla mümkün olacaktır.
GÜÇ NE YAPMALI?

İzmir İl Başkanı’nın da bu dönemde yapması gerekenler son derece net:

1. İzmir içi küskünlükleri gidermek için kapı kapı dolaşmak
İl başkanı tüm aktörlerle tek tek görüşmeli, kırgınlıkları sıfırlamalı, yeni bir örgüt dili oluşturmalı.
2. Ankara ile İzmir arasında güçlü bir köprü kurmak
İzmir kendi içine kapanırsa kaybeder. Ankara’yla sistemli temas, raporlamalar ve ortak strateji şart.

3. İzmir’in sahadaki gücünü yeniden görünür kılmak
Anketler, saha çalışmaları, sivil toplum ilişkileri…
İzmir’in örgütsel dinamizmi Ankara’ya gösterilmeli.
CHP İzmir Örgütü’ne de not: Küme düşmek kaçınılmaz değil ama mücadele şart. Bugün yaşanan kırgınlık anlaşılabilir. Ancak burada esas belirleyici olan, İzmir örgütünün bundan sonra nasıl bir yol haritası çizeceğidir.

* Kendi içindeki rekabeti azaltırsa,
* Ortak aklı büyütürse,
* Birlik görüntüsü verirse,
* Sahada güçlü şekilde yer alırsa,

MYK’da gerçek temsil yeniden doğal bir sonuç olur. Eğer bu yapılmazsa İzmir, geçmişin alışkanlıkları nedeniyle kendi ağırlığını Ankara’da giderek kaybeder.
Sonuç; Bu MYK Listesi bir son değil, bir mesaj..
Özgür Özel’in MYK tercihi İzmir’e bir “kapı kapama” değil, bir “kendinizi yenileyin” mesajıdır. İzmir örgütü bu mesajı doğru okursa güçlenerek çıkar. Yanlış okursa kırgınlık büyür, temsil gücü azalır. İzmir’in geleceği, sadece Ankara’nın değil, İzmir’in kendi iradesiyle şekillenecek.