Bu hafta haftanın düşünceleri arasında sektiğimiz rahat bir yazı olsun istedim. Neler yaşandığına birlikte bakalım..
Öncelikle evdeki fesleğenlerle ilgili bir sorunum var. Artık her şey bitti, evdeki...
Bu hafta haftanın düşünceleri arasında sektiğimiz rahat bir yazı olsun istedim. Neler yaşandığına birlikte bakalım..
Öncelikle evdeki fesleğenlerle ilgili bir sorunum var. Artık her şey bitti, evdeki fesleğenlerle kafayı bozma sırası bana geldi. Hayat da bu fesleğenler gibi çünkü- bakın bir hayat benzetmesi daha yaptım, bakalım bu fesleğen benzetmesi nereye gidecek- aynı türde iki tane bitki var ama her an ne olacağı belli değil, hani hayattan da güzel şeyler beklersiniz, sonra ilginç bir şey verir ya elinize, öyle işte. Bir de yan yana duruyorlar yani. Birisi çiçeklenmiş çılgınlar gibi, atmış kendini yana doğru. Biri de arşa uzanmaya çalışıyor, sanırsınız evin tavanını delip geçecek. Altlarına bir sürü tohum saçmışlar, her yer küçük fesleğenler dolu. Ne yapalım, istedik bir tane oldu on tane. Bakıp bakıp yiyeceğiz..
***
Bu özel film ve müzik dinleme aplikasyonları beni tedirgin etmeye başladı. Aslında güzel bir taktikleri var. Denenmiş ve onaylı olması lazım. Mesela bir iş yapıyorsunuz bilgisayarınızda, birden Netflix’ten bildirim geliyor. ‘Özledik seni, neredesin’ diyor. İnsan gibi konuşuyor yani! Sanki Netflix çalışanları oturmuş, iki ay önce başka bir yer deneyeyim ya artık diyen bana bakıyor ve beni kötülüyor gibi hissediyorum. Sonra da ılık bir mesaj, iç gıcıklayıcı. Bir de Spotify bu konuda çok iyidir. İsveç ile bir alakası var mıdır bilemiyorum ama onların bildirimleri çok sert olur. Ödemeniz gecikir mesela, pat diye müziğini kesip ‘ödeme yapmazsan müziklerini kaybedersin’ der. Bir tanesinin ekran görüntüsünü almıştım. Emir kipiyle konuşuyor, tehdit ediyordu beni. Bir daha bu müzikleri asla ve asla hiç dinleyemeyecekmişsiniz gibi bir algı oluyor. Değişik, sosyal psikoloji konuları, tam incelenmelik..
***
Tez konum gebeler üzerine. Doğum korkusu araştırıyorum. Son zamanları da artık, bitmek üzere. Hani bir şey sonlarına doğru yaklaştığında iyice içine çeker ya sizi. Bana da öyle oldu. Rüyamda gebelerle konuşuyorum. Doğum korkusunun çok yükselmiş, aşırı şiddetli haline tokofobi diyorlar. Tokofobinin nedenleriyle yatıp sonuçlarıyla kalktığım akşamlar oluyor. Ama öyle terapötik bir ortam düşünmeyin. Rüyamda çok şahane, harika bir yerde geziniyorum mesela. Pat, bir ağacın arkasında bir gebe. Kısaltılmış versiyonunu bu köşeye de taşıyayım bir gün. Hep fesleğenlere anlatmakla olmaz. Doğum korkusu hisseden gebelere ulaşıverir..
***
Sizleri coşkulu fesleğenlerle ve azarlayan aplikasyonlarla bırakıyor ve sevgilerimi yolluyorum. İyi haftalar olsun!